ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Ateist siyonistler ve masonlar koltuklarını dayanışmalı olarak birbirlerine devrediyorlar. Mesela, bir mason kendi yerine gelecek olan masonu tespit eder, onu yetiştirir. Kendisi o koltuktan kalktıktan sonra o masonu oraya oturtur. Ve bu zincirleme devam eder. Gelip oraya bir Müslümanı…
MUHABİR: Padişahlık gibi.
ADNAN OKTAR: Evet. Tabii, aynı şekilde evet, çok güzel. Bir Müslüman’a gel sen buraya otur demez. Hiçbir şekilde de buna müsaade etmez. Böyle bir kör sistem kurulmuştur dünyada. Mesela ateist Siyonistler de öyle; önemli kilit bir nokta veya ekonomik kilit bir nokta veya siyasi kilit bir nokta, illaki kendi adamını getirir. Ve kendi düşüncesindeki adamı getirir. Eğer ona hizmet edecekse bu tavrı kabul eder yoksa kabul etmez.
ADNAN OKTAR’IN MAVİ KARADENİZ’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 OCAK 2009)
ADNAN OKTAR: Masonluk dünya Masonluğu, böyle genellikle zenginlerden bilim adamlarından oluşan, ama genellikle sermayedar dediğimiz kişilerden oluşan bir kitledir. Bunlar fedai tarzında kendilerini korumak için yahut zulmetmek için insanlara gözdağı vermek için kendi işlerini yürütmek için, ideal ve düşüncelerini uygulatmak için bir mafya teşkilatına ihtiyaçları vardır. Yani bu mafya yapılanmasını da terör örgütleri derin devletler şeklinde yaparlar.
ADNAN OKTAR’IN KRAL KARADENİZ TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 OCAK 2009)
ADNAN OKTAR: Büyük bir organize yapı var masonluk diye. Şimdi onlar halk gücünü esas almıyorlar, kilit gücü esas alıyorlar. Mesela farz edelim Yargıtay Amerikan Yargıtay’ı tamamen masonların kontrolündedir, mesela Amerikan ordusunda en önemli noktalarda masonlar bulunur, silah sanayinin devleri bu sanayinin asıl önde gelenleri masondur. Bu adamları bir araya getirdiklerinde ateist Siyonistler istedikleri gibi yönlendirebiliyorlar. Ne derlerse zaten kabul ediyorlar, çünkü ret demek ya ölüm demektir, ya da ölüme yakın bir şey demektir.
ADNAN OKTAR’IN KANAL 47 (MARDİN) RÖPORTAJI (Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR:Zaten mason olmadan yüksek makama çıkmak pek mümkün olmuyor Türkiye de, yani masonda masona veriliyor makamlar. Böyle, icazet gibi, mason olman lazım ki sende oraya geçebilesin.
MUHABİR: Devrediliyor.
ADNAN OKTAR:Devrediliyor tabi. Onun için, başka bir yol yok ne yapalım falan mantığı ile de onlar mason oluyorlar. Ben çok duydum, yani ne yapabilirdim, mecburdum, işte bu makama gelmek için başka yol mu var? Ne yapayım? Ne edeyim? Falan gibisinden bir garip mantık geliştiriyorlar.
ADNAN OKTAR’IN EKİN TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 ŞUBAT 2009)
Yani adamlar en önemli can damarından vurmuşlar, en önemli silahı ele geçirmişler. Amerika... yani onlar için hikaye, öyle bir konu değil. Zaten Amerika’nın kilit noktaları masonların elinde.
ADNAN OKTAR’IN KAÇKAR TV İÇİN VERDİĞİ RÖPORTAJ (İstanbul, Şubat 2008)
ADNAN OKTAR: Masonluk dünyadaki tek etkin güçtür. Yani mesela dünyada farzedelim Filistin'de bir kargaşa, savaş varsa bunu masonluk yapar. Mesela Irak'ın işgal edilmesini buna masonluk karar verir. Millet zannediyor ki George Bush çıkar tek başına karar verir. Böyle olmaz. Masonluk karar verir, o gelir bunu uygular. Onlar tek başına yalnız olan insanlar. Yani öyle bir gücü olmaz bu insanların. Bu tip şeyler yani dünyadaki kargaşaya, savaşlara, yahut bir yerde bir hükümet devrilecekse, yahut bir darbe yapılacaksa buna masonluk karar verir.
ADNAN OKTAR’IN AKŞAM GAZETESİ RÖPORTAJI (İstanbul, Nisan 2008)
ADNAN OKTAR: Tabii ki masonlar darwinist düşünceyi savunurlar. Bütün dünyada darwinizmin yayılmasını isterler. Kuran, Tevrat ve İncil’in dogma kitaplar olduğunu düşünürler. Yani insan düşüncesiyle yazılan kitaplar olduğuna inanırlar. Dolayısıyla düşünceyi savunan idealizmi savunan düşünceye karşı mücadele halindedirler. Yıllar önce Fransız mason locasının yıllar önce yayınladığı belgede bizleri hedef alan, beyanları basında da yer almıştı. Yine son zamanlarda Avrupa Birliği içerisinde masonların bize karşı yapılması gereken mücadele ile ilgili beyanları var. Açık açık ifadeleri var yani isim vererek belirtmişler. Bu belgeler de elimizde var bunları da mahkemeye sunuyoruz. Yani masonluk bunları yaparken, çok pervasız ve son derece rahat davranıyor. Türkiye’deki mason yapılanması da son derece pervasız davranıyor ve çok kendilerinden eminler. Çünkü dış kaynaklı olduğu için Fransa’da, İtalya’da, İngiltere’de, Amerika’da çok güçlü yapılanma içindeler ve milyonlarca taraftarları var. Devletin bütün kilit kademelerini tutmuş durumdalar.Özellikle Avrupa Birliği’nin yapılanmasında mason örgütlenmesi, çok sistemli ve çok güçlü olarak meydana getirilmiştir. Adeta Avrupa Birliğini kilitlemiş durumdadır şu an masonluk.
ADNAN OKTAR’IN KANAL 35 (İZMİR)’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR: Masonluk genellikle böyle üniversitelerde, yüksek devlet kurumlarında, kilit noktalarda adamlarını bulundururlar. Yani zincirleme olarak ama bir çıkar teşkilatıdır. Mesela adam diyor ki arkadaş ben seni en yüksek noktaya getirebilirim ama senden bir istirhamım var. Sen bizim locamıza geleceksin, senin boynuna bir ip dolayacağız şöyle, şöyle bir koyun gibi gezeceksin odanın içerisinde. Meşrik-i Azamın da önüne getireceğiz. “Cim bam hoh” tarzında bir söz. Bağıra bağıra yüksek sesle bunları tekrarlıyorlar.
MUHABİR: Ne anlama geliyor Hocam, onlar biliyor diyorsunuz.
ADNAN OKTAR: Onlar biliyorlar.