ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI (Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR: Mesela Marks’ın Karl Marks’ın mason olduğunu birçok kişi bilmez. Lenin’in mason olduğunu birçok kişi bilmez. Mesela Hitlerin masonluğa hayranlığını ve masonlukla bağını kimse bilmez. Aynı şekilde Musolinin de masonlukla bağını kimse bilmez. Mesela locaları hangi locaya kayıtlı olduğunu kimse bilmez. Bunları başıboş zannediyorlar. Halbuki başıboş değil. Mesela Fransız ihtilalini yaptıranlar masonlardır. Hatta kendi adamlarını dahi asmıştır masonlar Fransız ihtilalin de. O kadar gözü dönmüş. O kadar karanlık bir yapısı vardır masonların. Böyle dünyayı ahtapot gibi sarmış. Bir örgütü ben tabi görmezlikten gelemem bir Müslüman olarak. Çünkü masonluk hedef olarak doğrudan Müslümanların kendini hedef alıyor. Doğrudan birinci tehlike olarak Müslümanlığı görüyor. Ve İslam’a hizmet eden insanları özellikle hedef alıyor. Dolayısıyla beni de hedef aldı masonluk. Bir tek beni değil tabi birçok müslüman lideri hedef almıştır ama beni de hedef aldı. Uzun yıllardan beri onlarla bir mücadele içindeyiz. Masonluğun bu başarısının nedeni, kirli başarısının nedeni gizli olmasıdır. Müslümanlar merdane açık mücadele eder, ama masonlar gizli mücadele yaptığı için sezilemiyorlar. Görülemiyorlar, dolayısıyla nerede insanın karşısına çıkacağı belli olmadığı için mücadelede çok büyük bir güçlük yaşanıyor. Ama buna rağmen başarılı olamıyor masonluk.
ADNAN OKTAR’IN AL JAZEERA TV İÇİN VERDİĞİ RÖPORTAJ (İstanbul, Şubat 2008)
ADNAN OKTAR: Amerika’daki iktidarlar genellikle Masonların kontrolündedir. Yani bu Amerika’nın kuruluşundan beri böyledir. İlk kuruluşundan beri her zaman Masonların kontrolünde olmuştur hükümet; öyle başıboş bir hükümet hiçbir zaman için olmamıştır. Masonluğa zıt hareketlerde de Masonluk çok acımasız davranmıştır, mesela Kennedy’yi öldürmüşlerdir; çünkü masonluğa karşıydı o. Bu yüzden iktidarların değişmesi ile Amerika’nın politikasında bir değişiklik olmaz. Mühim olan Amerikan halkını Mason tasallutundan kurtarmaktır. Mesela bizim Amerika’da Darwinizm yönelik çok güçlü bir çalışmamız var. Eskiden Darwinizm’e inananların sayısı Amerika’da çok yüksekken şu an müthiş düştü. Darwinizm’e inananların sayısı çok az şu an, Allah'a inananların sayısında müthiş bir yükselme oldu. Bu bizim Amerika’daki çalışmamızdan sonra oldu. Türkiye’de de öyleydi; Darwinizm’e inananlar çok yüksekti sayısı, şu an neredeyse yok hale geldiler. Yüzde 90’lara çıktı Darwinizm’e inanmayanların sayısı Türkiye’de. Eskiden yüzde 50-60’tı Darwinizm’e inananların sayısı Türkiye’de. Şimdi yüzde 10’larda Darwinizm’e inananların sayısı. Yani yüzde 10’a düşmesinde bizim çalışmamızın başarısı Allah'ın izniyle çok açık görülüyor. Çünkü bizim dışımızda bir çalışma yapan yok bu konuda. Dünyada Darwinizm’e karşı başka mücadele yapan hiçbir grup yoktur. Bizim dışımızda bu kadar etken, bu kadar etkili, ilmi, akılcı çalışma yapan hiç kimse yok. Tek biziz.
ADNAN OKTARIN AZERNEWS (AZERBAYCAN) RÖPORTAJI (23 EKİM 2008)
ADNAN OKTAR: Masonlar, mason tapınaklarının en büyükleri Amerika’da ve İngiltere’dedir. Ama asıl İngiltere’de ve İrlanda’da. Bunların tarihi tapınakları var, eski tapınakları, birde Kudüs’te var. Kudüs’te tapınak, onlar loca diyor ama tapınak yani..
ADNAN OKTAR’IN HABER FLASH RÖPORTAJI (01 EKİM 2008)
ADNAN OKTAR: Mesela, 11 Eylül olayları tamamen bu örgütün Masonluğun organize ettiği bir çalışmadır. 11 Eylül olaylarının arka planını halk hiç bilmez. 3-5 tane terörist uçağa bindi, geldiler, çarptılar ve iş oldu, bitti zannediyorlar. Öyle bir şey değil. Çok karmaşık ve ince planlarla yapılan çalışmalardır bunlar. Mesela, Afganistan’da terör başladı, diyorlar, bilmem şurada terör başladı, deniyor. Bunlar Masonluğun kontrolünde organize olarak yapılan şeylerdir. Masonluğun ve Siyonizm’in bu şekilde şeytanın planladığı 100 yıllık, 200 yıllık, 300 yıllık planları oluyor. Bunları titizlikle uyguluyorlar.