İslam'ın ehl-i kitap'a bakış açısı

ADNAN OKTAR’IN İRAN TV RÖPORTAJI (27 Eylül 2007)

ADNAN OKTAR:
Hıristiyanlığın Yahudilere bakışı İncil’deki anlatıma göre biraz iç açıcı değil tabi ama Kuran’da Yahudi kavmi Museviler şefkat duyulması gereken insanlar olarak belirtilir. Yahudilere genel anlamda, Museviler diyim ben tabii ki şefkat duyulması lazım yani gerçek dindar bir Musevi samimi olarak dinini yaşamak istiyorsa bu ehli kitaptır. Ve bu insanla gerekirse evlenebilir, kadınlarıyla evlenilebiliyor. Yemeğe çağrılır beraber yemek yenilir, ticari ilişkileri olur yani sosyal bağlantılar tam anlamıyla olur aynı mahallede oturulur. Kardeşçe yaşanır. Bu anlamda Musevilere tam bir şefkat dinin bir gereğidir, bu çok normal bir şey faydalı, ibadet olan bir şey. Ama riskli olan dinsiz Yahudilerin kendilerini dindar gibi göstertip şeytanın etkisiyle ve masonluğun da bağlantısı içerisinde dünyaya zulmetme eğilimleri, bizim sorunumuz bu. Yoksa gerçek dindar, samimi bir Yahudiden kimseye bir zarar gelmez o kendi dinini yaşar. Tevrat’ın emirlerine kendince uymaya çalışır ve İslamiyet de bunları korur Kuran’ın ölçüsü içerisinde korunurlar

ADNAN OKTAR'IN ORTADOĞU HABER AJANSI (MISIR) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008)

ADNAN OKTAR:
Ehl-i Kitabın hükmü Kuran’da açıkça belirtilmiştir, Peygamberimiz’in fiili sünnetiyle de çok açıktır. Ehl-i Kitap bizim kardeşlerimizdir, Ermeniler, Yahudiler, Museviler, Ortodokslar, Protestanlar yani Hıristiyan alemi, hepsi kardeşimizdir. Hepsi aynı Allah’a inanıyoruz Musevilerle de, Hristiyanlık aleminde de, Müslümanlıkta da Allah aynı Allah’tır. Hepsi aynı temel inançlara sahiptirler, o yüzden Ehl-i Kitabın  bulunmuş olması zaten bir nimettir, yani onların dinsiz olmasındansa yahut başka sapkın bir cereyan içinde olmalarındansa, Ehli Kitap olmaları büyük bir nimettir. Bu, Müslümanlar için rahatsız edici bir şey değildir, son derece makul. Allah çünkü Ehl-i Kitabın zaten var olduğunu Kuran’da belirtiyor. Onların yapacağı güzel şeyler var, Müslümanların yapacağı güzel şeyler var. Onlarla birlikte kardeşçe yaşamak, onlarla konuşmak, görüşmek, sohbet etmek, yemek, içmek, hatta Hristiyanlardan, Musevilerden kız alınabilir, evlenilebilir, yani tam sosyal hayat normal yaşanılan insanlardır, yani güvenilebilir insanlardır ayrıca. Bir kadın, bir insanın eşi oluyorsa, kadınla çocukları oluyorsa ve aynı ailede yaşıyorsa, yani bu çok güçlü bir dostluk ve sevgi demektir.

ADNAN OKTAR’IN ART TV (UŞAK) RÖPORTAJI (19 Ağustos 2008)

ADNAN OKTAR:...sırf müslümanların rahatlığı üstüne kurulu değildir İslamiyet. Ehli kitapta rahat edecek, müşrikte rahat edecek, çünkü onlara da eman veriliyor. Onlarında korunması gerekiyor. Allah’ta hatta ayette şeytandan Allah’a sığınırım ‘Onlar güvenlikle yerlerine kavuşuncaya kadar onlara eşlik edin’ diyor Allah. Yanlarında gidin, koruma görevi yapın diyor Allah. Yani ayet bu müşrikler için, putperest onları bile koruyun diyor Allah canlarını koruyun diyor. Yani müslümanın üstüne bir vazife bu onların canını korumak. Onun için hepsinin birinci sınıf vatandaş olması için laikliğin olması şart yani bunda tartışılır bir konu yok? Zaten Müslümanlığın da bir gereği bu.



HarunYahya.Tv'de online izleyin



2009-08-05 05:39:22
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top