ADNAN OKTAR'IN TASCA (TÜRK-ARAP BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ) RÖPORTAJI (21 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR: ... Mesela Museviler, Hz. Musa’ya bakın kaç bin yıldan beri bir sadakat gösteriyorlar. Bu çok güzel bir şey. Mesela Hz. İsa’ya 2000 yıldan beri sadakat gösteriyorlar. Bu çok güzel bir şey. Ama bilmiyorlar. Fetret devri gibi bir devirdeyiz. Fark etmemiş olabilirler. Kuran’ı anlamamış olabilirler. Kuran’ın aleyhinde onları çok kışkırtıyorlar. Ama anladıkça, öğrendikçe bir çok şeyi fark etmeye başladı. Mesela teslis inancının yersizliğini anlamaya başladılar. Mesela Museviler, ahiret inancının önemini daha iyi kavramaya başladılar. Tevrat’ta var, fakat çıkartmışlar. Buna rağmen Tevrat’ta görülüyor ahiret inancı. Bunu Kuran’ın etkisiyle güçlendirmeye başladılar. Bu insanlara Kuran, İslam anlatıldıkça, hiç olmazsa şirk olan ve yanlış olan yönlerini düzeltiyorlar. Yani bu da çok büyük bir başarıdır, bir nimettir ve güzelliktir. Cenâb-ı Allah diyor ya ayette; Şeytandan Allah’a sığınırım: “Gelin ortak bir kelimeye gelelim. Allah’ın birliğine…” Buna davet ediyoruz ve onlar da bizlerin kardeşleridir. Onlar da eski İslam dinidir, tahrif olmuştur, ama eski İslam dinidir ve Ehl-i Kitap’tır, onlar. Dolayısı ile en az Müslümanlar kadar sevgiye, saygıya, korunmaya, hakkı olan insanlardır. Dolayısı ile onlar da huzur ve güvenlik içinde olacaklardır.