ADNAN OKTAR’IN AHİ TV (KIRŞEHİR) RÖPORTAJI (15 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR: Harun Yahya eserleri öncelikle iman hakikatlerini hedef alan, iman hakikatlerinin önemine dikkat çeken eserlerdir. Çünkü insanlara bir teklif getirmeden önce onların imanını güçlendirilmesi çok önemlidir. Çok güçlü bir imana sahip olmaları önemlidir. Güçlü iman için de iman hakikatleri çok önemlidir. Yani yaratılıştaki Allah’ın harikaları. Allah, “Düşünmezler mi, akletmezler mi” der Kuran’da sık sık –şeytandan Allah’a sığınırım- . Bu konu mübarek, büyük alim, üstat Bediüzzaman Said-i Nursi Hazretleri tarafından çok ehemmiyetle dile getirilmiş bir konudur. Çok çok önemli bir konudur. Yani mesela Türk milleti imanlı bir millettir. Bu imanlı olmanın güzel etkilerini her yerde görüyoruz ama bu onların iman hakikatlerine ağırlık vermeleri, Allah’ın sanatını her yerde görmeleri ve çile ehli olmalarıdır. Bizim milletimiz çile ehlidir.
ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV RÖPORTAJI (24 MART 2009)
ADNAN OKTAR: Ama tıpkısının aynısını yaratıyor ve Cenab-ı Allah’la biz içiçeyiz. Biz Allah aşkıyla sarhoş yaşıyoruz biz, Allah’ın bize gösterttiği her türlü görüntüden müthiş zevk alıyoruz. Yani şimdi bize deniz gösterince bu görüntüdür deyip, bundan zevk almamazlık mı ediyoruz? Ama biz sadece aczimizi görüyoruz, zavallılığımızı anlıyoruz yani bütün gücün Allah’a ait olduğunu görüyoruz. Ve buradan cennetin ve cehennemin ne kadar kolay olacağını anlıyoruz ve bize herşey iman hakikati oluyor. Mesela şu saat kolumda, sırf ben bundan iman ederim. Sırf şundan, başka hiçbir delil olmasa bu saate bakarım. Beynimin içinde bunu yaratan güç, kim yaratabilir bunu beynimde? Yani bana böyle bir görüntüyü kim verebilir? Hiç bir teknoloji, hiçbir bilimadamı, hiçbirşey bunu yapamaz çünkü dışarıda teknoloji, bilimadamı dediğin şeyi de, onu da biz monitörden seyredeceğiz onu. Yani mutlak güç Allah’ın. Onun için mesela sırf bir bardak bile iman etmemiz için yeterlidir. Bu herşeyi iman hakikati haline getirir. Yani bu ilmi bilen, bu sırrı bilen için sırf böcekler, kuşlar, hayvanlar değil bütün teknolojik aletler ve herşey iman hakikati olur. Ve cennetten de alabildiğine, hatta diyor o gün görüş keskindir diyor, daha 3 boyutlu olacaktır cennet. Daha keskin olacaktır görüntüsü. Yani daha net olacaktır ama gene görüntü olacaktır. Niye illa ki Allah görüntü olması gerekiyor da, haşa madde öyle muhkem birşey olması gerekiyor. Madde dışarıda vardır ama ilistir gibi madde dışarıda. Bilimadamlarıda söylüyor, yani eğer gözün yapısı ve gözün sistemi olmasa madde normalde saydam diyor bilimadamları dışarıda. Yani atomun yapısından dolayı, yani mesela çekirdek var elektronlar etrafında dönüyor. Bir yapı mesela çekirdek burada duruyor, elektron bilmem taa Beyazıt’ta dönüyor farzedelim. O muazzam bir aralık olmuş oluyor. E dolayısıyla o aralıktan kaynaklanan bir saydamlık oluşmuş oluyor. O yüzden de madde bizim anladığımız anlamda olmuyor. Yani göz böyle alıyor bunu. Mesela güneşin ışığı yok. Bu Allah’ın muazzam bir sanatı ve insanların iman etmesi için muazzam bir delil bu. Bence en büyük mucizedir bu yani gelmiş geçmiş en büyük mucizedir. Onun için bunun derinliğini iyi kavrasın kardeşlerimiz. Yani bu ilmi bilipte, bunu bilipte iman etmeyecek, akli dengesi yerinde olan bir insan asla mümkün olamaz. Yani normal orta bir akla sahip bir insan, bunu bildikten sonra imkansız iman etmemesi. Yani %100 iman eder, öyle 99 da değil. %100 iman eder. Ve net Allah korkusu oluşur. Cennet, cehennemi net hemen kavrar ve varlığı hakkında da %100 iman eder. Hakkel yakin iman eder. Bu ilmin bu bir kapısıdır.
ADNAN OKTAR’IN KAÇKAR TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 OCAK 2009)
ADNAN OKTAR: Dünyada asıl konu, bizim yapacağımız asıl şey Allah’ın rızasını kazanmaktır. Biz onun için geliyoruz buraya. Dünyaya gelmemizin amacı Allah’ın rızasını kazanmaktır ve Allah’a kulluk yapmaktır. Onun için tabi ki Allah bir imtihan ortamı meydana getiriyor. Bizi zorluklarla dener, acılarla dener, ızdırapla dener, çıkarla, malla, oğullarla, aşiretimizle, çevremizle, her türlü yani nefsanî insanın düşüncesiyle dener. Biz bunlara karşı daima samimiyetle karşılık vereceğiz, hep Allah’ın rızasını arayan kararlar alacağız. Bunu görmek istiyor Allah, tabi bunun elde edilebilmesi için de iman hakikatleri çok önemlidir yani Allah’ın varlığının delilleri, mesela bir hücrenin yapısında Allah’ın sanatı. İnsanın varlığında Allah’ın sanatı veyahut bir karıncada, bir örümcekte, bir arıda, atomun yapısında, her şeyde Allah’ın sanatını insanlara sunduğumuzda o zaman insanlar Allah’ın büyüklüğünü ve gücünü daha çok anlarlar ve Allah’tan daha çok korkup, daha çok severler.