ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 MART 2009)
ADNAN OKTAR: Masonlar kendileri söylüyorlar. Diyorlar, şeytanın feneri bizim gideceğimiz yolu aydınlatır diyorlar. Yani şeytana uyduklarını kendileri söylüyorlar. Şeytan ne derse onu yapıyorlar. Zaten uygulamalara da bakıyoruz, bunu görüyoruz.
ADNAN OKTAR'IN İSVEÇ ULUSAL RADYOSU RÖPORTAJI (Ekim 2008)
ADNAN OKTAR: Mesela şeytana inanmayan insanlar masonların şeytanın karşısında nasıl titrediğini ona karşı nasıl saygı duyduklarını bilmeyen insanlar. Masonlar şeytandan şiddetle korkuyorlar. Şeytana karşı son derece saygılılar. Bir dediğini iki etmiyorlar. Bütün dünya çapında şeytanın dediğini uygulamada çok titizler. Bu uygulamaları bütün dünya gördüğü halde şeytanı göremedikleri için şeytanın varlığı hakkında tereddüde düşebiliyorlar.
ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Masonların ve Ateist Siyonistlerin tavrı da budur. Yani, insanları cehenneme götürtmeye çalışmak, cehenneme sürüklemek ve şeytanın dediklerinin hepsini uygulamak. Yani, şeytan ne diyorsa bunu yapmaktır. Mesela şeytan insanları helak etmek ister, kanlarının dökülmesini ister; bunlarda insanların maddi manevi helak olması ve kanlarının dökülmesini istiyorlar. Bunun sonucunda da ne kazanacaklarını sorduğunuzda şeytanın rızasını kazandıklarını anlıyoruz. Yani, onu elde etmeye amaçladıklarını anlıyoruz. Yoksa insanların mutluluğunu amaçlamıyorlar. Yani, kan dökerek, rezalet çıkararak, ateist düşünceyi yayarak, terörü yayarak bir mutluluk olmayacağı çok açık belli. Bu şeytani vahyin, şeytani düşüncenin bir eylemidir. Ta Hz. Adem’den itibaren başlamış. Mesela, Nemrut nasıl yaptıysa o çılgınlıkları delilikleri; mesela Hz. İbrahim devrinde nasıl şiddet uyguladıysa; Firavun nasıl Müslümanlara nefes aldırmadıysa aynı mantığı şu anda da asrımızda bu kişiler devam ettiriyorlar. Yani, asrın Firavunları ve Nemrutlarıdır bunlar. O yönde eylem yapıyorlar, buna karşı Müslümanları ittifak etmesi tek kurtuluştur. İttifak ettiğinde zaten Allah onların gücünü kırar, onların kalbini bağlar, basiretlerini ferasetlerini bağlar, güçlerini yok eder. Müslümanlar birlik olmadığı için bu olaylar oluyor. Türk İslam Birliği oluştuğunda zaten şeytanın gücü kalmaz. Şeytan öyle bir gücü gördüğünde böyle bir atak yapamaz, böyle bir gayreti olmaz.
ADNAN OKTAR’IN KAÇKAR TV İÇİN VERDİĞİ RÖPORTAJ (Şubat 2008)
ADNAN OKTAR: masonluk şeytandan ilham alan, şeytanın verdiği bilgiyle hareket eden dünya çapında bir yapılanmadır. Şeytan hiçbir zaman için dengeli ve normal bir şey söylemez insanlara. Ya savaş kararı verdirir, ya kan dökme kararı verdirir, ya anarşi ya terör kararı verdirir. Nitekim dünyadaki bu kargaşanın kökeninde, masonluğun bu şeytandan ilhamla yaptığı faaliyetler görülüyor. Şu anda yapılanlar bunlar. Eğer ben bunlara dikkati çekmezsem bu gizli kalacaktı.
ADNAN OKTAR’IN TV 5 İÇİN VERDİĞİ RÖPORTAJ (Ekim 2007)
ADNAN OKTAR: Masonluk dünyayı dinsiz tek bir toplum haline getirmek istiyor. Ama bu şeytani bir sistem. Yani Masonluk sonunda insanlığa huzur gelsin, rahat etsinler düşüncesinde de değil. Sürekli tez antitez sentez ile yoğun bir mücadele içerisinde, hayatın karmaşa ve kan içerisinde geçmesi ni amaçlayan bir sistemdir. Bunun kökeninde de şeytan vardır. Masonluk en üst mertebede şeytanı doğrudan doğruya çağıran, doğrudan talimat alan bir sistem içindedir. Bu dünyanın en eski tarihlerinden beri böyledir. Masonluk bunu ilk defa yapıyor değil. Kuran’da da buna işaret edilmiştir. Onların üzerine kabuk bağlatırız diyor ayette, doğrudan talimat aldıklarını, şeytana göre hareket ettiklerini belirtiyor Allah ayette. Yalnız şeytan tabi ulu orta, her yerde ortaya çıkan bir şey değil. Bunlar bunun uzmanı olan Kabalist, Kabala üzerine ilim yapmış ama dinsiz, şeytanlan doğrudan bağlantı yeteneği olan insanlar tarafından bu oluşturuluyor. Masonluğu da bu şekilde bir zemin üzerine oturtmuşlar. Şeytani bir sistem olmuş. Çünkü genellikle insanlar da nefsine yatkın olduğu için, insanlar çünkü genellikle özgür yaşamak, nefsine uygun yaşamak arzusunda olduğu için, bu sistemler çok kolay zemin bulabilir. Mesela bir insana sen içki iç, namaz kılma, oruç tutma dersen bu onun hoşuna gidebilir, yani zayıfsa ama içki içme dediğinde, namaz kıl dediğinde bu nefse zor gelen şeylerdir. Onun için nefse kolay gelen bir sistemin organize edilmesi şeytanın yolunda olan insan için çok kolay oluyor. Yani büyük bir kitleyi böyle elde etmeyi mümkün oluyor. O yüzden başarılı oluyorlar. Mesela Avrupa Parlamentosu’nda yani dünyayı yaşama, dünyanın nimetlerinden istifade etme ve Allah’tan uzak olmak üzere kurulu bir yapıya daha yatkınlar. Çünkü Allah düşüncesinde adam rahat edemiyor, haramlara rahat giremiyor, küfre rahat giremiyor, hayatı disipline olmuş oluyor, ahlak kurallarına uyması gerekiyor, ama o kuralsız yaşamak istiyor, alabildiğine özgür, gerekirse içki içip rezalet çıkaracak yerlere yatacak, sapıklık yapacak, bağırıp çağaracak, gerekirse kan dökecek, onun için şeytanın burdaki işi çok kolay oluyor.