ADNAN OKTAR: Peygamberimiz son derece şefkatli, merhametli bir insan. Kedi uyuyor kucağında Peygamber’in, eteğini kesmiş, hayvanı rahatsız etmemek için, uyandırmamak için, öyle bir Peygamberimiz var bizim. Nerede ki öyle insanları bombalamak, çoluk çocuğu bombalamak, ortalığı birbirine katmak, ve şiddet. Bir de ruh şiddeti de ayrıca. İşte oturma, kalkma, sağa dönme, sola dönme, havaya bakma, yeme, içme, sanat yok, bilim yok, teknoloji yok, sevgi yok. Bunun dinle alakası yok bunların. Bunlar kendi ruhundaki karanlığı, kendi ruhundaki şirk düşüncesini, Kuran’a uygulamaya kalkan insanlar. Peygamberimiz’in hayatı (s.a.v) ortada. Güzellikten hoşlanıyor, estetikten hoşlanıyor, sanattan hoşlanıyor, etrafı temiz ve güzel, konuşmaları son derece nezih Peygamberimiz’in. Hep şefkatli, espritüel, gönül alıcı, bulunduğu yer tertemiz, yani o zamanın güç imkanlarıyla mesela gül ektiriyor. Yani, Mekke, Medine ortamını düşünün çöl ortamı. Orada bile gül yetiştiriyor düşünün. Yani, estetiğe ve sevgiye, güzelliğe olan yatkınlığını buradan anlıyoruz. Torunlarıyla şakalaşıyor koskoca Peygamber. Tabi onlarla mesela, kovalıyorlar Peygamberi, O da onları kovalıyor. Ya böyle bir insan Peygamber, orada bakıyorsun adamın suratından düşen bin parça, yani adamın yüzüne katil suratı çökmüş…
ADNAN OKTAR: … Onun için Müslümanlığa yapılan her saldırı şeytanın yaptığı bir saldırıdır. Biz bu oyuna gelmeyiz. İslamiyet Peygamber’in uygulamasıyla da ortada (s.a.v) Kuran’ın şefkat dolu izahları zaten çok çok ortada Allah’ın izahları. Kur’an ayetleri çok çok ortada. Bu oyunda aynı Darwinizm gibi bir aldatmacaydı, biz bunu da bozduk ve bozacağız inşaAllah.
ADNAN OKTAR’IN GOLOS GAZETESİ (KIRIM) RÖPORTAJI (EKİM 2008)
ADNAN OKTAR: Peygamberimiz (sav) çok ılımlı bir insandı, sevecendi, sevgi doluydu. Allah ona muazzam imkan verdi, bak onun dinini bütün dünyaya hakim kıldı ve yaydı, şimdi nuru yeniden parlayacak İnşaAllah, ahir zamanda. Peygamberimiz (sav)in metodunu benimsesinler hep, şefkat, sevgi, affedicilik ve hoşgörü. İnsancıl yaklaşmak. Dinde öyle şiddet, kafirsin, bunlar yok böyle şey olmaz. Hatta Hıristiyanlar, Museviler onlar da bizim kardeşlerimizdir, onlar da Allah’ın bir kuludur, onlar da kendi dinlerine, kendi şeriatlarına titizlikle uyan insanlar, onlara da saygı göstertmek lazım. Ilımlı yaklaşmak en doğrusu olur inşaAllah.
ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Cinayet işlendiğinde Allah diyor ki, eğer affederseniz, affederseniz, bu sizin için daha hayırlıdır, o şahsı yani katili affederseniz sizin için daha hayırlıdır diyor Allah. Yani affedip onu düzeltmek, doğru yola getirmek, onu faydalı insan haline getirmek, mesela Hz. Hamza’nın ciğerini yiyen Hz. Vahşi’yi Peygamberimiz affetti ve bu insan sahabe oldu. Hz. Vahşi deniyor, vahşi demiyor, Hz. Vahşi (r.a) yani Müslümanlar bir kardeş kazanmış oldular. Affedildi, ailesi de affetti, Peygamberimiz de affetti. Bu kadar şefkat ve merhametin, sevginin olduğu bir dindir İslam dini.
ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 ARALIK 2008)
ADNAN OKTAR: ….Peygamber Efendimiz (sav) hayatı ortada, çok sevecen, şakacı, neşeli, ılımlı, affedici, çok çok insancıl, insan sevgisi ile dolu bir insandı Peygamberimiz (sav) ve etrafına güzellik saçıyordu ve temizlik saçıyordu. Onları insanlara yaşatıyordu. Ona benzeyeceğiz tabi ki, biz kendi kendimize bağnazlık, tutuculuğu çıkarırsak, İslam dinine de ihanet etmiş oluruz, Allah vermesin. Kuran’a ve İslam’a her şeye ihanet edilmiş olunur o zaman Allah vermesin. Yani eğer Allah’ın rızasını kazanmak istiyorsa müminler, Peygamberimiz (sav)’in sevecenliğini, güzel ahlakını, aydınlık kafasını, aydınlık ruhunu kendilerine rehber edinsinler.