ADNAN OKTAR: Mesela, diyor ki; Resulullah (S.A.V.), ben kıyametin kopacağı aynı saatte gönderildim. Yani tam vaktinde kıyamet vaktinde gönderildim. Ancak şunun şunu geçmesi gibi ben kıyamet saatinin geçmesinden biraz evvel geldim buyurdular ve orta parmağı ile şehadet parmağını gösterdiler. (2 parmağını yan yana göstererek) şöyle yapıyor, birinin diğerini geçmesi gibi fark vardır ya o kadar fark vardır diye ama tam kıyamet vaktinde geldim diyor. Kütüb-ü Sitte’de bu. Resulullah (S.A.V.), ben kıyamet şöyle yakın olduğu halde gönderildim buyurdular ve şahadet parmağı ile orta parmağını yan yana gösterttiler yani sahabeler böyle gösteriyor, Kütüb-ü Sitte’de yine bu rivayet. O gün kıyamet insanlara şu elimin başında olan yakınından daha yakındır, bu sefer eliyle gösteriyor yani bu kadar yakın kıyamet, diyor. Evet, sonra da rakam veriyor, Cübbeli de diyor arada, Peygamber ile o vakitler arasındaki vakit belli değil, diyor.
OKTAR BABUNA: Değil diyor evet.
ADNAN OKTAR: Şimdi bir tanesinde net söyledi, 7000 yıl, hadislerde yok bu dedi, 7000 yıl ile ilgili bir şey yok dedi hadislerde, sonra da çıktı Arapçası ile 7000 yıl ile ilgili hadisi söyledi, kardeşim yani bilmiyorsan niye ortaya çıkıyorsun? Veyahut bilerek niye gizliyorsun, yani nereye gizliyorsun illa ki ortaya çıkacağı belli; ki bilerek gizlediği anlaşılıyor, çünkü Arapçasını o bir gün içerisinde ezberlemez onu. Yani biliyormuş; beni yalancı çıkartmak için.
CİHAT GÜNDOĞDU: Estağfirullah.
ADNAN OKTAR: Bakın hadisi gizliyor, yani illa yani onu kendi sözünü doğru çıkartmak için bakın kendince aklınca beni yalancı çıkartacak.
OKTAR BABUNA: Estağfirullah.
ADNAN OKTAR: Fakat Allah ayağına doladı ve mecbur oldu, yani ısrarlı televizyonlardan, internetten her yerden yayınlanınca etrafındaki arkadaşları herhalde söylediler, bak ortada hadis var sen bırak bunu, herhalde dediler işin doğrusunu söyle dediler, (işin demeyim Allah affetsin), bu konunun doğrusunu söyle dediler herhalde dayanamadı ve açıkladı sonunda. Yoksa Mehdi zamanı olduğunu mutlaka biliyordur anlamıştır.
OKTAR BABUNA: Evet İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Ama muhtemelen Allah-u âlem kendine hüsnü zannı vardı, fakat hastalıklarından dolayı yani o şeyinden dolayı kendinden ümidini kesmiş, zaten üslubundan bu anlaşılıyor.
OKTAR BABUNA: Evet, hastalığı olduğunu söylemişti. 1500 için de yemin etmişti.
ADNAN OKTAR: Efendim?
OKTAR BABUNA: 1500 yılla ilgili hadis yok diye yemin etmişti.
ADNAN OKTAR: Mesela o da çok acayip, yani bu telaş ne, bu telaş ne böyle, bak sonunda hadisi söyledin, şimdi onu da açıklattıracağım ona. Israrla onun üzerinde durup. Çünkü o 6000 yılı geçmiştiri geçiyor, o yılı geçti. 7000 yılı kabul etti ama 6000 yıl geçmiştir kısmını geçti, Peygamberin sözü bu, (S.A.V.) hadisi aldın tamamını niye almıyorsun, değil mi?
OKTAR BABUNA: Evet.
ADNAN OKTAR: 5600 yıl detay vermiş Peygamber niye anlamazlıktan geliyorsun, o zaman geriye 1400 yıl kalıyor, bunla hesap olmaz diyor, peki ne olur? Hesap olsun diye söylemiyor mu peygamber onu sana? Niçin parmağını gösterterek belirtiyor, en anlamayan bile anlasın diyor, bak zaten kıyamet vaktinde geldim ben diyor. Yani kıyametin vaktinde geldim diyor ben. Ben kıyametin kopacağı aynı saatte gönderildim diyor, aynı saatte, ancak diyor şunun şunu geçmesi gibi ben kıyamet saatinin geçip biraz evvel geldim, diyor.