GAZETECİ: Hocam siz Doğu Türkistan meselesini de Türkiye’de ilk gündeme getirmiştiniz. Bu konuda da bize bilgi verirseniz?
ADNAN OKTAR: Allah razı olsun. Şu an İslam Aleminin dünyanın bir numaralı meselesi budur. Türk-İslam Birliğini isterken en ziyade bu belanın ortadan kalkması için istiyorum. Çocukluğumdan beri benim bilinçaltımda bir öfkedir bu söyleyeyim. Yani şiddetli bir öfkedir. 35 milyon insan katledilmiştir ve şehit edilmiştir. Ben hepsinin şehit edildiğine inanıyorum. Daha hala geçenlerde 10 bin tane kızımızı alıp götürdü Kızıl Çin. Nereye götürdüklerini, ne yaptıklarını bilmiyoruz. 10 binin üzerinde yine kardeşimizi alıp tutuklayıp götürdüler. Mahkemeye mi çıkarıyorlar, bir yere mi götürüyorlar. Her gideni şehit ediyorlar. Yani Çin’de mahkeme, kanun nizam diye bir şey yok. Ve dünya da Çin’e saygı duyuyor. Çin’in bu yönde saygı duyulacak hiçbir yönü yok. Akıllarını başlarına almaları gerekiyor bunların. Ve bütün dünyanın üzerine gitmesi gerekiyor. Yani düşünün, evinizde oturuyorsunuz, çekik gözlü adamlar içeri giriyor ‘hadi yürü gidiyoruz” diyorlar. Ve bir daha geri dönme yok. Avukat tutamıyorsun, savcı hakim diye bir konu yok. Yani tek cezası var; ölüm. Bir kişinin ihbar etmesi yeterli oluyor. Mesela Han çinlileri var biliyorsunuz özel oraya yerleştirdiler. Cinayete yatkın tipler. Yani böyle kan dökmeye yatkın tipler. İhbar ediyor, ben gördüm diyor, konu bitiyor. Yani adamların sözü senet gibi. Ve bir kişinin ihbarı üzerine o insan delik deşik, şehit ediliyor. Buna karşı biz tabi internet sitemizden yayınlar yapıyoruz, kitaplar çıkardım, dergiler çıkardım ama Çin’e karşı bütün dünya sessiz. Amerika sessiz, Rusya sessiz, herkes sessiz. Bu çok acayip bir şey. Çin hafif bir ambargo ile bile dize getirilebilecek bir ülkedir. Hafif bir ambargo. Mesela 15 gün ambargo uygulansa Çin’in dizi hemen yere değer. Bu kadar kolaydır. Bütün mesele değer vermekte. Yani Doğu Türkistan’daki kardeşlerimizin birinci sınıf insan olduğuna, değerli insanlar olduğuna dair dünyanın kanaatinin gelmesi lazım. Yani bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığı var birçok ülkede, bunu şiddetle gündeme getirmek lazım. Herkesin bu konunun üstüne gitmesi gerekiyor. Bakın dikkat ederseniz bir konu oluyor, ama üstüne gidilirse halloluyor. Bir Alman mesela burada tutuklanıyor yer yerinden oynuyor. Orada 10 bin kişi bir gecenin içinde tutuklanıyor ve üstelik şehit ediliyor, hiç kimsenin haberi dahi olmuyor, sessiz sedasız hallediliyor. Onun için yeri yerinden oynatmamız lazım. Bu konunun üzerine ehemmiyetle gitmemiz gerekiyor. Ama her gün; halloluncaya kadar her gün.