ADNAN OKTAR: Yani bir yazar, bir aydın akıl hastalarının içerisinde 10 ay Cumhuriyet tarihinde ilk defa tutulmuştur. Yani cinayet işlemiş akıl hastalarının içerisinde hiç hatırlıyor musunuz siz bir yazar, bir aydın, herhangi bir insanın 10 ay tutulduğunu hiç duydunuz mu, okudunuz mu siz?
SUNUCU: 10 ay gibi bir süreç içerisinde.
ADNAN OKTAR: Ve bakın cinayet işlemiş akıl hastaları 7 kişi öldürdüler benim zamanımda, 10 ay içerisinde 7 kişi öldürdüler akıl hastaları. Yani bu çok büyük bir olay. Siz hiçbir yazarın ayaklarından zincirle yatağa 50 cm.lik zincirle vurulup 45 gün tutulduğunu gördünüz mü?
OKTAR BABUNA: Görmedik tabi.
ADNAN OKTAR: Duydunuz mu hiç? Cumhuriyet tarihinde ilk defa oluyor bunlar, hepsi cumhuriyet tarihinde bir ilk. Allah’ın hikmeti beni hep ilklerle karşılaştırıyor, yani hep ilktir yani.
SUNUCU: Bunlar hangi tarihlere tekabül ediyor?
ADNAN OKTAR: 86, 1986. On ay, bakın, akıl hastalarının yüzde 70-80’inin üzerinde kıyafet yok. Ve doğal ihtiyaçlarını bilmiyor bunlar. Kafalarını cama vurmasınlar diye bütün her yer demir. Buna rağmen yaralıyorlar kendilerini. Her yer kan revan içinde. Bağıran, çağıran, ağlayan, yerlerde debelenenler… onun içinde bir insanı 10 ay tutmak ne demektir? Orada 10 dakika duramazsınız. Sizi koysalar 10 dakika duramazsınız.
SUNUCU: Böyle bir zorunluluğu sağlayabilmeleri hukuksal bir sürecin ardından mı?
ADNAN OKTAR: Yani evet…
SUNUCU: Gerçekleşme süreci nasıl oldu?
ADNAN OKTAR: Yani mahkeme götürsünler dedi Adli Tıp’a, Adli Tıp da bu akıl hastası dedi götürün bunu dediler.
SUNUCU: Ama 10 ayın ardından ispatlandı ki böyle bir şey yok.
ADNAN OKTAR: Yok evet… Daha önce de ben yargılandım ümmetçilik propagandasından, başka davalardan yargılandım, 9 ay hapiste kaldım. İslam milletindenim Türk kavmindenim, dedim. O kadar bir kelime. O muhterem hakim, elini öptüğüm, saygıyla hatırladığım ağabeyimiz, o değerli insan; ‘’evladım’’ dedi, ‘’söyledin mi sen o cümleyi?‘’ dedi. ‘’evet efendim, söyledim’’ dedim. Çünkü ben onda bir şey bulmuyorum. İslam milletindenim; Kurân da millet olarak geçiyor ‘’din’’, dinin karşılığı millettir. Ben de o anlamda ‘’İslam milletindenim’’ dedim. Yani Kuran’da var bu, sözlüklerde de var. Türk kavmindenim ben bu doğru. ‘’Söyledin mi?’’ dediler, ‘’söyledim‘’ dedim bu doğru, o zaman avukat da yoktu, kanunlar bu şekilde değildi 1986’larda. ‘’Tamam‘’ dedi ‘’sanığın tutuklanmasına’’… dedi. Ben ‘’aa’ dedim. Ben tutuklanacağımı da bilmiyordum. Ben orada bekleyeceğim zannettim, gözaltına alındım falan zannettim. Başka türlüymüş olay. Bizi aldı götürdüler cezaevine. Saç sakal hepsi tıraş edildi. Cezaevi kıyafetlerimizi giydik, o zaman maviydi, açık mavi bir kıyafet. Tek kişilik bir hücreye beni koydular, dokuz ay. Yani iki buçuk metreye, bir buçuk metre bir hücre. Bakın iki buçuk metreye bir buçuk metre… Dokuz ay o hücrede kaldım, çelik kapılı. Sonunda da beraat ettim.