ADNAN OKTAR: Ayette Cenab-ı Allah, “Dinde zorlama yoktur” diyor. Her ülke, her fert kendi inancına ve samimi kanaatine göre yaşar. Zorladığında münafık meydana gelir. Mesela zorla namaz kıldırırsan o münafık olur. Zorla bir insanı hizaya getirmeye kalkarsan o münafık olur. Onun için her düşünce, her fikir alabildiğine özgür olması gerekir. Kuran’ın emridir bu. Ama sevgi, şefkat, merhamet, yani Kuran’ın belirttiği adalet olayı ayrıdır. Yani bütün toplumu ve bütün dünyayı kapsayan, insanlığın gereği olan bir kanundur, Allah’ın bir kanunudur. Bu mutlaka uygulanacaktır. Ama inançlarına, detaylara ayrı, ona insan karışamaz. Ama adalet, sevgi, barış, kardeşlik, silahların ortadan kalkması, insanların özgür olması, tam demokrasi ortamı… Bu Kuran’ın istediğidir. Bunu sağlayacaktır Mehdiyet de.
SUNUCU BAYAN: Ama şeriat kuralları daha katı olarak biliniyor. Yani hırsızlık yapıldığında hangi elle yaptıysa o elin kesilmesi...
SUNUCU BAY: Hangi elle yaptıysa o elin kesilmesi, hatta recm denilen şey. Hala çoğu ülkede, çoğu İslam ülkesinde de uygulanıyor, biliyoruz. Hatta şu anda İran’da recmi bekleyen bir tane bayan var.
ADNAN OKTAR: Şimdi siz kısmen sol içerisinden geliyorsunuz diye düşünelim. Biz de sağcı ve mukaddesatçı bir düşüncedeyiz. Biz sizlerle 50 sene birlikte yaşasak kimsenin eli kesilmez. Kimseye de öyle bir ceza verilmez. Niçin verilmez? Çünkü eğitimli bir toplum olduğu için, sevgi olacağı için, şefkat, merhamet olacağı için olmaz. Yani, mesela, ne bileyim bir bina eğer sağlam yapılırsa yıkılmıyor depremde. Yıkılmaz. Değil mi? Sapasağlam durur. Toplum da sapasağlam olursa böyle bir olay hiç olmaz. Dolayısıyla Mehdiyet, sevgiyle, şefkatle, merhametle böyle bir olaya hiç gereksinim meydana gelmeyecek bir ortam meydana getirir.
SUNUCU BAY: O zaman şöyle sorayım. Ahmedinejad Mehdiliğe bu kadar inanıyorsa niçin ülkesinde hala recm ya da şeriat kuralları uygulanıyor?
ADNAN OKTAR: O, biz bu rejimden memnunuz, bu sistem doğru, demiyor. “Bu, Mehdi gelinceye kadar geçerli” diyorlar. Yani anayasanın 1. maddesi. Yani İran Anayasası’nın 1. maddesi budur. Mehdi gelinceye kadar, Mehdi geldiğinde tamamı çözülecektir. Tam bir özgürlük, tam bir barış ve kardeşlik ortamı olacaktır. Her fikre saygı olacaktır. Hıristiyanlar, Museviler, her din kendi içerisinde özgür olacaktır.
SUNUCU BAY: Ama o zaman bu biraz şey olmuyor mu Sayın Oktar? Mehdi gelene kadar bizim kurallarımız geçerlidir. Mehdi geldikten sonra da tamamen Mehdi’nin kuralları geçerlidir. O yüzden hani, bir insanın hırsızlık yaptığı için kolu kesilmesi, recme uğraması ya da işte şeriat kuralları gereğince öldürülmesi, idam edilmesi…
ADNAN OKTAR: Şimdi, mesela Irak’ta da Amerikalılar 2 milyon insanı katlettiler, şehit ettiler. Biz desek ki Mehdi gelinceye kadar niye bekliyoruz. Bu sistemi bir an önce değiştirelim desek değiştiremeyiz. Oluyor yani. Olur. Yani mesela Afganistan’da her gün 50 kişi, 100 kişi şehit ediliyor. Niçin? Kader böyle. Peygamber Efendimiz (sav) “Mehdi’nin gelişinden önce…” diyor “…Afganistan işgal olacak. Irak da işgal olacak.” Hatta Irak’ın işgali çok detaylı hadiste belirtilmiş. Yabancı ülkeler tarafından işgal edileceği, Bağdat’ın dumanlar içinde kalacağı, ateşler içinde kalacağı, Irak’ın para biriminin kalkacağı… Bakın çok müthiş detaylar bunlar. “Irak’ın para birimi kalkacak” diyor. Kalkmıştır Irak’ın para birimi. Ve Irak’ın yeniden yapılanacağı, yani, “Yeniden imar edilir Irak” diyor hadislerde, Mehdi devrinde, alamet olarak. Bunlar olacak olan şeyler. Yani, birçok devletin rejimi anormal ve zulüme dayalı ve acı çektiriyor insanlara. Mehdi’nin geliş amacı da budur zaten. Yani İran’daki sistem tabi ki mükemmel değil. Ama Mehdi geldiğinde mükemmel hale gelecektir.
SUNUCU BAYAN: Yani siz şeriata nasıl bakıyorsunuz? İran’daki sistemi şu anda desteklemediğinizi söylediniz. Şeriata karşısınız diyebilir miyiz?
ADNAN OKTAR: Yok, ben karşı olduğum hiçbir düşünce uygulanmasın demem. Kuran’ı uygulamak isteyen bir insan varsa uygular. Ona hiçbir şekilde bir şey denmez. Mesela bir ülke Kuran’daki ben şu hükümleri uygulamak istiyorum derse ama zulüm olmamak şartıyla, kendi inancı içerisinde uygular. O zaman o bir despotluk olur, baskı olur. Mesela bir ülke ben laik kalmak istiyorum derse laik kalacaktır. Veyahut bir ülke, benim milli sistemim budur, halkım bundan hoşlanıyor diyorsa, halk memnunsa buna karışılmaz. Yani bu zorlama olur. Bir başka kişi diyelim. Kuran’ın şu hükümlerinin uygulanmasını istiyorum diyorsa şu ülkede, uygular, kimse de ona karışamaz.
SUNUCU BAY: Peki bu bağlamda Suudi Arabistan’ı nasıl buluyorsunuz? İran’dan daha da katı, çok daha katı kurallar.
ADNAN OKTAR: Mehdi geldiğinde bu konu da hallolacaktır. Hadislerde belirtilmiştir. Tam bir özgürlük, rahatlık ve güzellik ortamı olacaktır. Yani Mehdiyet’in özelliği zaten insanların kalbinden alınan sevgiyi geri vermesidir. Şefkati, merhameti, adaleti yeniden vermesidir.
SUNUCU BAYAN: Mehdi geldiğinde diyorsunuz. Değil mi?
ADNAN OKTAR: Evet
SUNUCU BAYAN: Yani ortaya çıktığında mı demek istiyorsunuz? Geldi dediniz çünkü. Şu anda İstanbul’da.
ADNAN OKTAR: Evet, Genel olarak ona lider olarak uyulduğu dönemi kastediyorum tabi.
SUNUCU BAYAN: Yani kendini gösterdiğinde diyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Evet.