OKTAR BABUNA: Atatürk’ümüzün İslam’ı ve dindarlığı öven sözleri; “Biz ne Bolşevikiz ne de komünist; ne biri ne diğeri olamayız. Türklermilliyetperver ve dinlerine hürmetkâr bir millettir. ”
ADNAN OKTAR: Biz Türk milliyetçisiyiz değil mi?Ve anti-komünistiz diyor Atatürk.
OKTAR BABUNA: Evet anti-komünistiz, anti-darwinistiz.
ADNAN OKTAR: Evet, Allah’a inanıyoruz diyor. Ve dindarız diyor maşaAllah.
OKTAR BABUNA: MaşaAllah. Mustafa KemalCumhurbaşkanı seçildikten sonra teşekkür konuşmasını şu şekilde bitirmiş: Ancak böylelikle ve Allah’ın yardımıyla bana verdiğiniz ve vereceğiniz görevleri iyi bir biçimde yapabileceğimi umarım. Milletimiz din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete sahiptir. Bu faziletleri, hiçbir kuvvet milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz da.
ADNAN OKTAR: Hay maşaAllah. Türk dili ve İslamiyet gibi iki büyük güzellik değil mi?Hiçbir şekilde din ortadan kalkmayacaktır diyor değil mi?Türklük de hiçbir zaman için ortadan kalkmaz. İnşaAllah.
OKTAR BABUNA: "Büyük bir inkılâp yaratan Hazreti Muhammed (sav)’e karşı beslenilen sevgi, ancak O'nun ortaya koyduğu fikirleri, esasları korumakla tecelli edebilir”.
ADNAN OKTAR: Bir daha oku bakayım.
OKTAR BABUNA: "Büyük bir inkılâp yaratan Hazreti Muhammed (sav)’e karşı beslenilen sevgi, ancak O'nun ortaya koyduğu fikirleri, esasları korumakla tecelli edebilir”.
ADNAN OKTAR: Resulullah’ın ahlakına tam tabi olalım diyor, Kuran ahlakına tam tabi olalım diyor değil mi?Gazi Hazretleri, MaşaAllah.
OKTAR BABUNA: MaşaAllah. Şemsettin Günaltay ülkü dergisi: Dinsiz devletlerin devamına imkân yoktur. Her fert din ve diyanetini, imanını öğrenmek için bir yere muhtaçtır. Orası mekteptir. Fakat nasıl ki her hususta yüksek mektep ve ihtisas sahipleri yetiştirmek lazımsa, dinimizin hakikatini tetkik, tetebbu ilmi ve fenni kudretine sahip olacak güzide ve hakiki ulema yetiştirecek yüksek müesseselere sahip olmalıyız.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Bak dini aynı zamanda fenle öğrenin diyor değil mi?Hazreti Atatürk. Çünkü darwinizm materyalizm gibi sapkın felsefeler, din karşıtı felsefeler ancak fenle, bilimsel metotlarla ortadan kalkabiliyor. Kuran’ın hakikatleri de yine bilimle anlaşılıyor. Allah’ın sanatı yine bilimle anlaşılıyor. Atatürk’ümüz bu güzel hususlara çok veciz özlü ifadelerle yer vermiş.
OKTAR BABUNA: Ezan ve Kuran’ı Türklerden başka hiçbir Müslüman millet bu kadar güzel okuyamaz. MaşaAllah.
“… Bizim dinimiz, hiçbir vakit, kadınların erkeklerden geri kalmasını istememiştir. Allah’ın emrettiği şey, Müslüman erkekle Müslüman kadının beraberce din öğrenerek eğitilmesidir. Kadın ve erkek bu ilim ve eğitimi aramak ve nerede olursa oraya gitmek ve onunla mücehhez yani donatılmış olmak zorundadır. MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Kadın haklarının güçlenmesinde Atatürk’ümüzün çok büyük etkisi oldu.
OKTAR BABUNA: Atatürk Hafız Yaşar`ı sever ve çok beğenirdi. Bazı zamanlar `Hafızı çağırın` derdi. Salonda Hafız Yaşar`ın makamı ile okuduğu Kuran-ı Kerim surelerini huşu ile dinlerken gözlerinden yaş aktığına şahit olunmuştur.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, Allah aşkı.
OKTAR BABUNA: Evet. Atatürk bazı kereler çalışırken okuduğu tefsirlerin çok tesirinde kalırdı ve de `Hey büyük Allah’ım... Kuran`a inanmayan kâfirdir, bize nasıl yol gösteriyor?Bunları tüm dünyaya okutmalıyız` diye söylerdi. Sonra o an yanındakilere `Okurken ruhum coşuyor, size de oluyor mu?` diye sorardı.
ADNAN OKTAR: Halis Müslüman evladı, Kuran’ın coşkusunu her an ruhunda yaşıyor. Elhamdülillah.
OKTAR BABUNA: Uhud Savaşında Hazreti Resulullah düşmana yalnız gitti; neyine güveniyordu?Neye sığınıyordu?Allah`a değil mi?Ben de Allah`a sığınıyorum. MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bu mucizedir. O savaşta peygamberimize hiçbir şey olmamıştır (sav)’e. Gazi Hazretleri bu konuya dikkat çekiyor. Ve imanın bir coşkusu olarak bu güzel olayı aktarıyor.
OKTAR BABUNA: `... Hz. Muhammed`in hayatına ait bir kitabın tercüme edilmesi için de emir verdim... ` Yakın arkadaşlarından Hafız Yaşar Okur, Atatürk`ün Peygamber Efendimiz`den her zaman büyük takdirlerle bahsettiğini ve O`nun yaşadığı yıllar için hep `Hz. Peygamber`in zaman-ı saadetlerinde... ` şeklinde saygı ifadeleri kullandığını aktarmıştır.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Bak zaman-ı saadetlerinde. Peygambere saygıyı görüyor musun?SAV. MaşaAllah. Bir de çok centilmen ve çok kibar bir insandı Atatürk. Sofraları mükemmel, kıyafetler tertemiz. Üslup çok nezaketli, değil mi?Adap, edep, nezaket, hepsini çok mükemmel bilen bir insandı. Bak Resulullah’a hitapları da çok çok mükemmel. Dili de çok güzeldir Atatürk’ün, kullandığı dil. Çok mükemmeldir yani inşaAllah. Buyurun. MaşaAllah.
OKTAR BABUNA: Cetlerimizin, Selahaddin`in idaresi altında, uğrunda Hıristiyanlarla mücadele ettikleri topraklarda yabancı hâkimiyet ve nüfuzunun tahtında bulunmasına müsaade etmeyeceğimizi beyan edecek kadar bugün, Allah'ın inayeti ile kuvvetliyiz. Avrupa bu mukaddes yerlere temellük etmek yani sahiplenmek için yapacağı ilk adımda bütün İslam âleminin ayaklanıp icraata geçeceğinden şüphemiz yoktur.
ADNAN OKTAR: Hay maşaAllah. Bak İslam Birliği’nden bahsediyor. İslam Birliği Atatürk’ümüzün mühim ülkülerinden birisiydi. Türk Birliği bir, İslam Birliği iki... Bunu mükemmel orda açıklamış. MaşaAllah.
OKTAR BABUNA: Atatürk'ün uşağı Cemal Granda anlatıyor. İnanışı samimiydi. Bence Allah'a inanıyordu. Herkes çekilip yapayalnız kalınca gökyüzüne bakar, kendi kendine "Allah" derdi. MaşaAllah.
Suudi Arabistan yönetimi Vahabi inancı gereği tüm mezarları düzenleyip yok ederken, eğer Hz. Muhammed’in mezarına dokunurlarsa askerleriyle savaşmaya geleceğini bildirmiş ve böyle tek başına Hz. Muhammed’in mezarının kalmasını sağlamıştır.
ADNAN OKTAR: Suudiler biliyorsunuz mezarları dümdüz yapıyorlardı. Atatürk’ümüz haber göndermiş, sakın ha, sakın. Bitti ondan sonraolay. Mezarı Resulullah’ın bugün aynı şekilde duruyor maşaAllah. Elhamdülillah.
OKTAR BABUNA: Kuran’ın Türkçe mealini Türkiye Büyük Millet Meclisine yaptırmış Diyanet İşleri başkanlığını devlet içine yerleştirmiştir. Aydın din adamı yetişsin diye İmam Hatipler açmıştır. Anıtkabir’de sergilenen cep Kuran’ıhep üzerinde taşımıştır.
ADNAN OKTAR: Elmalı Hamdi Yazır’ın Kuran tefsirini Atatürk yaptırmıştır. Bizzat yaptırmıştır, talimatla. Buhariye Şerif’i de. Buhari hadis kitabı biliyorsunuz Kütübi Sitte’de. Onu da yine Türkçeye kazandırmıştır. Millet okusun insanlar öğrensin diye. Yani hizmetleri saymayla bitmez dine İslam’a Kuran’a maşaAllah.
OKTAR BABUNA: MaşaAllah. Döneminde Milli Eğitim bakanınıngetirdiği ateist fikirler işleyen bir kitabın okullarda okutulmak istenmesinden dolayışiddetle bakanı eleştirmişve kitabın yazarı olan öğretmenin de meslekten uzaklaştırılmasını istemiştir.
ADNAN OKTAR: Hay MaşaAllah. Bak darwinist, ateist, materyalist sisteme şiddetle karşı Gazi Hazretleri ve derhal uyarıyor. Masonluğa karşı da biliyorsunuz çok kararlıydı, bir gecenin içinde aslan kükremesi gibi kükredi, bir gecenin içinde bitti masonluk. Hemen kapatıldı. Osmanlı döneminde padişahlar cesaret edemiyordu, Osmanlı padişahları. Hiç kimse cesaret edememiştir. Gece kapatın dedi, bitti, hemen kapatıldı. maşaAllah.
OKTAR BABUNA: Atatürk ile Fransız Gazetesi’nin röportajında gazeteci, devrimlerinin din karşıtı olduğu yönünde yorum yapınca, bu yorumu reddedip “Türk milleti daha dindar olmalıdır, bütün sadeliğiyle daha dindar olmalıdır” diye savunmuştur.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Fransızlar herkesi kendi kafasında görmüş olabilir o dönemde, Atatürk’ü tanımamışlar, daha da çok tanıtacağız onlara inşaAllah.
OKTAR BABUNA: İslam dini kurallarına göre defnedilmesini vasiyet etmiştir.
ADNAN OKTAR: Vasiyeti yerine getirildi biliyorsunuz. Zaten İslami kurallara göre güzel cenaze namazı inşaAllah kılındı, İslami usullere göre güzelce Gazimizi inşaAllah toprağa tevdi ettik elhamdülillah.
OKTAR BABUNA: Hafız Yaşar Okur da Atatürk’ün Ramazan aylarındaki davranışlarını şöyle gözlemlemiştir: Ramazanların Atam için çok büyük bir önemi vardı. Beni huzurlarına çağırır, Kuran-ı Kerim’den bazı sureler okuturdu. Ben okurken gözleri bir noktaya takılır, derin bir huşu içinde dinlerdi. Ruhunun çok mütelezziz olduğu her halinden anlaşılırdı. Ramazanlarda bir ay müddetle Hacı Bayram-ı Veli ve Zincirlikuyu camilerinde şehitlerin ruhuna Hatim-i Şerif okumamı emrederlerdi. MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah. Bak lezzet alırdı ruhu diyor değil mi Kuran’ın tilavetinden, mevlitlerden çok zevk alıyor maşaAllah, elhamdülillah.
OKTAR BABUNA: Nuri Ulusu, Atatürk’ün 30 Ramazan gecelerine büyük önem verdiğini şöyle anlatmaktadır: Atatürk 30 Ramazan geceleri o devrin hafızları olan beyleri davet ederdi. Atatürk davet ettiği bu hafızlardan tek tek din hususunda bilgiler alırdı. Ayrıca çok üzerinde durduğu Türkçe Kuran-ı Kerim hakkında görüşlerini de sorardı. Yine bir Ramazan ayı gecesinde hafızlar geldiğinde hep birlikte salona girdiler. Konu yine Türkçe Kuran-ı Kerim’di. Atatürk hepsiyle ayrı ayrı ilgilendi. Kuran-ı Kerim’den okudukları duaları zevkle dinledi maşaAllah.
Hâlbuki elhamdülillah hepimiz Müslüman’ız, hepimiz dindarız. (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, cilt 2, s. 131)
ADNAN OKTAR: Bakın bu Atatürk’ün hitabıdır. Bir daha söyle.
OKTAR BABUNA: Hâlbuki elhamdülillah hepimiz Müslüman’ız, hepimiz dindarız. MaşaAllah.
Atatürk Edirne’de fırka kumandanı olarak görev yaptığı sırada Cuma namazlarını Selimiye Camiinde kılmıştır. Burada yine bir Cuma namazında tanıştığı bir hafızla arasında şöyle bir konuşma geçmiştir: Oğlum terbiye görmüş güzel bir sesin var. Okuduğun ezanı çok beğendim ve duygulandım, seni tebrik ederim. Oğlum Edirne’de kaldığımız süre içinde ben Cuma namazına hangi camiye gidersem sen de o camiye gelecek ve iç ezanı okuyacaksın.
ADNAN OKTAR: Hay maşaAllah. Hay maşaAllah.
OKTAR BABUNA: Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı yıllarında da namaz kılacaktır. Örneğin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı 23 Nisan 1920’de Ankara’da Hacı Bayram Camiinde öğle ve Cuma namazlarını kılmış, 7 Şubat 1923’te de Balıkesir Paşa Camiinde minbere çıkıp “Allah birdir, şanı büyüktür, Hz. Muhammed onun kulu ve elçisidir” diye söze başlayarak hutbe vermiş ve cemaatle birlikte namaz kılmıştır.
ADNAN OKTAR: Bakın hutbe veriyor hutbe. MaşaAllah, elhamdülillah.
OKTAR BABUNA: Atatürk 1923 yılında Konya’da Darül Hilafet-ül Aliye medresesinde ahlak dersinin okutulduğu bir sınıfa girmiş. Hamdi zadi Hamdi adlı bir öğrenciden innallahe yemiriküm entüeddül lemaneti ila ehlila Nisa Suresi, 58 şeytandan Allah’a sığınırım; “şüphesiz Allah size emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor” ayetini yorumlamasını ve ayetten çıkan ahlak ilkelerini açıklamasını istemiştir. Öğrencilerin açıklamalarının ardından Atatürk öğretmen ve öğrencilere “bu ayet-i kerimeyi muvaffakıyetimiz için yegâne bir delil hayreylerim” diyerek duygu ve düşüncelerini açıklamıştır.
ADNAN OKTAR: Allah, Allah, maşaAllah, bakın hayata uygulansın diyor. Tabi bak muvaffakıyetimiz için bu ahlakı, Kuran’ın bu emrini hayata uygulayalım diyor maşaAllah.
OKTAR BABUNA: Kurtuluş Savaşının en zor günlerinde Kerim Paşa, Kuran’da geçen şeytandan Allah’a sığınırım “Allah’ın eli onların üzerindedir” ayetini yorumlamış ve bu ayette belirtildiği gibi Allah’ın yardımıyla sıkıntılardan aşılacağını söylemiş. Bunun üzerine Atatürk şöyle karşılık vermiştir: Azizim yedullahi fevka eydihim, Allah’ın eli bütün ellerden üstündür, millet Allah’ın buyruğunu yerine getirecektir ve buyurduğunuz gibi milletçe elde edeceklerimiz hayırlı ve uğurlu olacaktır. Lütufkâr dualarınızın eksik edilmemesini rica ederim. Gayret bizden, yardım ve kolaylık ölümsüz Allah’tandır. MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, bakın her konuda Kuranla karar alıyor maşaAllah. Evet.
OKTAR BABUNA: Atatürk’ün en çok üzerinde durduğu surelerden biri Şura suresidir. Atatürk bir konuşmasında Şura suresine şöyle vurgu yapmıştır: Kuran ayetlerine ve Peygamberimizin sözlerine göre hükümetin yalnız esasları ifade edilmiştir. Onlar şunlardır: danışıp konuşma, adalet ve devlet başkanına itaat, şura muamelatı nasıl insanlara ait davranışları ifa ederken adilane ifa edilecektir çünkü adaletten mücerret yani ayrılmış olan şura Allah’ın emrettiği bir şura olamaz. Atatürk Cumhuriyet’e giden süreçte Sırpça Şura suresine göndermeler yapmıştır. Atatürk bir keresinde “Senin şanını yükseltmedik mi?” ayetini de içeren İnşirah suresinin tefsirini yapmıştır.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, elem neşrahleke, maşaAllah.
OKTAR BABUNA: Atatürk’ün kütüphanecisi Nuri Ulusu aktarıyor: Atatürk bazı kereler çalışırken okuduğu tefsirlerin çok etkisinde kalırdı ve de “Ey büyük Allah’ım, Kuran’a inanmayan kâfirdir, bize nasıl yol gösteriyor Kuran’ı tüm dünyaya okutmalıyız” derdi. Sonra o an yanındaki bizlere “Okurken ruhum coşuyor size de oluyor mu?” diye sorardı. MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah. Oku devam et.
OKTAR BABUNA: Nuri Ulusu aktarıyor: Atatürk bir gece bahçede dolaştıktan sonra köşkün kapısına geldiklerinde kapının tam önündeki kayısı ağacına gözü takılıverdi. Dallarında kayısılar olmuş, öylece duruyorlardı. Şöyle bir baktı, sonra alçak olan bir daldan eliyle tutarak birkaç tane kayısı kopardı. Sonra eliyle ovalayıp yemeye başladı. Ve yerken de “Oh oh ne kadar da güzelmiş, Allah’ın hikmetine bakın, neler yaratıyor neler, inanmayanlar kâfirdir” diyerek içeri girerdi.
ADNAN OKTAR: Hayatının her safhasında Allah ile beraber olduğunu görüyoruz Atatürk Hazretlerinin, evet.
OKTAR BABUNA: Mithat Cemal Kuntay ve Nuri Ulusu ayrı ayrı aktarıyorlar: Manevi kızı Nebile’ye sık sık ezanı ve Yasin suresini yüksek sesle okumasını istiyor, Nebile Yasin suresini ezbere biliyordu. MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, yakınlarına da Ülkü Hanıma da. Ülkü Hanım ile bizzat konuştum, görüştük: Çok dindardı diyor maşaAllah. Sürekli Allah’ı anardı diyor, bana uzun uzun anlatmıştı. Bizzat kulaklarımla duydum diyor maşaAllah.
OKTAR BABUNA: Atatürk’ün Peygamber Efendimize duyduğu hayranlık: Muhammed Mustafa peygamber olmadan evvel kavminin sevgisine, saygısına, güvenine erişti. Fahr-i âlem Efendimiz sonsuz tehlikeler içinde, tükenmez sıkıntılar ve zorluklar karşısında 20 sene çalıştı ve İslam dinini kurmaya ait Peygamberlik görevini yapmayı başardıktan sonra Cennetin en yüksek katına erişti.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah tam Müslüman evladı, tam halisane, evet devam et.
OKTAR BABUNA: Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri Cenab-ı Hakk tarafından insanlara dini gerçekleri bildirmeye memur ve elçi olmuştur. Anayasası hepimizce bilinir ki şanı büyük olan Yüce Kuran’daki naslardır. İnsanlara gelişme ve aydınlanma ışığı vermiş olan dinimiz, son dindir ve en eksiksiz dindir. 1923 yılında Balıkesir Zağanos Paşa camiinde minberden söylemiştir.
ADNAN OKTAR: Hay aslanım maşaAllah.
OKTAR BABUNA: Din insanların gıdasıdır. Dinsiz adam boş bir eve benzer. İnsana hüzün verir. Mutlaka bir şeye inanacağız. Bu dinlerin en sonuncusu, elbette en mükemmelidir. İslam dini hepsinden üstündür. Onun hak peygamber olduğundan şüphe edenler şu haritaya baksınlar ve Bedir destanını okusunlar. Hazreti Muhammed’in bir avuç imanlı Müslüman ile mahşer günü kalabalık ve alabildiğine zengin Kureyş ordusuna karşı Bedir Meydan Muharebesinde kazandığı zafer, fani insanların karı değildir. Onun peygamberliğinin en kuvvetli delili işte bu savaştır.
Bence dinsizim diyen mutlaka dindardır. İnsanın dinsiz olmasının imkânı yoktur. Dinsiz kimse olamaz.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah bak bu çok önemli bir konudur. Buna Atatürk dikkat çekmiştir. Hakikaten mesela Darwinistim, Materyalistim dese bile bakıyorsun gene Allah’a inanıyorlar. Yani her halükarda inanıyorlar maşaAllah.
OKTAR BABUNA: Bütün dünyanın Müslümanları Allah’ın son peygamberi Hz. Muhammed’in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli, tüm Müslümanlar Hz. Muhammed’i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli, İslamiyet’in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmeli zira ancak bu şekilde insanlar kurtulabilir ve kalkınabilirler. Büyük bir inkılâp yapan Hz. Muhammed (sav)’e karşı beslenilen sevgi ancak onun ortaya koyduğu fikirleri, esasları korumakla tecelli edebilir. (Şemsettin Günaltay, Ülkü Dergisi)
ADNAN OKTAR: Bakın şimdi Atatürk’e lafsöyleyen insanlar bubir daha bir dinlesinler. Bir daha oku.
OKTAR BABUNA: Büyük bir inkılâp yapan Hz. Muhammed (s.a.v.)’e karşı beslenilen sevgi ancak onun ortaya koyduğu fikirleri, esasları korumakla tecelli edebilir. MaşaAllah
O Allah’ın birinci ve en büyük kuludur. Onun yüzünde, Onun izinde bu gün milyonlarca insan yürüyor. Benim senin adın silinir fakat sonuca kadar O ölümsüzdür.
ADNAN OKTAR: Deminki o şeyi oku bir daha. Bir evvelki yazıyı oku.
OKTAR BABUNA: Büyük bir inkılâp yapan Hz. Muhammed (s.a.v.)’e karşı beslenilen sevgi ancak onun ortaya koyduğu fikirleri, esasları korumakla tecelli edebilir. MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: Çok açık, Kuran aşığı ve Resulullah aşığı. Çok mükemmel maşaAllah.
OKTAR BABUNA: Atatürk’ün İslam dini hakkındaki sözleri. Ey Millet: Allah birdir, şanı büyüktür, Allah’ın selameti, atıfeti ve hayrı üzerinize olsun. Koyduğu esas kanunlar Kuran-ı Azim-ü şandaki ayetlerdir. İnsanlara feyz ruhunu vermiş olan dinimiz son dindir. Ekmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, hakikate uymamış olsaydı bununla diğer ilahi ve tabi kanunlar arasında aykırılıklar olması gerekirdi. Bütün ilahi kanunları yapan Cenab-ı Hak’tır.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah. Kuran bilimle iç içedir. Bilimi farz kılar. Gazi Hazretleri buna dikkat çekmiş. MaşaAllah.
OKTAR BABUNA: Milletimiz din gibi kuvvetli bir fazilete sahiptir. Bu fazileti hiçbir kuvvet, Milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz.
ADNAN OKTAR: EvvelAllah. İnşaAllah.
OKTAR BABUNA: Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur.
ADNAN OKTAR: Milleti dinsiz yapmaya kalkmışlardı kendilerince, çelik bir duvara çarptılar. Dünyanın en dindar milletidir Türk Milleti. MaşaAllah.
SUNUCU: İslam’ın en güzel yaşandığı devlet
ADNAN OKTAR: En mükemmel yaşandığı ve buna gidin her yerde gidip sorun. Fas’a gidip sorun, Cezayir’e gidip sorun hepsi onu söyleyecektir. En temiz, en düzgün, en ilimle, bilimle, derinlikle, güzellikle yaşanan yer Türkiye’dir. MaşaAllah.
SUNUCU: Araplar hep Hocam kendilerine diyorlar ya işte sadece bizde yaşanıyor diye. Ama onlar Peygamberimiz (s.a.v.)’in mezarını bile koruyamadılar yani zamanında.
ADNAN OKTAR: Tabii, Atatürk Hazretleri onlara ültimatom vermeseydi Allah vermesin, kim bilir ne yapacaklardı.
OKTAR BABUNA: Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur. Türk Ulusu daha dindar olmalıdır. Yani tüm sadeliğiyle dinler olmalıdır. Dinime, bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum. Atatürk’ün söylev ve demeçleri.
ADNAN OKTAR: Sabaha kadar okusak bitmez. Ama bu güzel günde Atatürk’ümüzü yine böyle kapsamlı şekilde yâd ettik. Onun güzel ahlakını, Müslümanlığını, milliyetçiliğini, vatanperverliğini, akılcılığını, bilime bakış açısını da bir kere daha gören gözlere de görmeyen gözlere de göstertmiş olduk. İnşaAllah. MaşaAllah.