ADNAN OKTAR: Cehennem tabaka tabaka yani her yer birbirinin aynı değildir. Nasıl cennet farklı ise cennet de tabaka tabakaysa insanlar da ahirette suçunun şiddetine göre ayrı ayrıdır. Mesela bazı yerler cehennemin mesela üst tabakaları daha hafiftir. Oradaki azap daha azdır. Orada da ama her halükarda bir karanlık, kirlilik, cehennem mahalleleri, kavga, gürültü, monotonluk ve sıkıcılık hakimdir. Onlar cennetle kıyasladıkça daha çok azap çekecek ekiptir onlar. Yani cennete bakıp bakıp ızdırapları artıyor onların. Yani kıyasla acıları artıyor onların ama münafıklar ve azılı kafirlerin çok şiddetlidir onların çektiği azap yani onlar her gün ateşe sunuluyorlar, çok şiddetli azap çekmelerine rağmen gene Allah; “çok dayanıklıdırlar” diyor azaba. Yani hiçbir şekilde etkilenmiyorlar yani ne kadar yapılırsa yapılsın, ateşe sokulursa sokulsun, gene aynı azgınlığı ile çıkıyor ateşin içinden. Mesela “yüzünün derileri, eti dökülür” diyor Cenab-ı Allah, kafatası çıkıyor ateşin şiddetinden, yeniden Allah yüzünü etle örtüyor; yine aynı kafada, değişmiyor üslubu. Allah; “sonsuza kadar değişmez” diyor. Özel yaratılmış yani.
SUNUCU: İnatları devam ediyor Hocam diyebilir miyiz?
ADNAN OKTAR: İnatçı evet, özel yaratılmış Cenab-ı Allah’ın böyle yarattığı mahluklar, garip mahluklar. Fakat onu gören müminler cennetin kıymetini çok daha iyi anlıyorlar. Yani burada asıl müminlere yönelik bir ders var. O anlamaz zaten o adam, anlamadığını belli ediyor da, “göz ucu ile bakar” diyor Cenab-ı Allah yani pişmanlığını gizliyor yani öyle bir şeye ihtiyaç duymuyor. Yani mesela birisi “sen hata yaptın” dediğinde; “yok” diyor “ben hata yapmadım” diyor, “doğru yaptım” diyor. Yani meydan okuyan bir tavrı var. Sonsuza kadar da böyle olacaktır ama bir kısmı “bizi geri gönder” diyorlar Cenab-ı Allah’a, yani öyle söyleyenler de var ama Allah diyor; “geri gelseler gene aynı şeyi yaparlar” diyor.
SUNUCU: Bir şans daha istiyorlar Hocam.
ADNAN OKTAR: Bir imkan daha, şansı kullanmıyoruz biliyorsunuz inşaAllah. Bir imkan daha. Halbuki fıtratı aynı duruyor, aynı adam, zaten ona 50-60 yıl vakit verilmiş. 50-60 değil birkaç saat bile bir insana yeter. 3-5 saat bile yeter değil mi? Anlayacak adama yeter, anlamıyorsa geri gelse defalarca gelse gene aynı tavrı gösterecektir inşaAllah.