ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım, Fussilet Suresi, 21’inci ayet: “Kendi derilerine dediler ki:...” Kendi vücut derilerine dediler ki,“...Niye aleyhimize şahitlik ettiniz?...” Deriler ahirette konuşuyor. Adamlara suçunu söylüyorlar, “sen şunu yaptın” diyorlar. Çünkü sordun mu söylemiyor, yalan söylüyorlar, yalancılar. Alışmış yalan söylemeye, orada da yalan söylüyor. “Kendi derilerine dediler ki: "Niye aleyhimize şahitlik ettiniz?" “Dediler ki: "Her şeye nutku verip-konuşturan Allah, bizi konuşturdu.” Bak, her şeye nutku veren, her şeyi konuşturan Allah. Televizyonları, radyoları da konuşturan Allah’tır. Şu an televizyondaki çıkan konuşmayı yaratan da Allah’tır. Yani her şeye, insanlara, kuşlara değil mi, hepsine. "Her şeye nutku verip-konuşturan Allah, bizi konuşturdu” Telefonlara, değil mi, her şeye. “...Sizi ilk defa o yarattı...” İlk defa o yarattı diyor Allah. “...O’na döndürülüyorsunuz. Siz işitme, görme...” Bak işitme ve görme, “...duyularınız ve derileriniz...” Bakın işitme, görme duyuları, yani göz, kulak ve deri. “...aleyhinize şahitlik eder diye sakınmıyordunuz.” Yani hiç böyle bir şeyi düşünmediniz, söylendiği halde. “...Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Allah’ın bilmeyeceğini sanıyordunuz.” Halbuki Allah, orada işte bildiğini onlara göstermiş oluyor. 26. ayette diyor ki Cenab-ı Allah: “İnkar edenler dediler ki: ‘Bu Kuran'ı dinlemeyin ve onda okunurken yaygaralar koparın. Belki üstün gelirsiniz.’" Yani Müslümana, mesela iman ediyorum dedin mi, İslam’dan Kuran’dan bahsettin mi, bağırtı-çağırtı yahut orayı terk etmek veyahut pankartlarla gösteri yapmak, sen nasıl Allah’ın varlığını savunursun, nasıl Allah birdir dersin, işte, vatan elden gidiyor tarzında değil mi böyle sahtekarca, samimiyetsiz tavırları gösterenler oluyor. Kuran ona işaret ediyor. 29. ayette, “İnkar edenler dediler ki: Rabbimiz, cinlerden ve insanlardan bizi saptırmış olanları bize göster”. Ahirette bunu istiyorlar. Dövecekler, artık ne yapacaklarsa? Bakın “Cinlerden ve insanlardan”. Şimdi, insanlardan da mesela insanları saptıran insanlar var. Darwinizm’e, materyalizme, komünizme, terörizme değil mi, masonluğa insanları çeken güçler var. Fakat diyor ki, bakın “cinlerden de” diyor. Bu da Masonlar’ın cinlere taptığını da göstertiyor çünkü cinni şeytanlara tapıyorlar. Cinni şeytanlar, onları o yoldan çıkartıyor yani anormal çizgiye getiren onlardır. “...ve insanlardan bizi saptırmış olanları bize göster, ayaklarımızın altına alalım, en aşağılarda bulunanlardan olsunlar." En aşağılarda bulunanlar, yani cehennemin en derin tabakasına gönder onları diyor, biliyorlar orada azabın çok olduğunu. Aynı zamanda onu belirtiyor. Ayaklarımızın altına alalım. Bir de iyice dövüp, yerlerde sürüklemek istiyorlar. Yani cehennemde kafirler kendi aralarında sürekli kavga edecekler. Yani çok şiddetli kavgalar olacak. Buluyorlar da birbirlerini hakikaten, sen beni diyor, cehenneme beni sen düşürdün, o da diyor, sen beni düşürdün. Birbirlerini kıyasıya dövüyorlar. Kuran, buna işaret ediyor. Masonların, cinni şeytanlara taptıklarına da delildir bu. Mesela iddia edilen Ergenekon örgütü de cinni şeytanlara tapıyorlar, ona da işaret ediyor. “Şayet sana...” diyor Cenab-ı Allah, 36. ayette. “....şeytandan bir kışkırtma gelecek olursa,” Mesela, birini döv, söv, yahut çirkin bir söz söyle, yahut harama gir gibi. “ Şayet sana, şeytandan bir kışkırtma gelecek olursa hemen Allah'a sığın.” Ya Rabbim, sana sığınıyorum diyecek Müslüman. “Çünkü O, işitendir, bilendir.” Yani sen dua ettiğinde, hemen işitir diyor Allah ve bilir diyor Allah. “İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen en güzel olan bir tarzda kötülüğü uzaklaştır.” Kötülüğü uzaklaştırmak için kötülük yapılmaz. Ters laf söyleyene ters laf söylenmez, dövene döverek karşılık verilmez. Bakın, “İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen en güzel olan bir tarzda kötülüğü uzaklaştır, o zaman görürsün ki seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dostun oluvermiştir.” Sıcak dostun olur diyor Allah. Onun için yani imalı, ters lafa ters lafla cevap vermek değil, kötü bir söze, kötü bir söz ile cevap vermek değil, güzel ve saygılı bir söz ile cevap vermek lazım. Yani o şaşırsın, yani Müslümanın efendiliğine, terbiyesine, sabrına, intikam almaktan kaçınmasına, insancıllığına şaşırsın ve güzel örnek alsın. Hakikaten de sonra dost oluyorlar. Kuran, buna işaret ediyor inşaAllah. Buna, Cenab-ı Allah diyor ki bak ayetin devamında; “Buna, sabredenlerden başkası kavuşturulamaz.” Şimdi adam bir laf söyledi. Buna okkalı bir söz söylediğinde, insan tabii nefsi rahatlar. Mesela ağır bir hakaret ile karşılık verdiğinde, rahatlar. Ama sabreden ne yapıyor? Bir kendine hakim oluyor, öfkesini bir yeniyor, sabrediyor ve güzel bir söz söylüyor. Bakın, Allah diyor ki, “Buna, sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz.” Büyük pay nedir? Allah’ın rızası, rahmeti ve cennetidir.
İnşaAllah. “Gece, gündüz, güneş ve ay O'nun ayetlerindendir. Siz güneşe de, aya da secde etmeyin.” Yani, sapkın inanç şekilleriniz olmasın diyor Allah. “...Allah’a secde edin...” Allah’a iman edin, namaz kılıyorsanız Allah için namaz kılın. “...ki bunları Kendisi yaratmıştır. Eğer O'na ibadet edecekseniz.” Allah’a ibadet etmek istiyorsanız, mutlaka Allah’a ibadet edin diyor. “Şayet onlar büyüklenecek olurlarsa,” Ben diyor, namaz kılmak benim ağırıma gider şimdi, arkadaşlarım görür, mahçup olurum, küçük düşerim ben diyor secdeye gideceğim diyor, kıyamda duracağım, rüku yapacağım, ben bunu yapamam diyor. Benim ağırıma gider diyor, çok gördüm, ağırına gidiyor adamın. “Şayet onlar büyüklenecek olursa, Rabbinin Katında bulunanlar, O'nu gece ve gündüz tespih ederler ve bundan bıkkınlık duymazlar.” Bakın, melekler gece-gündüz Allah’ı tespih ediyorlar. Kimi rükuda, kimi secdede ve kimi kıyamda ve bundan da bıkkınlık duymazlar diyor Allah. Bunda bir işaret daha var; namazdan bıkılmaz, güzel ahlaktan bıkılmaz, sevgiden bıkılmaz, insan sevdiğinden bıkmaz, değil mi, eşinden bıkmaz. Efendim, Allah’ın güzel tecellilerinden bıkmaz. Güzel sözden, güzel nezaketli tavırlardan, efendilikten, değil mi, helale göre, helale-harama göre hareket etmekten bıkmaz. Bu müminin vasfı. Allah melekleri örnek gösterdi. Bak onlar bıkmıyorlar diyor, siz de sakın bıkmayın diyor. Zaten Müslümanın aklından geçmez, ama gene de şeytani vesvese olursa Kuran ona dikkat çekiyor inşaAllah.