Adnan Oktar'ın 25 Aralık 2009 tarihli Tempo TV röportajından
ADNAN OKTAR: Diyor ki ayette, Tevbe Suresi 42’de Şeytan’dan Allah’a sığınırım, “Eğer yakın bir yarar” mesela 3 yıl 5 yıl içerisinde yakın bir yarar “ve orta bir sefer olsaydı,” yani orta bir çalışma gerektiren bir şey olsaydı, “onlar mutlaka seni izlerlerdi.” Yani kısa sürede olursa izlerlerdi diyor. “Ama zorluk onlara uzak geldi” diyor Allah. Yani bu çok uzak iş diyor yani uzak netice diyor. "Eğer güç yetirseydik muhakkak seninle birlikte mücadeleye çıkardık diye sana Allah adına yemin edecekler.” Hem de Allah’a inandıklarını söyleyerek yemin ediyorlar. Bak “eğer güç yetirseydik muhakkak seninle birlikte mücadeleye çıkardık.” Ama orta bir sefer olursa bunu söylemiyor. Uzun görürse bunu söylüyor. “Kendi nefislerini helaka sürüklüyorlar” diyor Allah. Kendilerini batırıyorlar diyor. “Allah onların gerçekten yalan söylediklerini biliyor” diyor yani bu açıklamalar samimi değil diyor Allah yani “eğer güç yetirseydik muhakkak seninle birlikte savaşa çıkardık” mücadeleye çıkardık sözleri samimi değil diyor. Kuran aynı zamanda bir insan psikolojisini çok köklü analiz eden bir psikoloji kitabıdır aynı zamanda yani bu kadar mükemmel bir psikoloji kitabı, insan ruhunu bu kadar güzel analiz eden hiçbir bilimsel eser yoktur Kuran’ın dışında. Yani insan karakterini en ince detaylarına kadar bilinç altına ve bilinç üstüne kadar çok mükemmel analiz eder. Bakın diyor ki Cenab-ı Allah: “İşte orada, iman edenler sınanmış ve şiddetli bir sarsıntı ile sarsıntıya uğramışlardı.” Demek ki müminler imtihan ediliyor ve özellikle zamanla imtihan ediliyor. Yani zamanın uzaması ile. “Hani, münafık olanlar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: "Allah ve Resulü, bize boş bir aldanıştan başka bir şey vadetmedi" diyorlardı.” Mesela biz de diyoruz ki İslam dünyaya hakim olacak Türk-İslam Birliği olacak, adamlar diyor ki nerede diyor, olacak iş mi diyor, Amerika var, Rusya var, Çin var. Nereden çıkarıyorsun? İslam alemi paramparça olmuş diyor. Olacak iş değil diyor. Yani Kuran ayetlerini gösteriyoruz. Diyor ki bakın Kuran’da Allah dünyaya hakim olacağını açık açık söylüyor Nur Suresi 55. ayeti başta olmak üzere bir çok ayette var, bunlar var diyoruz. Hadislerde de bu açıkça belirtiyoruz ama diyorlar Allah da yalan söylemiş demiş diyorlar Kuran’da, Resulü de yalan söylemiş diyorlar haşa, “Allah ve Resulü bize boş bir aldanıştan başka bir şey vadetmedi” diyorlar çünkü süre uzamış, bir türlü neticeye ulaşamıyorlar. “Onlardan bir grup da hani şöyle demişti” bakın başka bir grup başka bir münafık ekip veya başka bir hasta yahut kendini toparlayamayan bir grup da; "Ey Yesrib (Medine) halkı,” şehir halkı bu herhangi bir şehir “artık sizin için (burada) kalacak yer yok, şu halde dönün." Artık vazgeçin evlerinize dönün, değil mi bırakın bu faaliyetleri yani herkes evine dönsün. Yani ne maddi imkanlarınızı verin, ne paranızı verin, ne zamanınızı, ne imkanınızı verin bunlar boş işler haşa evinize dönün eski kaldığınız yerden devam edin, eski hayatınıza dönün. “ Onlardan bir topluluk da:” bakın ayrı bir ekip daha yani münafık çeşitlerini görüyor musunuz? "Gerçekten evlerimiz açıktır diye Peygamberden izin istiyordu;” bunlar da ailelerinin derdinde düşmüşler, evimiz açık dediği o yani annesi, babası, kardeşleri, kavmi onların yanına dönmek yani İslam’a hizmeti bırakıp onların yanına dönmek istiyorlar, “Peygamberden izin istiyordu; oysa onlar(ın evleri) açık değildi.” Yani o evlerde hiçbir sorun yok diyor Allah. Allah onların rızkını veriyor zaten bir şey yok diyor. “Onlar yalnızca kaçmak istiyorlardı”diyor Allah. Bakın tam doğrusunu söylüyor Cenab-ı Allah yani onlar yalan söylüyor ama Allah doğrusunu söylüyor, sahtekarlık yapmalarına karşılık Ahzab Suresi 11,12,13. “Gerçekten münafıklar ateşin en alçak tabakasındadırlar.” En aşağı en şiddetli tabakasında. Onlara bir yardımcı da bulamazsın mesela bu dünyada çok kabadayı oluyorlar, çok rahat oluyorlar ama Allah öyle şiddetli azap veriyor ki cehennemin en şiddetli tabakasına atarak yaptıklarına yapacaklarına pişman oluyorlar ama şimdi bin yıl geçiyor cehennem de bitmiyor. Onuncu bin yıl geçiyor yine bitmiyor, yüz bin yıl geçiyor yine bitmiyor, bir trilyon yıl geçiyor yine bitmiyor. Yani Allah diyor ki sonsuza kadar iflah olmaz bunlar diyor, hiçbir şekilde adam olmazlar diyor Cenab-ı Allah inşaAllah. Mealen tabii böyle demiyor ama ben halkın anlaması için diyorum. Yani Allah affetsin öyle, Allah öyle demez zaten. “Münafıklara Allah müjde verdi” diyor bakın hem münafık ama müjde veriyoruz, müjde ver diyor. “Onlar için gerçekten acıklı bir azap vardır” diyor Allah. Nisa Suresi 138. “Ki bunlar Allah’ın ahdini” önce diyor ki Allah yolunda, İslam yolunda, Kuran yolunda mücadele edeceğiz, Türk-İslam Birliği için gayret edeceğiz diyor. “Onu kesin olarak onayladıktan sonra” kesin yapacağım diyor, Allah rızası için feda olsun canım malım diyor; “onayladıktan sonra bozarlar” vazgeçiyor. “Allah'ın kendisiyle birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler” yani mesela Müslümanları birlikte olmayı Allah yolunda mücadele etmeyi artık keserler diyor Allah “ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar” küfrün safına geçiyorlar yani dinsizlerin ateistlerin, Müslümanlarla uğraşanların kanadının mesela iddia edilen Ergenekon örgütü, küfürde olan kim varsa, Müslümanlarla mücadele eden kim varsa onların safına geçip bozgunculuk çıkarıyorlar. “Ki bunlar Allah’ın ahdini, Allah’a verdikleri sözü kesin olarak onayladıktan sonra bozarlar. Onların çoğunun inkara sapanlarla dostluklar kurduklarını görürsün.” Mesela Müslümanların dağılmasını isteyen mesela sahtekar Hocalar oluyor, bakıyorsun onlarla işbirliği halinde mesela azılı yobazlar var, onlarla işbirliği halinde. Yeter ki Müslümanlar birbirine düşsün, yeter ki kan dökülsün, yeter ki İslam dünyaya hakim olmasın. Mesela İslam dünyaya hakim olmayacak diyor, adam garanti veriyor. “Enes bin Malik (r.a) şöyle dedi: Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: Deccal gelecek, nihayet Medine’nin bir tarafına inecek”. Medine İstanbul’dur. “Sonra Medine üç kere sallanacak.” Yani ekonomik kriz olabilir, başka insanları sarsacak.
ADNAN OKTAR: Evet “…ve orada bulunan her kafir ve münafık ona doğru kaçıp gidecek.” Yani bir maddi sıkıntıda, bir ekonomik sıkıntıda, bir azapta, bir korku halinde küfürden yana gidecekler diyor. Bu dalgalanmalar şeklinde olacak Mehdi devrinde. “Sonra Medine şehri sakinleriyle beraber üç defa sallanacak. Bunun üzerine Medine’de bulunan münafık erkekler ve kadınlardan hiç kimse kalmayıp hepsi onun yanına gidecekler.” Yani Deccal’in taraftarlarına geçiyorlar. “Böylece demirci körüğünün demirin kirini, pasını giderip attığı gibi Medine de pisliğini yani habis insanlar dışarı atacak.” Yani münafıklar atılmış olacak. Mesela insanın nasıl kiri oluyor, sabunla yıkandığında gidiyorsa, münafık da Müslümanların kiridir. Yıkandığında Müslümanlardan o kir gider, tertemiz bedeni kalmış olur. “Hz. Muaviye ümmetimden rivayet edilmiştir: Ümmetimden bir taife,” Mehdi cemaati “herkesin üzerine hakim olmadıkça” yani Türk-İslam Birliği kurulmadıkça “…kıyamet kopmaz. Onlar kendilerini terk edenlere aldırmazlar.” Bırakanlara, münafıklara, kendilerini bırakanlara aldırmazlar. Kendilerine yardım edene de aldırmazlar yani onu da Allah yaratıyor çünkü. “Hz. Cabir (r.a)’dan rivayet etmiştir: Bu iş onlardan ayrılanlara rağmen, muzaffer olarak devam edecektir. Muhaliflerin ve ayrılanların ona zararı olmaz.” Mehdi’ye zararı olmaz, muhaliflerin ve ayrılanların. Mesela biz de Mehdi öncüsüyüz, Mehdi’ye ortam hazırlıyoruz. Bizim de muhaliflerimiz oluyor. Mesela bizde de ayrılıp hıyanet edenler oluyor, gidiyor aleyhimizde şikayette bulunuyor değil mi? İşte bunlar çetedir, şudur budur falan hepsini de helak ediyor Allah. Hukukla, gerçeklerle Allah etkisiz hale getiriyor. Yalanlarını Allah ortaya çıkarıyor. Hukukun pençesi altında eziliyorlar. “Resullullah buyurdu ki: Ümmetimden bir cemaat Mehdi cemaati, Allah’ın emri tahakkuk edinceye kadar, batıla galebe çalarak hak üzerine devam edecektir.” Yani İslam’ı yaymaya devam edecek. “Onları yardımcısız bırakanlar, onlara zarar veremeyeceklerdir.” Abdullah bin Ömer Yamani bir ricalden nakleder ki Muhammed Bakır (a.s). Bu Hz. Muhammed (s.a.v)’in torunlarındandır Bakır. “Gözdeki sürmenin temizlendiği gibi temizleneceksiniz Ey Ali Muhammedin yardımcıları” diyor. “Ve gözün sahibi sürmeyi gözüne ne zaman süreceğini bilir ama, ne zaman sürme sileceğini bilmez. İşte aynı şekilde sabahleyin, İslam’a ve emrimize uyan, akşamleyin ondan çıkacaktır.” Önce İslam’a girecek, akşam ondan çıkacak, akşam vaktinde sapıtıyor. “Akşam Kuran’a ve emrimize uyanlar ise, sabahleyin ondan çıkacaktır.” Yine sapıtacaklardır diyor. “Eleneceksiniz” diyor, “tıpkı altının elendiği gibi. Tıpkı altın gibi ayıklanıp saf olacaksınız.” Altın elekleri var, altın dibe çöküyor biliyorsunuz. Kum toprak falan suyla yıkandığında gidiyor onlar. Fakat altın ağır olduğu için kalıyor. Şimdilik bu kadar yani daha Türkçesi; İslam’ın, Türk-İslam Birliği’nin yavaş yavaş gelişmelerle oluşması kimseyi şaşırtmasın. Zaman alacaktır. 10 yıl, 15 yıl, 20 yıl alacaktır. Ama bakarsak şöyle bir gelişme var. Yani bu yeterlidir delil olarak. Çünkü zeminden başladı, gittikçe gelişti gelişti gelişti. Gittikçe yükseliyor. Alçalma var mı? Yok. Zig zag var mı? Yok. Sürekli yükseliyor. Şimdi sürekli yükselen güneş, gittikçe yükseliyorsa bir süre sonra öyle olur değil mi? Öyle olmayacak diyebilir miyiz? Yükseliyor çünkü istisnasız devam ediyor. İşte güneşin de tepede olması, öğle vaktine doğru gidiyoruz şu an. Yani güneş doğmaya doğdu, ama daha sabahındayız. Öğle olacak ama sonra ikindi olacak. Sonra ikindi olacak, sonra güneş batmaya yaklaşacak, sonra güneş yine batacak İslam güneşi. Ondan sonra akşam olacak. Zifiri karanlık olacak. Ondan sonra bir daha güneş doğmayacak işte, ondan sonra da kıyamet kopacak. İnşaAllah..
Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler