SUNUCU: “Sayın Hocam, Allah dünya hayatında her şeyi karşıtıyla birlikte yaratmıştır. Dünyada güzel-çirkin, sıcak-soğuk, temiz-kirli, genç-yaşlı hep bir aradadır. İnsan nefsinde de; cimrilik, bencillik, kıskançlık, hüzne yatkınlık gibi ruhu kirleten her türlü eğilim olduğu gibi, cömert, fedakar, çalışkan, mülayim ve mazlum olmaya yatkın ahlak özellikleri de vardır. Allah’ın hem çevremizde hem de kendi nefsimizde bu zıtlıkları yaratmasındaki hikmetlerinden birisi, dünya hayatında kıyas yaparak nimetlerin daha şuurlu olarak farkına varabilmemiz olabilir mi? Kıyasın önemini lütfen açıklar mısınız Hocam?” Gürkan Kiremitçi, Konya.
ADNAN OKTAR: Kıyas olmazsa, birçok şeyi anlayamayız. Yani iyi insan, güzel insan, güzellik hemen hemen her şeyde Allah kıyası esas almıştır. Kıyasla birçok şeyi anlayabiliriz. Yani gece ile gündüz, negatif ile pozitif, iyi ile güzel bunlar hep kıyasla olur. Kıyas, Allah’ın bir sanatıdır. Allah’ın yarattığı bir harika yapıdır, bir güzelliktir. Mesela eğer münafıklar olmasa, fasıklar olmasa, kafirler olmasa Müslüman onun içinde pek fark edilmez. Onların varlığıyla biz onları daha çok fark edebiliyoruz. Onların değerini anlayabiliyoruz. O yönüyle bir hayli önemli. Yani imtihanın bir sırrıdır o. Cenab-ı Allah’ın yarattığı bir sırdır. Mesela, herkesin korkak olduğu bir yerde bir insan cesursa bu çok fark edilir. Çok dikkat çeker. Herkesin pinti olduğu bir yerde, bir insan cömertse bu da çok fark edilir. Herkesin sustuğu yerde birisi konuşuyorsa, tebliğ yapıyorsa, bu çok fark edilir. Herkesin zulmettiği, bağırdığı, çağırdığı bir yerde bir insan çıkıp ortalığı sakinleştiriyorsa, sükunete davet ediyorsa bu da çok dikkat çeker. Bir üstünlüktür, bir güzelliktir. Bu yönleriyle, tabii imtihanın bir sırrıdır bu, inşaAllah.