ADNAN OKTAR: Efendim, diyor ki kardeşlerimiz, geçenlerde bize bir yazı geldi. Sen, bilmiyorum şey oldu mu, bana gösterdi internetten. Efendim dediler, Şeyh Mehdi (a.s.) Nakşibendi tarikatından olacak, doğru, şöyle. Ali Haydar Efendi Hazretleri, Halidiye kolundan, bildiğim kadarı ile. Tariki, halifeliği Mehdi (a.s.)’ye bırakmıştır. Ne olmuş oluyor bu? Nakşibendi Tarikatı’nın değil mi? Halifeliğini ona bırakmıştır ve onunla hitam buluyor. Hatem el Veli’dir. Kadiri Tarikatı, Kadiri Tarikatı, emaneti ona teslim ediyor, onunla hitam buluyor. Şaziri Tarikatı, emaneti ona teslim ediyor, onunla hitam buluyor. Bütün tarikatlar Mehdi (a.s.)’de toplanıyor. Bir tek Nakşibendi değil. Kadiri, Şaziri, bütün Hak Sünni tarikatların hepsi Mehdi (a.s.) ‘de toplanıp, hitam bulmuştur. Yani bütün büyük tarikatların tamamını meyz etmiş, almıştır Mehdi (a.s.) ve hepsinin üzerinde, en büyük mürşid ve en büyük müceddiddir, en büyük müçtehiddir. En büyük Mehdi (a.s.), hem mürşid, hem Mehdi (a.s.), hem Kutb-u Azam olarak diyor. Bir zat-ı Nurani’yi göndericek, o da Ehl-i Beyt’i Nebevi’den olacaktır diyor. Kadiri yönü de vardır Mehdi (a.s.)’nin, Şazeli yönü de vardır, Nakşi yönü de vardır. Ve bütün tarikatlar onda meyz edip toplanmıştır ve onunla hitam bulmuştur. Hatem el Veli’dir.
OKTAR BABUNA: Siz şeyi de söylemiştiniz Hocam. Mezheplerin üzerindedir diye inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Tabii. Hanefi, Hanbeli, Maliki, Şafi mezheplerinin tamamı ona bağlanmıştır. Yani bütün mezhep imamları ona bağlanmıştır. Ve dolayısı ile onun zamanında mezhepler de kalkıyor. Tarikat da kalkıyor, çünkü en büyük Mürşid. Yani Şah’ı Nakşibend’ten çok daha büyüktür. Abdülkadir Geylâni’den çok daha büyüktür. Hepsi ona bağlanmış. Zaten İmam Rabbani, iki büklüm oluyor Mehdi (a.s.)’den bahsederken. Onun mürşididir. Yani İmam Rabbani Hazretleri’nin mürşididir Mehdi (a.s.). Onun Hocasıdır. Yani ona bağlıdır o, mürşid olarak. Abdülkadir Geylâni, Mehdi (a.s.)’ye intisaflıdır. Yani Kâlû Belâ’da ona intisaflıdır. Dolayısı ile o yönü ile kardeşimizin sözü doğrudur, inşaAllah. İnşaAllah.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah. Nur yönünden de Üstad Hazretleri de öyle tabir ediyor. Pişdar bir neferiyim diyor ben Mehdi (a.s.)’nin, yani kendilerinin.
ADNAN OKTAR: Tabii, mesela Üstad da Mehdi (a.s.)’nin talebesidir.
OKTAR BABUNA: Gerçek sahipleri diyor Risale-i Nur’un.
ADNAN OKTAR: Bak diyor, “Hiçbir cihette” diyor. “Hiçbir cihette, ahir zamanın o acip,” bak “acip şahsı gibi olamam.” diyor. Hiçbir cihette olamam onun gibi diyor, Mehdi (a.s.)’yi kastediyor. Gerçek sahipleri diyor, Risale-i Nur Külliyatı’nın gerçek sahipleri, Mehdi (a.s.) ve şakirtleri gelir, Cenab-ı Hakk’ın izni ile diyor bu değil mi? Tohumlar sümbüllenir, biz de kabrimizden şükrederiz, Allah’a hamd ederiz diyor, inşaAllah. Onun için Cenab-ı Allah halifeliği de kaldırtmıştır. Hz. Hızır (a.s.) görev almıştır halifeliğin kalkmasında. Tabii, ve halifeliğin kalkması ile, Mehdi (a.s.)’nin zemini açılmıştır. Yani halife varken, halife seçilir mi? Fitnedir bu, haramdır. Allah önce halifeyi kaldırıyor, Mehdi (.a.s.) gelmeden hemen önce kaldırılmıştır, yani o yüzyılda kaldırılmıştır ve arkasından Mehdi (a.s.) gönderiliyor. Çünkü olmaz o, ikisi birlikte olmaz. İslam aleminin lideri varken, yeni bir lider olmaz, inşaAllah. Ama Allah, önce onu kaldırmıştır. Ama hiç kimsenin biatı üzerinde olmayacaktır diyor Mehdi (a.s.)’nin. Çünkü bütün mürşidler Mehdi (a.s.)’ye bağlanır. Mehdi (a.s.), hiçbir mürşide bağlı değildir, inşaAllah.