ADNAN OKTAR: Şimdi Bediüzzaman diyorki; adam diyor geliyor diyor. Bir gemi... gemi benzetmesi yapıyor. Üstünde yük var diyor, sırtında diyor. Kilolarla ağırlık yük var diyor. Gemi gidiyor diyor. Bırakıp diyor, geminin üstüne bıraksana diyor, üstündeki yükü diyor. Gemi seni götürecek zaten diyor. Yani Cenab-ı Allah’ın kaderini, sistemini söylüyor. Kadere teslim olmayı söylüyor, Allah’a teslim olmayı. Bırak diyor yükünü geminin üstüne, ferahla, gayet dinç, rahat... ama bırakmıyor yükünü sırtından diyor. Gemi onu götürdüğü halde diyor, o yükü de ayrıca üstüne alıyor diyor ve o yükün altında çöküyor diyor Said Nursi, Bediüzzaman. Şimdi bak, gençlerin yaptığı da bu oluyor. Yani ben nesli tanıyamıyorum adeta. Bu çöküş hızı, bu nasıl hız bu böyle? 30 yaşında bir genç kızın filinta gibi olması lazım. Mesela 40 yaşında bir delikanlı dinçtir, bir şeyi yoktur. Akıl almaz çöküyorlar. Sigara bir yandan, gerilim bir yandan, alkol bir yandan, korkular bir yandan, ümitsizlik bir yandan, tevekkülsüzlük bir yandan. Zaten bir avuç etin kemiğin var. 60-70 kiloluk beden. Su gibi beden onu kaldırır mı? O hücre ona dayanır mı? Her yerden çöküyor. Saçları kuruyor dökülüyor, cildi buruş buruş oluyor, gözlerinin feri kayboluyor.