ADNAN OKTAR :Bir fahişeyi kimse eleştirmez, bir cinsi sapığı mesela televizyona çıkarıyorlar, iftihar ediyor herkes onunla beraber olmak, onunla konuşmak. Mesela bazı masonik kanallara çıkıyor, gizli sapık alenen herkes biliyor. Adamlar kırılıp dökülüyor acayip saygı duyuyorlar, hürmet ediyor, görüş alıyorlar, fikir alıyorlar. Yani adamın ne yaptığı belli, yani en aşağılık işi yapıyor, değil mi? En haysiyetsiz işi yapıyor, onu da hayranlıkla seyredenler var ayrıca. Böyle ağzı açık, iftiharla seyrediyor, tiksintiyle, iğrentiyle seyretmiyor, iftiharla seyrediyor değil mi? Mesela ünlü bir fahişe çıkıyor, belli yani herkes zaten anlatıyor adam, üslubuyla konuşmasıyla anlatıyor, çıkıyor ahlak dersi veriyor o, Müslümanları eleştiriyor; millet diyor haklı, ne güzel konuşuyor bu doğru söylüyor hakikaten diyorlar. Yani senin durumun nedir? Sen kendini önce bir düzelt, ağzını yıka, oranı buranı yıka, ondan sonra konuş diyemiyorlar. Yani o küfri azgınlıktan dolayı ona saygı ve hürmet duyuluyor. Mesela ünlü bir dinsiz çıkıyor, bakıyorsun bir din adamı iki büklüm, eğilerek elini ayağını öpüyor, müthiş saygı hürmet gösteriyor. Demek ki insanlar menfaate göre birbirini seviyorlar veyahut birbirlerinden uzak duruyorlar; bu çok yanlış. Hürmet ve sevgi Kuran’a göre olması lazım, Kuran ahlakına göre olması lazım. Mesela bir Müslüman makul bir iltifat etse onu çok acayip karşılayabiliyorlar. Ben mesela iltifat ediyorum, sevimli diyorum, Allah seni ne güzel yaratmış diyorum. Sen nasıl bunu dersin diyor adam ama öbürü çıkıyor işte Bodrum’da bilmem ne falan diyor her gün arkadaş değiştiriyor diyor, işte gece sabaha kadar beraber oldular diyor, akşam otelde sabahladılar diyor falan. Onu gıptayla ve iftiharla dinliyor, anlatıyor ve saygı duyuyor ondan dolayı ona. Bir sanatçı çıkıyor, eğer cinsi sapık ve psikopatsa hareketleri böyle cins ise ve akıl almaz gayri ahlaki şeyleri yapıyorsa ondan daha çok ona sempati duyuyor, saygı duyuyor. Müslümanın tek bir sözü bile onlara yetiyor. Bakın burada bir şartlanma var, yani makul ve güzel bir sözünden bile bir şeyler çıkartmaya çalışıyorlar güzel bir sözden. Onun için Müslümanların birbirine hüsn-ü zanla bakması lazım, insanların da birbirine hüsn-ü zanla bakması; mesela ben tanımadığım bilmediğim insanlarla karşılaşıyorum. Mesela bir genç kız geliyor tanışıyoruz, her şey olabilir o, gayri meşru alemde yaşayan birisi de olabilir, mafya mensubu da olabilir, hırsız da olabilir, soysuz da olabilir; her şey olabilir ama ben ona hüsn-ü zan ediyorum. Yüzde 100 tertemiz insandır diyorum. Yani aksi ispat edilmedikten sonra bir insan benim için çok temizdir. Farz edelim, Allah esirgesin, hakikaten bir anormalliği çıktı. Nefret etmem, derim ki; bu günah, yaptığın yanlış, bunu düzelt derim. Düzeltmedi, bir daha uyarırım ama nefret edip kaçmam. Küfür Müslümanlardan kaçıyor, Allah diyor ki; “Arslandan ürkmüş yaban eşekleri gibi sizi görünce kaçarlar” diyor Allah, ayet, Kuran ayeti. Küfür Müslümanlardan kaçar. Yaban eşeği nasıldır? Ürkektir her an yenilme, ezilme, parçalanma korkusu içerisindedir. Arslanı o öyle tanır çünkü yani arslan ona öyle tanıtılmış, şartlanmıştır. Onun için o arslanı gördü mü eşekliği tutar ve eşek akılsızlığı ile eşek gibi kaçmaya başlar, eşek reaksiyonları gösterir, anırmaya başlar değil mi? Arslan, halbuki bambaşka bir arslandan bahsediyor Kuran’da, o gönül arslanı değil mi, iman arslanı. Onu fark etmesi gerekir. Onun için Müslümanlara karşı şimdi küfür çok güzel oyun oynama taktiği geliştirdi ve bu tuttu bu maya, cayır cayır devam etteriyorlar. Mesela geçenlerde bir ünlü bir milletvekili, Saadet Partili bir ağabeyimiz, Ankara’dan bana mesaj göndermiş; Hocam diyor akıl almaz iftiralar attılar bana diyor. O da dava adamı, büyük bir insan, anlatmış, aynısı benzer, klasik. Özellikle dindarlara hep böyle yani ya cinsellikle ilgilidir ya böyle anormal şeyle yahut onun çok anormal fikirlere sahip olmasıyla ilgilidir. Sanki bir tek onlar o cinsi sapıklar, üçkağıtçılar, sahtekarlar, fahişeler normal düşünüyor fakat Müslüman normal düşünemiyor imajı veriyorlar. Halbuki Müslüman dünyanın en akıllı, en tutarlı, en dengeli insanıdır. Fakat işin acayipliği, bazı avanak Müslümanlar da fahişelerle, cinsi sapıklarla aynı kulvarda onlarla omuz omuza ev arkadaşı oluyorlar adeta, Müslümanlara cephe alıyorlar birlikte. Mesela fahişe diyor ki, Müslümana bir şey söylüyor veyahut cinsi sapık bir şey söylüyor. Vay anasını ya diyor, o da ortasında onlarla beraber, ben de aynı şeydeyim ya ben de şüpheleniyorum ya diyor. Halbuki Allah diyor ki: “bir fasık” yani Kuran’ın, dinin, İslam’ın hükümlerini yerine getirmeyen bir insan “Müslümanların aleyhinde bir haber getirdiğinde, onu tahkik edin, araştırın” diyor Allah. Ne demektir bu biliyor musun? Gözünüzle görün, kulağınızla da işitin. Aksi, haramdır. Mesela bir kadına, bir Müslüman kadına zina iftirası atıyor adam. Diyor ki; bu gayri meşru ilişkiye giriyor. Cenab-ı Allah diyor ki; dört tane şahit getirecekler buna ait. Eğer ispat edemezlerse seksen sopa vurun diyor Allah. Seksen sopa adamın iflahını keser. İnşaAllah. Bakın kadınların iffetine ne kadar titiz Kuran görüyor musunuz? Çok aşağılayıcı bir şeydir seksen sopa. Kim göze alır öyle bir şeyi? Zaten Allah’tan korktuğu için yapmayacak, ama Allah’tan korkmuyorsa kulundan korkacak, Kuran buna işaret ediyor. Sahabe devrinde böyleydi bu, bunun uygulanması, uzun yıllar da böyle uygulandı inşaAllah. Onun için şüpheciliği, elde delil olmadan bir insan hakkında kuşku duymayı ahlaksızlık olarak görmek lazım. Ahlaksızlıktır bu. Kuran’a göre ahlaksızlıktır. Kuran ahlakında böyle bir şey yok. Ama somut delil olur, gözümüzle görür, kulağımızla işitiriz, uyarırız. Bak arkasından uyarırız, ama adam buna rağmen yapıyorsa yüz çevirme hakkımız var Kuran’a göre. Yüz çevirme hakkımız var ama o da ısrarlı uyarmaya rağmen. Emr-i bil maruf nehyi anil münker yaparsın, olmuyorsa kaçarsın. Onun dışında Müslüman, kazanılması gereken mübarek bir varlıktır. Müslümandan kaçılmaz. Müslüman sevilir, onunla dost olunur. Çünkü Cennette beraber olacağın insan o, Müslüman. Yani kafirle beraber olamazsın sen Cennette. Kafirle ayıracaklar seni zaten. Müslümanla beraber olacaksın. Onun için Müslümanı sevmek, onun tavırlarına hüsn-ü zan etmek esastır.