ADNAN OKTAR: Bir tane Kuran var, bakın mezhep ayrılıklarından meydana gelen nefrete bakın. O, onun camisini bombalıyor. O, onun camisini bombalıyor gibi gösteriyorlar. Ve müthiş bir oyun oynanıyor. Çözüm Hz. Mehdi (a.s.)’dadır. Peygamberimiz (s.a.v.) yolunu göstermişken, bak Peygamberimiz (s.a.v.) diyor ki: “Ben, benden sonraki olayları size bildireceğim” diyor. Peygamberimiz (s.a.v.)’ın imamlığı Kıyamete kadar geçerlidir. Kıyamete kadar onun emirlerini yerine getirmekle biz mükellefiz. Şimdi Peygamberimiz (s.a.v.) yan evde olsa, bize bir haber gönderse, dese ki; “buradan Adnan git evine aç Kuran oku”. Kuran oku demeyeyim de mesela “git evine arkadaşlarına yiyecek dağıt”. Bu, mesela “yiyecek dağıt” dedi. Benim adıma dedi Peygamber (s.a.v.) bunu, benim adıma yiyecek dağıt dedi. Derhal yapmakla mükellefim ben. Mesela dedi ki Peygamberimiz (s.a.v.): “Ben vefat ettikten sonra Adnan git”, efendim “Fransa’da tebliğ yap”, değil mi? Veyahut da “orada şöyle bir faaliyet yap”. Vefat etti artık onun imamlığı bitti diyebilir miyim ben? Bana emir vermemiş mi o? Bu emri Kıyamete kadar geçerli. Şimdi ne diyor Peygamber (s.a.v.)? “Benden sonraki Kıyamete kadar olayları size bildiriyorum ve size talimatlarımı söylüyorum” diyor, emirlerimi. Şu olay mesela bak; “Hz. Hasan (a.s.), Hz. Hüseyin (a.s.) şehit edilecek” diyor, “Hz. Ali (a.s.) şehit edilecek” diyor. “Ömer, Osman şehit edilecekler, fitneler başlayacak” diyor. Cengiz Hülagü fitnelerini söylüyor. Arkasından diyor; “benim evlatlarımdan Hz. Mehdi (a.s.) gelecek” diyor. “Alametleri şudur” diyor: “Fırat’ın suyu kesilecek, on beş gün arayla ay ve güneş tutulmaları olacak”. Hepsini sayıyor. “Bunları gördüğünüz de bilin ki benim evladım geldi” diyor. “Büyük de bir ateş göreceksiniz” diyor. “Onu da gördükten sonra o artık oraya ayak bastı demektir” diyor. “Eğer” diyor, bak; “o dönemde bölünmüş olacaksınız siz” diyor, “parçalanmış olacaksınız ve fitneye düşmüş olacaksınız” diyor. “Ve mezheplere ayrılmış olacaksınız” diyor. “O mezheplerinizi kaldıracak, sizi birleştirecek, İslam’ı dünyaya hakim edecek, ona uyun” diyor. Bahane türetmesinler diye ne diyor biliyor musunuz Peygamber (s.a.v.)? “Karda” diyor kar, kış böyle tipi ama ayağa da kalkamıyorsun böyle yaralısın “Karda sürünerek olsa da, karda sürünerek de onun yanına gidin” diyor.“Ve ona uyun” diyor. Allah’ın Resulü’nün emri var. Adam diyor ki; “ben Allah’ın Resulü’nün emrini tutmuyorum” diyor. Allah da belanı verir o zaman işte bu kadar, olay budur. Ben kendim başka bir yol buldum diyor. Başka bir yol yok. Allah’ın Kuran’ı ortada, Kuran’da dünya hakimiyeti ile ilgili çok fazla ayet var. İslam dünyaya hakim olmadıktan sonra, fitne yeryüzünden tamamen kalkmadıktan sonra, din Allah’ın olmadıktan sonra bütün dünyada Müslümanlara hiçbir şekilde huzur olmaz. Allah böyle perişan eder ben söyleyeyim, kurtarırı olmaz bunun. “Ben başka bir yol buldum. Bir başka siyasi çözüm buldum, politik çözüm buldum veyahut benim mürşidim başka bir yol gösterdi”. Bunlar olmaz. Allah Resulü’nü göndermiş kurtuluş yolunu göstermiş. Ve bütün alametleri de saymış. Bakın diyor; “bu alametleri gördüğünüzde Hz. Mehdi (a.s.) gelecek”. Ayrıca anlamazlıktan gelmesinler diye Allah müceddidini göndermiş, Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’ni. Tamamen şerh etmiş artık tarih olarak veriyor. “1400’de Hz. Mehdi (a.s.) çıkacak” diyor, “1545’de de Kıyamet kopacak” diyor. “Söylediklerimin çıkmasından diğerlerinin de çıkmasını kanaat getirin” diyor Bediüzzaman. Kardeşim her söylediği çıkmış mı? Her söylediği, 28 Şubat’a kadar, bak 28 Şubat Olayı’nı da söylüyor aynısı ile çıkmıştır. 12 Mart Olayları’nı söylüyor aynısıyla çıkmıştır. Ne varsa söylediği hepsi çıkmıştır. Hepsi yani yüzlerce, binlerce olay var. Hz. Mehdi (a.s.) konusunda da, bak çok net olduğu halde anlamazlıktan geliyorlar. Ondan sonra diyorlar ki; “vay vicdansız zalimler yaktınız bizi” diyor, “kan kusturuyorsunuz bize” diyor. Peki, sen ne yapıyorsun? Sen kan kusturmuyor musun? Sen Müslümanları yakmıyor musun? Peygamber (s.a.v.)’ın sözüne uymamakla, Peygamber (s.a.v.)’ın talimatlarını yerine getirmemekle ve Müslümanların dikkatini Peygamber (s.a.v.)’dan başka yöne çekmekle zulmetmiş olmuyor musun sen, değil mi? Ben başka bir yol buldum diyor. Madem bir yol buldun da niye sürünüyorsun o zaman? Bulduğun yol çıkar bir yol olsaydı sürünmezdin, perişan olmazdın. İşte “Mısır’da falanca alim çıktı bize kurtuluş yolu gösterdi” diyor, belanın içine giriyorlar. “Afganistan’da falan alim çıktı” diyorlar belanın içine giriyorlar. “Türkiye’de falanca alim çıktı” diyorlar belanın içine giriyorlar veya “falanca grup” diyorlar. “Bilmem ne, bilmem ne grubu kurduk” diyor, “bilmem ne teşkilatı kurduk” diyor. Hepsinde Allah belalarını veriyor, perişan oluyorlar. Ve müthiş bir bereketsizlik ve uğursuzluktur gidiyor. Hepsinin, yani benim samimi olan yiğit milletimi tenzih ederim. Milletim Hz. Mehdi (a.s.) aşığıdır. Peygamber (s.a.v.)’ın sözünü dinlememenin bedelini feci şekilde ödüyorlar ve ödeyecekler. Bakın Hz. Mesih (a.s.) gelecek diyoruz, sevinsene, havalara uç. İstemiyor gelmesini Hz. Mesih (a.s.)’ın. Hz. Mesih (a.s.)’ın gelmesini istemiyor. Yüzyıllarca geriye atmaya çalışıyorlar veyahut “geçmişte” diyor. Böyle “şahsı manevi” diyor, “nerede” diyor, “hava gibi bir şey” diyor, “hava göremezsin” diyor. Mesela Şiiler’de de var o. Onlar da “ruh gibi” diyor, görünmez. İllaki gelmeyecek bir Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsediyorlar. Gelecek gerçek Mehdi (a.s.)’ı Peygamber (s.a.v.) tarif ediyor. Bir de bunlar Peygamber (s.a.v.)’in tarif etmediği başka bir Mehdi (a.s.) daha meydana getirmişler. Orijinal bir Mehdi (a.s.) meydana getirmişler. Peygamber (s.a.v.) bir şey söylemiyor bak, Allah böyle bir şey bildirmemiş. Kendileri bir Mehdi (a.s.) meydana getirmişler, onu bekliyorlar. Biz Peygamber (s.a.v.)’in söylediği Mehdi (a.s.)’ı bekliyoruz. Müslümanların böyle bu tavırlarından Mehdi (a.s.) gelmez mi? Söke söke gelir. Zaten bunlar bunu yapacaklar. Buna rağmen Hz. Mehdi (a.s.) gelecek, zaten özelliği orada. Durdurulabilir mi? Hiçbiri durduramaz. Bakın öldüremezsin Hz. Mehdi (a.s.)’ı, öldüremiyorlar. Bir kişi öldürse bitecek iş değil mi? Kaderinde yok, öldüremiyorlar. Mesela Peygamberimiz (s.a.v.)’i öldüremezler, şehit edemezler kaderinde yok. Dört taraftan sarıyorlar ama yok. Mesela bak Mekke müşrikleri kudurmuş gibi saldırdılar Resulullah (s.a.v.)’e. Bir kişi ya bir kişi bir suikast bitecek olay, olmuyor kaderinde yok. Hepsi karşı olmasına rağmen, büyük bir bölümü karşı olmasına rağmen, bir avuç sahabeyle İslam’ı hakim etti değil mi? Ama Cenab-ı Allah dünya hakimiyetini o devirde Resulullah (s.a.v.)’a vermedi. “Senin evladına vereceğim” dedi, “torununa vereceğim” inşaAllah. “İnna Atayna” değil mi? Orada belirtiyor Allah. “Sana” diyor, “Rabbin Kevseri verdi” diyor. Bu Mehdiyet’e ve dünya hakimiyetine bakıyor aynı zamanda inşaAllah. Kevser bütün dünyaya İslam’ın hakim olması, nurunun hakim olması, Hz. Mesih (a.s.)’ın inip Resulullah (s.a.v.)’in şeriatına tabi olması ve onun evladının onun torununun dünyanın imamı olmasıdır inşaAllah. Hani soyu kesikti Peygamber(s.a.v.)’in, değil mi? Allah cevap veriyor işte Hz. Mehdi (a.s.) ile. Ve iti, kopuğu, yobazı, üç kağıtçısı olduğu gibi Hz. Mehdi (a.s.)’ın üzerine saldıracaklardır. Köpek sürüsü gibi dağılacaktır hepsi, hiçbiri başarılı olamayacaktır. O İstanbul’daki yobazdan da bahsediyor Peygamberimiz (s.a.v.); mühim bir olay, vaka olarak veriliyor. İmamı Rabbani mübarek sadece onun üzerinde durmuş özellikle, diğer alametlerini o kadar söylememiş. Bir Lulin Kuyruklu yıldızının üzerinde durmuş, bir de onun üzerinde durmuş. Medine’den çıkacak o yobazın üzerinde durmuş. “Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı huruç edecek” diyor. “Bu kişi bizim dinimizi kaldırdı diyecek” diyor. Bu yobaza bakıyoruz, analiz ediyoruz bakıyoruz ki tek de değil bu hadislerde baktığımızda. “Yetmiş bin tane” diyor “sarıklı yobaz deccale tabi olur”. Yani Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı ordu oluştururlar. Bakın deccale tabiyse ne demek bu? Deccal Hz. Mehdi (a.s.)’a karşı savaşan şeytanın ordusu değil mi? Kim diyor bunu? Resulullah (s.a.v.) diyor. Nerede diyor? Sahihi Buhari, Muslim, Tırmizi, İbni Mace sahih hadis kitaplarında bunlar inşaAllah.