ADNAN OKTAR: “Hani bir ateş görmüştü de,” şeytandan Allah’a sığınırım, “ailesine şöyle demişti: "Durun,"” bir kere durun diyor, “bir ateş gördüm; umulur ki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol-gösterici bulurum. ” Şimdi bu kardeşimiz doğru söylüyor. Bir kere bir ateşin yanında bulacağız onu, Mehdi (a. s)’yi biz. Alameti budur. Yani yoğun bir ateş. Hatta gökyüzünü kaplayan, insanların gündüz mü oldu diyecekleri bir ateş. Gök gürültüsü gibi hadis-i şerifte belirtildiği gibi ve büyük patlamalarla devam eden bir ateş bu ateş. Dumanı dağlar gibi ve kilometrelerce uzayan bir dumanı var. Hadisler bunu anlatıyor. O ateşin olduğu günlerde mukaddes beldeye diyor bilin ki Mehdi (a.s) zuhur etmiştir diyor hadiste. Bakın o ateşi gördüğünüzde, o patlamayı, o sesi duyduğunuzda ki gök gürültüsü gibidir diyor sesi diyor, uyuyan kişi uyanacak gürültüden diyor. Kalktığında da gündüz mü oldu diyecek diyor yani sabah oldu zannedecek, Kıyamet koptu zannedecekler. Bunu gazete küpürlerinden bakıyoruz aynısı. Yani hadislerle gazete küpürleri birebir örtüşüyor. Gündüz mü oldu, hadiste var aynısı var. Gök gürültüsü gibi ses, hadiste aynısıyla var. Dağlar gibi duman kitlesi meydana geleceği, hadiste aynısı var. Malları yakıp bitireceği ve insanların bir kısmının vefat edeceği hadislerde belirtilmiş aynısı ile var. 3 veya 7 gün sürer diyor yani uzun süreli süreceği belirtiliyor. Hadiste aynısıyla var. İşte bu olduğunda bakın mukaddes beldeye diyor, İstanbul’a o kişinin zuhur ettiğini bilin diyor Peygamberimiz (sav). Yani o günlerde. O yönüyle ayet tabii ki bunu açıklıyor. Bakın “veya ateşin yanında bir yol-gösterici bulurum”. Yol gösterici yani bir mürşit, bir Mehdi değil mi? Bakın “ateşin yanında” ateş varsa böyle bir olayda var anlamına geliyor. Bir yol gösterici bulurum, ki doğru yol, “İhdinas sırâtel mustakîm” değil mi? Allah’ın doğru yolu. Kuran’ı insanlara gösteren kişidir Mehdi (a. s). “Bulurum” diyor. O yönüyle tabii ki doğru. O yönüyle işaret ediyor.
CİHAT GÜNDOĞDU: O hadisleri okuyayım mı Hocam? İki tane hadis vardı.
ALTUĞ BERKER: 1979’daki Boğaz’daki tanker patlaması.
ADNAN OKTAR: Evet Boğaz’daki tanker patlamasında, ki dünyanın en büyük tankerlerinden bir tanesiydi.
CİHAT GÜNDOĞDU: 15 Kasım 1979’da Independenta patlamıştı evet inşaAllah.
ADNAN OKTAR: 15 Kasım’da değil mi?
CİHAT GÜNDOĞDU: Evet. Hadis şu şekilde Hocam. Hüseyin b. Ali (r. a) dan şöyle rivayet olunmuştur: "Gökyüzünde doğu cihetinden, geceyi aydınlatan büyük bir ateş gördüğünüz vakit, işte o an, Hz. Mehdi (a. s)’nin geliş vaktidir. ". Diğer hadis ise şu şekilde, “…doğudan bir ateşi gördüğünüz zaman Al-i Muhammed'in (Hz. Mehdi (a.s) ’ın) çıkmasını bekleyiniz".
ADNAN OKTAR: An meselesi yani o günlerde çıkacak diyor Peygamberimiz (sav).
CİHAT GÜNDOĞDU: Burada özellikle hadiste “geceyi aydınlatan büyük bir ateş gördüğünüz vakit, işte o an” ifadesi açık bir şekilde Mehdi (a.s) ’nin…
ADNAN OKTAR: Bakın “işte o an” evet “o an. ” O an.
CİHAT GÜNDOĞDU: Patlamanın olduğu güne dikkat çekmek istiyor.
ADNAN OKTAR: O ateş diyor şu an Berahut denen vadide yerin altındadır diyor. Petrol halindedir diyor. Petrol olarak duruyor diyor.
CİHAT GÜNDOĞDU: Sönmüş bir şekilde duruyor diyor.
ADNAN OKTAR: Sönmüş bir şekilde duruyor diyor. 1400 yıl sonra onu birileri alıp getirecek diyor. Mehdi’nin (a.s) olduğu yere gelecek ve Allah onu yakacak, patlatacak ve büyük bir duman ve ateş meydana gelecek. Bilin ki diyor o günlerde Mehdi (a.s) gelmiştir. Tam anlamı ile bu olayın olduğunu görüyoruz. 1979 yılında ve İstanbul’da, İstanbulun tarihinde ilktir bu. İstanbul’da başka hiçbir olay olmadı böyle. Tektir yani.
CİHAT GÜNDOĞDU: Hatta yer sarsılmıştı, deprem tetkik enstütüsü de tespit etmişti yerin sarsıntısına varıncaya kadar.
ADNAN OKTAR: Tabii yani, muazzam bir patlama oldu. Bu şidette bu büyüklükte patlama hiç olmadı İstanbul’da. Böyle bir yangın böyle bir ateş hiç olmadı.
TARKAN YAVAŞ: Herkes sokaklara çıkmıştı gündüz gibi olmuştu.
ADNAN OKTAR: Gündüz oldu zannettiler.