Adnan Oktar'ın 3 Mart 2010 tarihli TV Kayseri röportajından
ADNAN OKTAR:Ben bir şey anlattığımda samimiyetsiz dinleyenler ters anlamaya çok meyyaller. Böyle hasut, kalbinde sevgi olmayan insanlar yani bir şey anlattığımda böyle yandan anlıyorlar. Ben dedim ki; Hıristiyanlar kendini hak bilir, yani Cennete gideceğine inanır Hıristiyanlar. Dolayısıyla Müslümanların ve Musevilerin hak yolda olmadığına inanır. Dolayısıyla da Allahualem Cehenneme gideceklerine inanırlar. Musevilerde de yani eğer Ben-i Nuh olarak görüyorlarsa o ayrı, ama Ben-i Nuh olarak görmedikleri durumda Cehenneme gideceğine inanır Musevi olmayanların. Biz Müslümanız, bizim inancımıza göre de Peygamber Efendimiz (s.a.v)’i Peygamber olarak kabul etmeyen bir insan, harama girmiş olur ve Cehenneme gitmesi mevzubahis olur. Yani Peygamberi eğer kabul etmiyorsa bir şahıs, değil mi Peygamber olarak kabul etmiyorsa bunun karşılığı Cehennemdir. Yani bunun tartışılacak bir yönü yok. Peki, bu böyledir diye biz, Musevilerle, Hıristiyanlarla işte yani üç din mensubu birbiriyle savaşması mı gerekiyor? Tabii ki birbirimizle görüşeceğiz, konuşacağız. Allah, ehl-i Kitap diyor, ehl-i Kitap olarak bahsediyor. Ama şimdi adama ben çıkıp, mesela Musevi bir insana; “kardeşim sen mutlaka Cehenneme gidersin” nasıl diyeyim ben adama? Allah sonradan hidayet verebilir, Peygamber (s.a.v)’ı sevebilir, son nefesinde imanla gidebilir veyahut Kuran ona anlatılmamıştır. Fetret ehli gibidir yani hiç kimse Kuran’ı teklif etmemiştir. Kapalı yetişmiştir. Belki Allah onu o durumundan dolayı affedebilir. Yani biz ona yüzde 100 öyledir diyemeyiz. Çünkü fetret ehli konumuna girebilir veyahut son nefeste iman eder. Peki, buraya bir Müslüman kardeşimiz gelse ben ona diyebilir miyim, “sen mutlaka Cennete gideceksin?” Diyebiliyor muyum? Diyemiyorum. Peki, “mutlaka Cehenneme gideceksin” diyebiliyor muyum Müslümana? Diyemiyorum. Peki, Hıristiyana nasıl diyebiliyorum ben o zaman “mutlaka Cehenneme gidersin” diye? Ne bileyim ben, son anda Allah hidayet verir. Peygamberimizi sever, Kuran’ı sever, Müslüman olur Cennete girer. Benim anlattığım bu, bazı odun kafalılara bunu bir türlü anlatamadım. Diyorlar; “sen diyalog yanlısısın, işte Hıristiyanlığı hak din olarak görüyorsun, Museviliği hak din olarak görüyorsun”. Kardeşim bir tane hak din var. Müslümanlık var. Peki, hey dangalaklar diyeyim artık, kimse o kafada olan adamlar. Ben öyle bir şey düşünmüş olsam Hazreti İsa (a.s.) geldiği vakit herkes Müslüman olacak diyor muyum geceli gündüzlü? Bunu niye diyorum ben o zaman? Hazreti İsa (a.s.) geleceği zaman kimsenin Müslüman olmasına gerek yokki o zaman, değil mi? Ben bunu dediğime göre, değil mi, demek ki hak din İslam, insanlar hak dine girecek diyorum Hz. İsa (a.s) gelecek, Mehdi (a.s) ile beraber. Mehdi (a.s) diyorum Tevrat’ın aslıyla Musevilere hükmedecek, aslıyla. Hıristiyanlara da İncil’in aslıyla hükmedecek. Ne zamana kadar; Hz. İsa (a.s) gelinceye kadar. İsa (a.s) geldiğinde de hepsi Müslüman olacak diyorum. Burada yanlış olan anormal olan ne var?
OKTAR BABUNA:Estağfurullah hak konuşuyorsunuz Hocam inşaAllah. Hakkı savunuyorsunuz.
ADNAN OKTAR:Değil mi? Kardeşim, ya ben anlatamıyorum ya karşımdakilerin kafasında bir odun gelişti, bir kısmında. Anlayanları tenzih ederim de yani beyin mi odun mu tam anlayamıyorum bazı vakalarda.
OKTAR BABUNA:Siz sık sık Hocam Hıristiyan kanallara bağlanıyorsunuz. Hem televizyonlarda hem radyolarda konuşmalarınız oldu. Orada hatta teslisin yanlışlığını da defalarca açıkladınız. Hıristiyanlara açıkladınız.
ADNAN OKTAR:Bak teslis yanlıştır dedim, değil mi? Her konuşmamda ısrarla söylüyorum. La ilahe illallah vardır diyorum. Allah birdir diyorum, Hıristiyan kanallarında. Bugün yine konuştum bir Hıristiyan kanalıyla. Amerika’yla konuştum. Yaklaşık 1 saat oldu, değil mi?
OKTAR BABUNA:Hatta biraz aştı bile.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah, bir de yeni bir teknoloji geliştirdik maşaAllah; mutfakta konuşuyorum, odamda yattığım yerde, yatağımda konuşuyorum, çok şahane oldu.
OKTAR BABUNA:Çok da net duyuluyor sesiniz.
ADNAN OKTAR:Böyle sedire uzanmış orada konuşuyoruz Amerika’yla çok kolay oluyor. Eskiden stüdyoya gelmemiz gerekiyordu falan. Teknoloji maşaAllah Ahir zamanda Müslümanlara bir nimet olarak sunuldu inşaAllah. Şimdi bu konu inşaAllah anlaşılmıştır. Ben buraya Müslüman, Musevi geldiğinde “kardeşim siz hepiniz Cehenneme gideceksiniz” diyemem. “Hepiniz Cennete gideceksiniz” diyemem. Bilmiyorum, Allah bilir. Onun için ne Müslümana ben “kesin Cennete gidersin” diyebilirim, ne de Hıristiyana “kesin Cehenneme gidersin” diyemem. Allah bilir, yani son anda adam iman edebilir veyahut Müslümandır sezdirmiyordur. Veyahut fetret ehlidir, yani olabilir adama Kuran anlatılmamıştır. Mesela bazı mahallelerde tecrit edilmiş yaşıyorlar, hiçbir kitap okutmuyorlar, hiçbir bilgiyle bağlantı kurdurulmuyor belki. Allah onları ehl-i fetret olarak kabul edebilir. Bilmiyoruz. Ama Peygamberimiz (s.a.v)’ın Peygamberliğini kabul etmemek haramdır. Açık Peygamberin hak Peygamber olduğu, yani hangi vicdanla reddedilsin ki, neye göre edilsin yani hangi anormal durum var da reddetsin. Her şeyi hak, her şeyi doğru, Peygamber olduğu aleni belli. Nitekim bana gelen Museviler maşaAllah hepsi Peygamber olduğunu kabul ediyorlar Peygamberimizi, Kuran’ı da kabul ediyorlar, hak kitap diyorlar, doğru diyorlar. “Ama biz Museviyiz” diyorlar yani. “Museviyiz ama bir eksik yönümüz varsa onu da tamamlamak isteriz” diyorlar.
OKTAR BABUNA:Hatta cemaatle namaz kılanlar oldu, camide.
ADNAN OKTAR:Yani kardeşim Müslümanlarla görüşmezlerse, konuşmazlarsa adamlar nasıl Müslüman olsun? “Düşman olun” diyorlar, “nefret edin, uzak durun, asın, kesin”. O zaman nasıl Müslüman olacak onlar? Diyalog yani kıl bir laf, zaten diyalog miyalog öyle bir şey dediğim de yok. Dostuz, arkadaşız, konuşuruz, sohbet ederiz, muhabbet ederiz, kardeşiz kardeşim. Dost da demeyin, peki kardeş? Onu da demeyelim. Ne diyelim? Adam mı, şahıs mı diyeyim? Birisi mi diyeyim, ne diyeyim? Evine gelen misafire insan ne der? Güzel bir söz söylemek lazım. Adama “ey kafir, hoşgeldin” mi diyeyim? Yani, denir mi böyle şey? O bana dese şimdi bu yakışık alır mı? Ben geldiğimde “ey kafir hoş geldin” dese olur mu? Bir Hıristiyanla karşılaşsam, değil mi, “hoş geldin” diyor adam nezaketiyle, ben de ona “hoş geldin kardeşim” diyorum. O beni hak görmez, ben de onu hak yolda görmem. Çok normal bu. O benim Hıristiyan olmam için uğraşır, ben de onun Müslüman olması için uğraşırım. Ama hak galip gelir sonunda, değil mi?
OKTAR BABUNA:Hocam, sizin basın toplantısına katılan İsrail’den gelen Ortodokslar’ın lideri vardı. O da Allah’ın birliğine inanıyorum diye açıklama yapmıştı basın toplantısında.
ADNAN OKTAR:Tabii, yani böyle düşmanlıkla, nefretle bir yere varılmaz. Çok kötü sözler seçip kullanamayız bize gelen insana. Misafir gelen bir insana böyle söz kullanılır mı? “Ey kafir, gel sana Müslümanlığı anlatayım” diyebilir miyim insana? Tabii ki “hoş geldin kardeşim” derim. “Allah sana hidayet versin” derim. Adam bana nezaketli, ben de ona nezaketli olurum inşaAllah. Nitekim bütün Peygamberlere inanıyorlar, Meleklere inanıyorlar, Ahirete inanıyorlar bir tek Peygamberimiz (s.a.v)’a inanmıyorlar. Onu da bizim güzel ahlakımızla anlatmamızla mümkün. Ama adamlara kötü örnek olursak, kötü davranışta bulunursak adamlar uzaklaşır, ters etki yapar. Olmaz.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler