ADNAN OKTAR: Bakın Müslümanların epey bir kısmı bu konudan çekiniyorlar. Madde insanların beyninde oluşuyor görüntü olarak Allah oluşturuyor. Dışarıda vardır ama dışarıdaki saydam olan, simsiyah karanlık olan madde ile insanın bir bağlantısı olmuyor. Onu Allah biliyor. Asıl gördükleri Allah’ın beyinlerinde yarattığı görüntüdür. O görüntü de Allah’ın meydana getirdiği hafif amperdeki bir elektrikle oluşuyor. Çok az bir amperdeki elektrikle, beynine gelen çok düşük volttaki bir elektrik beyninin içerisinde, şu kadarcık et parçasının içerisinde bütün bu alem oluşuyor. Ve adamlar konuşuyor, kavga ediyor. Elindeki çeki senedi yırtıyor birbirlerinin başına atıyor. Arbede çıkartıyorlar, kan gövdeyi götürüyor. Hepsi beyninin içinde oluşuyor. İnsanlar da rüyasında kavga ederler, olay çıkartırlar. Kaçar, kovalanır, hastaneye kalkar, bağırır, çağırır, ağlar. “Aman” der “kabusmuş” der, insanlar. Dünya da işte bir rüya yeridir. Öldüğümüzde biz yine bu rüyadan başka bir rüyaya geçmiş olacağız. İnsan rüyadan rüyaya geçer. Hatta “siz tabakadan tabakaya bindirileceksiniz” diyor Allah, ayet var “tabakadan tabakaya bindirileceksiniz”. Şeytandan Allah’a sığınırım. Rüyadan rüyaya geçiyor insanlar, hatta uyandığında bak, diyor ki adam ayet bu: “Bizi yattığımız yerden kim kaldırdı?” diyor. Adam uyuduğu kanaatinde, uykudan kalktığı kanaatinde rüyadan kalktığı kanaatinde “uyuyorduk biz” diyor, “yattık kalktık burası neresi, nerdeyiz biz?” diyor, “ne oldu böyle?” diyor. Aklına da gelmiyor öldüğü. Sonra çağırıcı çağırdığında herkes o tarafa koştuğunda Cehennem’in arazisine giriyorlar. “Eyvah bize” diyorlar “ bu din günü” diyorlar. “Öldük” diyorlar. “Öldük ve dirildik” diyorlar. “Şimdi anladık” diyorlar. “Eyvah” diyorlar, ayet var Kuran ayeti. “Bu din günü” diyorlar. Sonra da Allah’a diyorlar: “Ya Rabbi diyorlar, bizi geri gönder, biz anladık diyorlar, hata yaptık, eksikliklerimiz var, çok mükemmel olacağız” diyorlar. Allah diyor ki, “dönseler gene ahlaksızlıklarına devam ederler” diyor Allah. Çünkü onlar kendilerini çok akıllı zanediyorlar. O görüntüyü bilerek döneceklerini zanediyorlar. Halbuki Allah onları unutturarak gönderir, gönderse bile, farzedelim gönderse. Gönderdiğinde ne diyecek biliyor musun? Hatta o hatırlasa, farzedelim onu hatırlasa bile, “ya ne korkunç rüya gördüm arkadaşım” der. Ve eski azgınlığına bütün şiddeti ile devam edecektir. Rüyasında birçok dinsiz, Cehennem’e gittiğini görür. Etkileniyorlar mı? Yoo. Öldüğünü de görür rüyasında, etkilenmezler. Aynısıdır işte, yani o yine etkilenmez, yine kaldığı yerden devam eder. Başka?
ALTUĞ BERKER: Hocam, ahirzamansohbetleri@hotmail.com sitemize soru sormuş okuyucularımız: “Mümin neler karşısında üzüntü duymalıdır? Peygamberimiz (sav) ve büyük İslam alimleri neler karşısında üzüntü duymuşlardır? Teşekkür ederim, Atakan.”
ADNAN OKTAR: Üzüntünün tamamı haramdır. Yani bütün üzüntü çeşitlerinin tamamı haramdır. Çünkü üzüntü, (haşa) Allah’a isyandır. Çünkü bir şey meydana gelmiş, adam üzülüyor. Şer görünse de, mutlaka hayır vardır. Mutlaka hayır vardır. “Üzülmeyin, gevşemeyin”, şeytandan Allah’a sığınırım, “inanıyorsanız güçlü olan sizsiniz, galip olan sizsiniz” diyor Allah. Mehdiyet’e de bakan bir ayettir bu. Bu muhkem ayet. Allah haram kılmıştır üzülmeyi. Müslüman üzülmez. İmanı zayıfsa, yahut inanmıyorsa üzülür. Çünkü onu kendi yaptı sanır. Dünyaya aşıktır o, dünyevi bir olay onu çok sarsar. O görüntü içerisinde, hani var ya film seyredip ağlayan tipler veyahut mesela mafya filmi seyrediyor, o da havaya giriyor... Hatta o kıyafetleri giyiyor. Mafya kıyafetleri falan giyiyor, onlar gibi görünmeye başlıyor. Filmin hemen akabinde, sinemadan çıktı mı; mesela kovboy filminden çıkıyor, kovboy gibi yürüyerek çıkan tipler oluyor böyle, o kadar etkisinde kalıyor değil mi? Mesela mafya filminden çıkıyor, yan yan yürüyerek çıkıyor. Böyle kendi de o havaya giriyor, yani kendini de o filmin bir kahramanı olduğuna inanıyor. Böyle tipler çok çok çok fazladır.
ALTUĞ BERKER: Karate filmlerinde de yine öyle.
SUNUCU: Efendimiz (sav)’in de böyle bir hadisi var. “Sizlerin içlerinizde en kötünüz, dünyayı sevendir” diyor Hocam.
ADNAN OKTAR: Hayır, dünyanın ne olduğunu bilseler, sevmezler canım, bu kadar bağlanmazlar. Ne olduğundan haberleri yok. Şimdi mesela ben bu fincanı elime alıyorum; yani bayağı net. Çok çok net. 3 boyutlu görünüyor. Yani görüntü gibi görünmüyor. Yani benden uzakta görünüyor ayrıca yani, o kadar kaliteli bir görüntü oluşuyor beynimde. Bir de his var yani, dokunma hissi de oluşmuş. Bu da beynimin içinde. Ama sanki uzakta dokunuyormuşum gibi. Yani his kalitesi 3 boyutlu olduğu için, gerçekten uzakta dokunuyormuşum imajı veriyor şu an bana. Bir de tadı var. Yani alenen ıhlamur. Şekerli, kokusu da var. Şimdi inanmayan beri gelsin. Halbuki hepsi beynimin içerisinde oluyor. İşte bu görüntünün ve hislerin 3 boyutlu kalitesinden dolayı, üçü de çok, beşi de çok kalitelidir hislerin. Yani çok kaliteli yaratıyor Allah hisleri. Yani kusursuz, temiz ve çok nettir. Ama Ahiret daha nettir tabii.
Giriş sayısını yine bana yazıp versinler, internete giriş sayısını. Yani şu anda bakayım Kurtlar Vadisi’nin farkına bir bakayım. Bitti mi Kurtlar Vadisi? Devam mı ediyor?
ALTUĞ BERKER: Bilmiyorum Hocam aslında tam saatini. Ama bu saatlerde bitmek üzeredir tahmin ediyorum.
ADNAN OKTAR: Tamam, hadi bakalım.
CİHAT GÜNDOĞDU: Hadis-i şerifte de Hocam, sizin söylediğiniz gibi, inşaAllah: “İnsanlar uykudadırlar, ölüm ile uyanırlar” diye geçiyor inşaAllah.
ADNAN OKTAR: “İnsanlar uykudadırlar, ölüm ile uyanırlar.” Uyanırlar, yine bir uykuya geçmiş olurlar, tabii. Ama bak bu çok net, yani konuyu tam açıklıyor. “İnsanlar uykudadırlar, ölüm ile uyanırlar.” İşte bizim anlattığımız konunun bir özeti bu. Ve bunu Peygamber (sav) söylüyor. Mesela rüyasında bir şey görüp ağlamak nasıl mantıksızsa, üzülmek nasıl mantıksızsa, aynı şekilde dünyada bir şey olduğunda, ona üzülüp ağlamak da aynı şekilde mantıksızdır.