Adnan Oktar’ın 5 Mart 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
ADNAN OKTAR: Şimdi bazı alçaklar var. Mesela gidip sorsak desek ki “nasıl bir insan?” Kardeşim aklına hayaline gelmeyecek böyle alçakça eleştiriler. Böyle nefret kokan ifadeler. Mesela bu çok tatlı bir varlık. Bin bir türlü kusur bulurlar. Binbir türlü. Mesela konuşuyorum, kanım donuyor. Ben mesela sevinçle, “ne kadar sevimliydi değil mi” falan diyorum, “ne hoş” diyorum. “Ya bırak canım” diyor. “Nedir” diyorum, “ne oldu?” Öyle iblis ki yani, akıl almayacak yerden olayı yakalamış. Yani hep böyle kötü gözle bakmış. Yani hep kusur gözüyle bakmış. Güzel gözle baksana, hayır gözüyle baksana, sevgi gözüyle baksana. Yani mesela sen de böyle dünya iyisi bir insansın. Mesela bir iblise bir soralım bakalım. Akla hayale gelmedik laflar ediyorlar. Bir tane sevdiğiniz insan olsun, sevdiğiniz bir şey olsun. Nefret aşağıya, nefret yukarı, böyle öfke. İnternete bakıyoruz, birçok kişide gördüm it gibi kapışıyorlar. O ona, o ona, o ona, o ona. Üstelik de Müslümanım diyen tiplerde de böyle. Tam çakal ağzı böyle, saldırgan. Ya sevdiğin insanlar olsun, herkese muhabbetle bak. Herkese karşı şefkatle bak. Ben mesela bütün tarikatleri, bütün cemaatleri seviyorum. Hepsine saygılıyım. Ve hepsine acıyorum ve şefkat duyuyorum. Koruyup kollamak azmindeyim. Ben hiçbirisinin kılına dokundurtmam. Yani mesela Cübbeli mübbeli falan ben eleştiriyorum ama fikren eleştiriyorum. Mesela cemaatini, arkadaşlarını falan birisi ellemeye kalksa; hukuki, kanuni boynunu kırarım karşı uğraşanların yani. Hiçbir Müslümana dokundurtmam ben. Müslüman değil, kendi vatandaşıma dokundurmam, kimseye öyle bir şey yapmam. Hıristiyanları, Müslümanları, Musevileri koruyorum ben, kolluyorum ben. Yani, değil ki Müslümanlar yani. Ki ben Deniz Gezmiş’e bile acıyan bir insanım, acıdım asıldığında. Mahir Çayan, Kadir Manga falan mesela aslan gibi delikanlılardı yani. Çok kaliteli ve çok zeki çocuklardı. Taa o zaman çocuk aklımla rahatsız olmuştum, o zamanlar yani. Daha gençken. Her zaman genciz elhamdülillah da, o anlamda değil tabii.
CİHAT GÜNDOĞDU: Daha da gençleşiyorsunuz inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Evet, evvelAllah maşaAllah. Yani bende öyle bir öfke, nefret olmaz. Mesela ben o cezaevlerinin boşaltılmasında kız çocukları falan, cezaevinde zorla çıkartılmışlardı onlar. Kendini yakanlar falan oldu. Yani beni acayip rahatsız etmişti ama acayip, tarif edemem. Kızcağız, bu parmaklıklara yapışmış, yanmış. Kendisini yakmış falan. Yani, bak çektiği acıya bak çocuğun. Yani bundan memnun olunur mu? Biz bunlardan rahatsız oluyoruz, hepsi kurtulsun istiyorum. Kimsenin acı çekmesini istemem ben.
CİHAT GÜNDOĞDU: Hocam, deccaliyet dediğiniz gibi; kin, nefret, öfkeyi insanlar arasında aşılayan deccaliyetin sistemi. Metod olarak onu kullanıyor deccaliyet. Onun karşısında sevgi var inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Aferin güzel. Bak Müslümanları da zehirlemişler bir kısmını, nefret kokuyor konuşmaları. İzliyorum mesela onların blog siteleri falan oluyor böyle tartışma yerleri falan. Bana getirip gösteriyorlar. İşte “slm”. “Ne bu?” diyorum. “Selam”mış. Ağzın mı kopar selam desene. Slm, her anlama gelir bu. Selam, olur mu öyle şey? Yani akıl almaz laflar, bilmeyenlerin mümkün değil onu anlamak. Mesela “nasılsın” diyor, “nsl” mi ne ona benzer değil mi? Acayip, iç bükey işaretler, dış bükey işaretler. Kafam ambale oldu, dedim yani en iyisi ben bu işe girmeyeyim dedim yani. Anlaşılacak gibi değil. Mesela “şu ne” diyoruz, “bir bakalım” diyorlar. İki saat araştırıyoruz ne anlama geldiğini, bir işaret. Yani çöz çözebilirsen, yani böyle mason sembolleri gibi. Bir de bu çıktı yani. Dümdüz Türkçe konuşsana, Türkçe’ni geliştirsene. Mantıklı değil mi? Çünkü zengin dil kullanırsa insan hoşuna gider. Yani bir adam bana “slm” dese, gıcık olurum ben şahsen. Yani “selam kardeşim” de, güzelce konuşsana benimle değil mi? Yani şimdi el kol hareketiyle de konuşmaya benziyor bu. Şimdi adam bana gelse, “nasılsın” diye böyle hareket yapsa, şimdi bu saygısızlıktır, münasebetsiz hareket yani. Adam gibi konuş. Hayır vakitten tasarruf için yaptıklarını düşünemeyiz, çünkü acayip gevezeler. Yani mesela bakıyorum 6 saat konuşmuş yani. Öyle bir konuları da yok yani. Zaman sorunları da yok yani. Tabii.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler