ADNAN OKTAR: Geçenlerde bir gazete haberi gördüm. Bilmiyorum sen gördün mü? Bir psikopat yıldızdan bahsediyorlar, büyük bir şey. Böyle içinden parça fırlatıyor, ani parça fırlatıyor ve bu yakınlarda geziniyor. Bak psikopat yıldız diye anıyorlar. Biraz onu incelesinler. Yani psikopat yıldız mı yoksa Allah tarafından özel oraya getirilmiş görevli mi? Onu bir araştırsınlar. Kıyamet, bakın açıkça söylüyorum. 2120 gibi Allah’ın izni ile kopacak. Kardeşlerimiz diyor ki, bana yazıyorlar, işte oradan, buradan da, Mısır’dan da yazmışlar, Filistin’den yazan kardeşlerimiz de var. “Allah” diyorlar, “Kıyamet vaktini bildirmemiştir, siz nereden biliyorsunuz?” Şimdi bakın, buna birkaç cevap vereyim ama ilk önce şunu söyleyeyim. Kıyamet bilgisi gayb haberidir. Gayb da Allah’ın Katındadır. Gaybı Allah’tan başka kimse bilmez. Buraya kadar doğru. Peki Allah diyor ki, “Gaybı Ben Peygamberlerime, istediklerime bildiririm” diyor. Ne olmuş oluyor o zaman? Gayb demek ki, Peygamber (s.a.v.)’e bildirilirse, Peygamber (s.a.v.) de ümmetine bildirirse, gayb biliniyor. Değil mi? Nasıl Peygamber (s.a.v.) peki geleceği söyledi de, 1400 sene sonra olacak olayları söyledi de, oldu peki o zaman, değil mi? Lulin Kuyruklu Yıldızı’na ait bilimsel delil, hiçbir şey yoktu. Bilim adamları bile yeni farkına vardılar. 1400 sene öncesinden nasıl bildi? Irak’ın işgal olacağını nereden bildi? Afganistan’ı nereden bildi? İşgal olacağını, Azerbaycan’ın aynı dönemde. Fırat’ın suyunun kesileceğini nereden bildi? 15 gün ara ile, üst üste, Ramazan ayında ve Hicri 1400’ün başında yani, üst üste ay ve güneş tutulmaları olacağını nereden bildi? Sayayım mı? Sabaha kadar sayarım. Bunları nasıl bildi? Bunlar gayb değil miydi? Kim bildirdi ona? Cenabı Allah bildirdi Sallallahü Aleyhi vesellem’e. O da gaybı bize bildirdi. Dünyanın ömrü ile ilgili 7000 yıl ile ilgili hadisi Suyuti Müslüman değil mi, bilmiyor mu, yani o hadisi bildirip bildirmeyeceğini? Bak “Dünyanın ömrü 7000 yıl” diyor Suyuti. “Bunun 5600 yılı geçmiştir” diyor Peygamber (s.a.v.). Bunu Peygamber (s.a.v.)’in de söylediğini söylüyor. Bakın burada hem Peygamber (s.a.v.)’i suçlamış olurlar o zaman, hem Suyuti’yi suçlamış olurlar, değil mi? Yani gaybı Peygamber (s.a.v.), Allah’ın bildirdirmesi ile bilir. “7000 yıldır 5600 yılı geçmiştir” diyor. Ne olmuş oluyor? Biz Hicri 1400’de olduğumuza göre 1431’de olduğumuza göre yaklaşık 70 yıllık bir dönem var. İslam’ın hakimiyetinin yaşanacağı bir dönem, 70 yıl. Ondan sonra bozulma bekleniyor. Zaten 1545 gibi Kıyamet, yani 2120. Ve bunu da derken bakın, hadise rağmen Allahu Alem diyoruz, Allahu Alem. Doğrusunu Allah bilir. Zaten Üstad Bediüzzaman Hicri 1560 tarihini de veriyor ikinci bir ebced olarak. Fatiha Suresi’nden de çıkarıyor. Fatiha Suresi’nden ayrı bir ebced çıkartıyor. Hatta 1577 tarihini de veriyor Kıyamet için. Bakın 3 ayrı tarih veriyor. “1577 de olabilir, 1560 da olabilir” diyor yaklaşık. “1545 de olabilir” diyor. Ben de diyorum ki, Allah-u alem 1545. Çünkü hadisin oturuşu, konumu her kelimesi tam mutabık olarak, çok net veriyor olayı. Bir de 45 sayısı çok önemli bir sayıdır. Bakın 56 ve 45. Bunlar hep sınır sayılardır. Bakın 55 orta bir sayıdır, 55. 56’ya geçtin mi, başka bir aleme geçersin. Değil mi, 55 orta bir sayıdır? 45 de orta bir sayıdır. 45’ten 46’ya geçtin mi, başka bir aleme geçersin. Yani bu benim tabii görüşüm. Ama vakti gelince, yaşayanlar görecekler. İnşaAllah. Ama ayrı, 1545 geldiğinde adamlar tabii içki masalarında coşmuş şekilde böyle, “Adnan Hoca Kıyamet olacak” demiş falan diye, yerlere yatarak gülecekler, eğlenecekler. Yani tahmin edemeyecekler. Çünkü bak, ayı belli değil, günü belli değil, saati belli değil. Ama yılı, Allahu Alem doğru. Çünkü onlar 1545 gelince, akşamına tabii kutlama olacak. “Ya” diyecekler, “hani Kıyamet kopuyordu?”. Ondan sonra iyice sapıtacaklar. Birinci ay, ikinci ay, üçüncü ay, dördüncü ay, belki de taa Şubat’a kadar gidecek, değil mi? Ocak’tan Şubat’a kadar belki. Belki başka türlü olacak bilmiyoruz, inşaAllah, değil mi? Fakat hiç tahmin etmedikleri bir anda, birden evin açısı değişecek. Yani ev yere paralelken, 45 derece böyle açı aldığında, mahalleler değişmeye başlayınca, mahalleler birbirine girecek. O mahalle oraya, o mahalle oraya. Deniz bu tarafa, kara öbür tarafa. Boğaz kapanacak-açılacak. Bayağı bir değişik olaylar olacak. O zaman diyecekler, “Peygamber (s.a.v.) doğru söylemiş, Bediüzzaman da doğru söylemiş, Hocamız da doğru söylemiş” diyecekler. Ama iş işten geçmiş olacak, inşaAllah. Bakın, sözümün doğruluğuna delillerim var. Bir kere Peygamberimiz (s.a.v.)’in bu olaylarla ilgili, yani Ahir zamanda Kıyametin başlaması ile ilgili verdiği alametlerin hepsi oluştu. Yani bakın bir alamet olsa, yetersiz görebilir insanlar. İki de olsa belki yetersiz olabilir, üç de belki. Ama bakın, 150’nin üzerinde, böyle bir rastlantı olmaz. Yani buna rastlantı dedin mi, adamın aklından şüphe ederler. Çok acayip olur, rastlantı değil bu. Dediklerimden, sözlerimden herhangi birinin çıkamadığı vaki olsa, gene kabul ederim. Yani tamamı çıktı dediklerimin. Bakın ben yıllar önce, iki yıl önce daha vizenin adı yokken, ben vizeler kalkacak dedim. Bak 60’a vardı vizelerin kalkması. Ekonomik krizi 20 yıl önce yazdım ben kitabımda ve şak tarihi geldiğinde başladı ve durduramıyorlar. Durduramayacaklar dedim. Onun için, yani bundan sonraki olayları da izlesinler. Bakın İslam dünyaya hakim olduğunda eğer yine inanmazlarsa, artık onlara pes diyeceğim yani. Bakın Mehdi (a.s.)’ı görecekler, Hz. İsa (a.s.)’ı görecekler, “Ben buna rağmen inanmıyorum” derse, bir şey diyemem. O zaman Allah ona ispat eder, inşaAllah. Gayb bilgisi Allah Katındadır, Allah, bakın, Peygamberlerinden, elçilerinden seçtiklerine gaybı bildirdiğini Allah ayette belirtiyor, bitti. Delil ne diyorlar? İşte ben delil veriyorum ve Peygamber (s.a.v.) gayba ait bilgiler vermiş 1400 sene öncesinden. Gayba ait verdiği bütün bilgiler doğru çıkmış. Zaten Allah diyor, “Gayb bilinmez” diyor. Ama Allah’ın bildirmesi ile Peygamber (s.a.v.) biliyor ve ümmetine de bildiriyor, bunda şaşıracak bir şey yok.