Adnan Oktar’ın 21 Mart 2010 tarihli Kanal 35 röportajından
ADNAN OKTAR: Mücahid der ki Cennet ehlinin en az mertebelisi o kimsedir ki onun mülkünde bin yıl en yakın yerini gördüğü gibi en uzak yerini de görüp yürüyendir. Bin yıllık yürüyüş mesafesini en yakın yerini gördüğü gibi en uzak yerini de görüp yürüyendir” diyor. “En yüksek mertebelisi de sabah vakti Rabbinin cemaline bakandır”, diyor yani Cenab-ı Allah’ın Cennette tecelli edeceğini ayette, hadiste belirtmiş. Resulullah şöyle buyurdu, “Cennet ehli Cennete girdiklerinde Allah-u Teala’ya şöyle buyuracaktır: Bundan daha fazla bir şey ister misiniz? Sen bizim yüzümüzü aydınlatmadın mı? Bizi Cehennemden çıkarıp Cennete koymadın mı diyecekler, bunun üzerine Allah onlardan perdeyi kaldıracak. Böylece Rablerine bakıp seyretmekten daha üstün bir şey onlara verilmeyecektir”. Müslüm’de var, diğer hadislerde var. En büyük zevk Ahirette Cenabı Allah’ın tecellisine bakmak olacak inşaAllah. Ebu Davut Etteyelasinin rivayeti şöyledir. “Cennet ehli Cennette, Cehennem ehli de Cehenneme girdikleri için bir münadi şöyle seslenecek: O bizim yüzlerimizi apaydınlık yapmadı mı?” Cenab-ı Allah için, “terazimizi ağır yapıp bizi ateşten kurtarmadı mı?” Terazi deyince tabii klasik terazi değil bu? Yani sevapların günahlara oranının tespiti. “Hemen o anda perde açık ona bakacaklar, vallahi Allah onlara kendisine bakmaktan daha sevimli ve gözlerden daha aydınlatıcı bir şey vermemiştir”. En şiddetli zevki ondan alacaklar, diyor. Allah’ın tecellisini görmekten. Ebu Musa El Eşari (r.a.)’dan nakledilen rivayet edilen şöyledir: “O, Basra minberinde şöyle dedi; Allah Cennet ehline haber salıp sordurdu”. Cennet ehline sordurdu. “Allah’ın size verdiği sözünü yerine getirdi mi?” “O anda onlar kendilerine verilen ziynetlerle, elbiselerle, meyvelerle, tertemiz eşlerle, nehirlerle şöyle bir bakacaklar sonra şöyle demekten kendilerini alamayacaklar. Allah bize verdiği sözünü yerine getirmiştir. Melek tam üç kere ‘Allah size verdiği sözü yerine getirdi mi’ diye soracak?” Üç kere üst üste soruyor. “Onlar kendilerine vaat edilen her şeyin eksiksiz yerine getirildiğini görünce, evet diyecekler. ‘Bir şey daha kalmıştır’ diye karşılık verecek Melek” diyor, yani bir şey daha var diyor. “Çünkü Allah-u Teala kullarına tecelli edip de gözlerinden perdeyi kaldırıp O’nu gördüklerinde bütün nehirler coşacak, ağaçlar sallanıp sesler çıkaracak”. Yani sevinç sesleri çıkarıyorlar. “Bütün köşkler, ateş kıvılcımları avaz verecek, pınarlar şırıl şırıl daha hızlı akacak, güzel kokular avluları ve köşkleri saracak. Her tarafta güzel kokan misk ve kafur hissedilecek. Kuşlar ötüşecek, huriler bütün güzellikleriyle göz kamaştıracak”. Var ya sabah güneş doğduğunda kuşlar ötmeye başlıyor. Bir hareketlilik oluyor. Allah tecelli ettiğinde de bütün Cennette bir hareketlenme olacak, diyor hadiste. Yani tabii bu bir kısmı, çok yoğun bir hareketlenme olacak diyor. Abdullah Abdullah bin Mesut (r.a.)’tan; “biz Allah’ın Resulullah (s.a.v.) yanındaydık”. Peygamberimiz (s.a.v.)’in yanındaydık diyor. “Kadir gecesi aya baktı”. Yani başını dikip dolunaya bakıyor ve “şöyle buyurdu: “Siz Rabbinizi tıpkı şu ayı gördüğünüz gibi, ayan apaçık görecek ve O’nu görmekten en ufak bir şüpheniz olmayacak. Veyahut birbirinizi sıkıştırmayacak gayet rahatlık içinde onu göreceksiniz, dedi“ diyor, sayfa 370. Selebi’nin rivayeti: “Cennette boyunları, develerin boyunları gibi olan kuşlar vardır” develerin boyunları gibi olan kuşlar. İri kuşlar zaten en çok istediğim şeylerden bir tanesi de şu var ya ilk çağlarda ilginç kuşlar. “Gelip Allah’ın (c.c.) velisinin elinde dolaşırlar” yani oralarda dolaşıyorlar. “Onlardan biri şöyle der: Ey Allah’ın velisi, arşın altındaki yaylalarda otladım, nesim pınarlarından su içtim, hadi ne duruyorsun beni ye, önünde devamlı olarak duran bu yemeği aklından geçirir. Kuş hemen önüne çeşitli renklere dönüşmüş bir halde düşer ve ondan doyuncaya dek istediği gibi yer, doyduktan sonra kemikleri bir araya gelir, kuş canlanıp yeniden uçuverir” diyor, yedikten sonra kuş. Cennette dilediği yerde yemlemeye koyulur. “Yine yemini yemeye devam eder kuş” diyor. Yani şimdi rüyamızda da biz kuşu yiyoruz, mesela et yiyoruz, Allah bize rüyamızda canlandığını gösterse çok makul görürüz rüyamızda, özellikle rüyanın mantığı daha değişik oluyor biliyorsunuz. Rüyadan çok iyi anlayabilirler bu konuları anlamak için, rüyayı çok düşünmek lazım. Enes bin Malik (r.a.)’den Peygamber (s.a.v.) buyurdu: “Allah Adnen Cennetlerini yaratıp ağaçlarını kendi kudretiyle diktiği zaman ona haydi konuş dedi. O da şöyle konuştu: Müminler felaha ermiştir. Allah ondan sonra şöyle buyurdu, Ey krallar yurdu ne mutlu sana” diyor inşaAllah. Beyhaki’de sayfa 364 ki güvenilir bir hadis alimidir. Berzar’ın rivayetinde Allah’ın Resulu (s.a.v) şöyle nakledildi, “Allah Cenneti bir kerpici altın, bir kerpici gümüş toprağı miskten teşekkül etmiş olarak yarattı”. Ama bizim bildiğimiz altın değil tabii bu; bizim bildiğimiz altın orada çok küt gelir. Yani gümüşte çok küt gelir, orada nefes kesen bir malzeme çok hoşlanacağımız bir malzeme “ona haydi konuş dendi o da şöyle konuştu. Müminler felaha ermiştir. Sonunda oraya Melekler girip şöyle dediler, Ey Melekler yurdu Cennet konuştuğunda şöyle dedi. Ne mutlu sana” diyor almamışlar bu cümleyi “ne mutlu sana” olması lazım. “Ne mutlu sana”. “Cennet konuştuğunda şöyle dedi : Ya Rabbi kendinden hoşnut olduğun kimseye ne mutlu”. Cennet böyle hitap ediyor. Cennette her şey canlıdır. Yani ağaçlar, sular aklına gelen her şey aslında dünya da da böyledir de fakat dünyada Adetullah geçerli olduğu için Allah onları hareketlendirmiyor, normalde mesela bu kalemde bu kitapta hepsi normalde canlıdır. Mesela bu kalem elimize aldık ayaklandı kalem fakat elim vesile olduğu için çok makul görüyorsunuz. Yani mesela elim olmadan şöyle bir misine ile tutturulsa görünmeden kalksa bu kalem değil mi insan acayip şaşırır insanlar yani hayretler içinde kalırlar. Ama elimi Allah vesile ettiği için kalem buraya geldiğinde çok çok makul görüyorsunuz, elim görünmez olsa Allah göstermese elimi değil mi? Yani aslında elime sebep olarak hiç ihtiyaç yok fakat makul olması için Allah elimi vesile olarak insanlara gösteriyor. Bakın “Sidre-i Mümtehanın meyvesi çoğalır. Her bir meyvesinin 72 rengi vardır. Hiçbiri diğerine benzemez”, mesela elma var şimdi biz bildiğimiz kırmızı elma var, yeşil elma var, koyu kırmızı var, sarı var başka da yok. Değil mi? Bak Allah diyor ki, 72 tane rengi vardır diyor. Bizim bilmediğimiz renkler bakın 72 tane, biz 7 renk biliyoruz. Değil mi? Bak burada 72 renkten bahsediyor. İlk defa göreceğiz. Bizim için yani sekizinci bir renk nasıl, dokuzuncuyu bile teahür edemiyoruz şu an dünyada değil mi?Ama bakın Cennette 72 renk sırf meyve için bu. “Ey Allah’ın resulü, Cennette hurma var mıdır? Zira ben hurmayı çok severim” diyor sahabelerden birisi. Şu cevabı veriyor Peygamberimiz(sav),”nefsim yed-ikudretinde olan Allah’a kesem ederim ki”, yemin ediyor Peygamberimiz(s.a.v); “kökleri altından, budakları altından, dalları altından, yaprakları varlık aleminin gördüğü en güzel elbiseler nev-inden, çöpü altından, kabukları altından olup, testiler gibi” normal testiler var ya “testiler gibi olan meyveleri kaymaktan daha yumuşak, baldan daha tatlıdır” diyor. Cennette mesela, ağacı biz tahtadan biliyoruz, orada Allah altından diyor. Ama altın deyince aklımız yine klasik altına gidiyor, öyle değil. Çok hoşlanacağımız bir metal, beğeneceğimiz bir metal, göze çok hoş gelen bir metal. Bak meyvesi de testi gibidir diyor, gayet iri. İnsanın yiyip yiyip bitiremeyeceği gibi. “Resulullah (s.a.v) buyurdu; Cennette kökü altın olmayan hiçbir ağaç yoktur”. Tamamının kökü altındandır diyor. “Cennette öyle köşkler vardır ki, ne üzerinde kilitleri vardır; ne de altında temelleri”. Havada duruyor köşk, temelsiz. Normalde de öyle olması lazım, burada Adetullah olduğu için öyle oluyor.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler