Adnan Oktar’ın 7 Nisan 2010 tarihli Samsun AKS ve TV Kayseri röportajından
ADNAN OKTAR:Mason ruhuna, şeytani locaya mensup bir Müslümana sorduğunda, “ne yapıyorsun?” diyorsun. Önce bir “istikbal” diyor, “okulumu bitirmeye çalışıyorum. Sonra bir altın bilezik, mesleğimi de elde edeyim” diyor. İşte “ağabeyim, kardeşim, annem, babam, onlar çok önemli, ben onların peşindeyim, onları kurtarmanın peşindeyim” diyor. “Peki vatan, millet, Türk, İslam alemi nedir?” diyorsun. “O kadar da çapımız olmaz tabii” diyor. “Biz naçizane evde namazımızı kılıyoruz” diyor. “Orada, burada, otobüslerde de kavga, mavga gerektiğinde onlarla da tartışıyoruz, konuşuyoruz” diyor. Okulda, mokulda bilmişlik yapması gerektiğinde, “bunu da yapıyorum” diyor. Böyle olmaz. İnsanın nefsinde bir celal ruhu vardır, tartışma ruhu vardır. Bunu İslam’a kullanarak birçok insan kullanabilir. Enaniyetlidir, kendinde büyüklük hissi vardır. Sırf enaniyetini tatmin için İslam’ı kullanabilir. Amacı İslam’ı yaymak değildir, galip olmaktır. Mesela başörtüsü ile hiç alakası yoktur. Başörtüsünün ruhuyla alakası yoktur ama başörtüsü kavgası verir. O onun için büyük bir heyecandır. O çatışmadan zevk alır. O bağırtı, çağırtı, o cedel. Liselerde falan da olur, münazara yaparlar, acayip zevk alırlar bir kısmı. Ondan sonra, tabii hakkı savunanlar ayrı, doğruyu savunanları tenzih ederim ama celal ruhu insanın ruhunda vardır. Onu da yapınca, işte celali yapınca güzel hizmet yaptığını zannediyor. Halbuki biz insanları kızdırıp, kendimizden uzaklaştırarak, enaniyetimizi tatmin ederek İslam’a hizmet edemeyiz. Çünkü mesela her konuştuğun nefret ettiriyor. Halbuki sevecenlikle, samimiyetle yaklaşsa, cedel ruhuyla yaklaşmasa, değil mi, mazlum bir üslupla, samimi anlatımla anlatsa kazanacak. Ama azgın, saldırgan, enaniyetli, tepeden bakan ve küstah bir üslupla konuşunca müthiş bir nefret ve tiksinti meydana getiriyor. Onlar da kaçınca etrafından, insanlar da, onu da zafer gibi görüyor. “Çok güzel netice aldım. Darmadağın oldular, acayip eridiler, darmakeşan ettim” diyor. Halbuki İslam’dan soğutuyor onları. Yıkıcı etki yapıyor. Hem enaniyetini tatmin ediyor, hem de yıkıcı etki yapıyor. Böyle tipleri bir zora sokmaya kalksan, kendi menfaatleriyle çatışmaya sokmaya kalksan, hemen menfaatini tercih eder. Yani mühim olan zor anda İslam’ı, Kuran’ı savunan insan olmaktır.
Sunumlar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler