Adnan Oktar’ın 20 Nisan 2010 tarihli Güneydoğu Olay TV röportajından
ADNAN OKTAR:İnsanların bahanesinin kalmamasını sağlayan Allah’tır. İnsanları gönderir Allah, Onları konuşturur, onların ağzını kullanır Allah. Onların ses tonunu kullanır ki hepsini kendi yaratır Allah. İnsanlara konuları anlatır Allah. Sürekli anlatır. Bahaneleri kalmasın diye. Şimdi mesela ben de anlatıyorum bahaneleri kalmamış olacak. Mesela televizyonlarda da Allah sürekli anlatıyor. Bahaneleri kalmıyor. Evlerde her evde Kuran var. Oradan da bahaneleri kalmıyor. Çünkü bütün kitapları okuyorlar, gazeteyi okuyorlar. Gazetedeki ilanlara varıncaya kadar okuyor. Ama Kuran’a gelince sayfasını dahi açmak istemiyor. Şimdi bunun hesabı sorulacak tabii. Kendilerince kurnazlık yapıyorlar diyorlar ki; “Şimdi ben gencim. İstediğim gibi bir yaşayayım. Sonra 60-70 yaşına gelince öleceğine yakın, zaten dünyadan da rahat kem aldığım için birden bir tevbe ederim. Hemen İslam’a girerim. Yani İslam’ı yaşamaya başlarım. Allah da buna inanır. Allah’ı haşa kandırmanın son derece kolay olduğu kanaatinde zaten. Haşa Allah’ı yaşlı bir ihtiyar olarak görüyorlar. Bir ağlar bir şey yapar, bir tevbe eder. Konu biter” zannediyorlar. Halbuki diyor ki Allah, Peygamber (s.a.v.)’e bak “sen onları affetsen de ve onlar için 70 kere Allah’tan af dilesen de Allah onları affetmez” diyor. Allah’ı insanlar anlamıyorlar. Yani Allah rahatça kandırılabilecek zannediyorlar haşa. Yani sanki onun o kurnazlığını Allah bilmiyor. Kardeşim sen kaç sene kendini kurnaz zannediyorsun, Allah’a oyun oynuyorsun kendince. Mesela 60 sene. 60 sene Allah’la mücadele veriyorsun sen. 70. senede “ben Allah’ı kandırırım” diyor, haşa. Allah onların bildiği gibi değil. Onların o şu kadarcık aklını yaratan Allah. O, o tuzağın kurulmasını sağlayan da Allah’tır. Ve ondan intikam alacak olan da Allah’tır. Allah onu bilmez mi onun ne anlama geldiğini? Çünkü 60 yıllık bir vicdan zaten “bu ben böyleyim” diyor adam. Tasarlanmış bir durum var, tasarlanmış. Tasarlaması ayrı mesele bakın, taammüden bir suç işleniyor burada. Taammüden. Tasarlayarak işliyor suçu. Mesela bazı insan vardır, kafası hakikaten boştur adamın hiç aklında değildir. Hakikaten iman edemiyordur. Ama 70 yaşına gelir birden Allah hidayet verir, açılır. O ayrı. Ama bu tasarlanarak işlenmiş bir suç var burada. Bunun Allah hesabını onlara soracak işte. Tasarlanarak işlenen suç çok büyük bir suçtur. Bir de Allah’ı kandırması suçu da var kendince. Allah’ı kandırmaya kalkıyor. Ve 60 yıl Allah’ı kandırdığını düşünüyor. “Şimdi artık seni haşa” diyor “Allah’a seni kandırmama gerek yok” diyor. Güya haşa. Aklınca o kendi kafasınca. Bundan sonra seni kandırma vaktim devam ediyor, gibi olmuş oluyor. Kendi kafasına göre. Allah’ın hiç onun ibadetine ihtiyacı yok. Onun yaptıklarına da ihtiyacı yok. Allah onun vicdanını görmek istiyor ve kendine göstermek istiyor. Allah onu zaten biliyor. Böyle bir oyuncu Cennette de aynı oyunu oynamaya kalkmaz mı Müslümanlara? Değil mi? Bu vicdanda olan bir insan Cennette olduğunu düşünün, nasıl olur böyle bir ortam? Dolayısıyla Allah böyle insanları, Allah’ın kendi dilemesi dışında Cennete koymaz. Yüksek vicdana sahip insanları Allah Cennete koyuyor. “Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis,” diyor Allah. “Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön. Artık kullarımın arasına gir. Cennetime gir” (Fecr Suresi, 27-30). Mutmain olacak nefis. Son derece vicdanlı, dürüst, akılcı, Allah’a tam teslim olmuş. Allah’ı dürüstçe seven, Allah’ın sanatını dürüstçe anlayan insan olması lazım.
Makaleler
Devamı ...Ses kasetleri
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler