Adnan Oktar'ın 26 Nisan 2010 tarihli Adıyaman Asu TV röportajından
SUNUCU:“Sayın Hocam. Allah’ın selamı üzerinize olsun”.
ADNAN OKTAR: Aleyküm selam.
SUNUCU:“Kuran-ı Kerim’de inananlar için ‘günahın ufak tefek olanları dışında, büyük olanlarında da sakınırlar’ buyuruyor. Sayın Hocam, şirk dışındaki büyük günahları ya da ufak sayılan günahları nasıl bilebiliriz? Hangileri büyük günahlardır? Mesela günlük hayatta Müslümanlara zarar vermeyecek fakat söylemek istediğimiz basit bir konuda karşı tarafa yalan söylemek durumunda kalınması büyük bir günah mıdır? Yoksa kastedilen ufak günahlardan mı sayılır?” Mehmet Öztürk, İstanbul.
ADNAN OKTAR:Yani benim bir kaba örneğim var. Mesela birisi birini kovalıyor, kötülük yapacak, “buraya geldi mi?” diyor adam. Şimdi dürüstlüğü tutup “adam evet burada, içeride oturuyor” denir mi yani, bu aptallıktır bu. Ona yalan denmez, maslahat denir, maslahat. Onun karşılığı maslahattır. “Yok burada, demin çıktı. Aşağı yoldan aşağı doğru giderken gördüm” dersin. Bu bir güzelliktir. Yalan ayrı bir şeydir. Yalan, çıkar amaçlı yapılandır. İyilik amaçlı, hayır, bereket amaçlı olabilir ama o zaten sonunda onun açıklanması lazım. Yani “bu kasıtla yaptım” diye söylenmesi lazım yani dürüstçe. Gizlenmemesi gerekiyor, gizlenirse o zaman biraz acayip olur herhalde. Mesela Allah vermesin, bazen kanser hastası olur ama çok heyecanlı bir tip oluyor. “Selamün aleyküm, kanser hastasısın” diyor. Yani tövbe estağfurullah, söylemek istemiyorum ama elinin körü yani, öyle söylenir mi adama? Adamı mahvetmiş oluyorsun, adam beti benzi kül gibi oluyor, eli ayağı boşalıyor, ne gerek? De ki; “küçük bir ur gibi bir şey var, alacağız onu”, konu biter. Hakikaten tedavi de oluyor zaten. İlacı var bunun. Ne gerek var bunu söylemeye, korkutuyorsun?
KONUK 1:Doğru. On söyledikten sonra diyorlar ya; “ama motivasyonunuzu güçlü tutmak zorundasınız, bakın yoksa hastalığınız daha çok ilerler”.
ADNAN OKTAR:Adamı daha da delirtiyor.
KONUK 2:Bir de şöyle bir şey var. Hasta, kötü bir şey çıkacak yolunda kanalize olmuş. Doktoru dinlerken doktor Latince terim kullanıyor, hasta anlamıyor. Hasta sonra şey diyor, ”ben kanserim kesin”. Yani bir de öyle bir şey de var Hocam. Doktor kesinlikle hani net bir şekilde anlatamıyor da hastalığını bazı dönemlerde. Bu tip olaylarla çok karşılaştım ben. Hasta geldi şey diyor, “acaba ben kanser miyim? Yarın bir daha doktora gidip soracağım” diyor ve o gece sabaha kadar ağlıyor mesela. Çünkü negatif yöne kanalize olmuş hastalar. “Ben kesin hastayım”, böyle düşünüyoruz esasında.
ADNAN OKTAR: Hayır doktorlar da hakikaten, ben önemli bir konu olduğu için bu konuda detaylandırmak istiyorum. “Bir bakalım” diyor, öyle bir üslup geliştiriyor ki yani hakikaten bir şey var havasında. Yani velev öyle bir şey bile olsa, öyle mi yapılır? Yahut dersin “önemsiz görünüyor”. Yani adam bir kere toparlanır, güçlenir. Yap ondan sonra tedavini, sana soran mı var? Ve özellikle heyecanlı tiplere, zaten telaşlı, eli ayağına dolaşmış bir genç kız gelmiş, zaten panik halde, bu ona söylenir mi? Yani “orada küçük bir şey var, ufak bir şey var gördüm” der. “Ama önemli bir şey değil, ilacını vereceğim, ben bu işi bitireceğim, sen bana bırak, bana teslim ol, ben bu işi halledeceğim” der o kadar, “ama biraz vaktini alacak” der. En güzel tedavi budur. “Aslan gibisin, hiçbir şeyin yok” dersin. Ne gerek kardeşim dürüstlüğün mü tutacak orada yani? Bu, çok hayati bir konu; aslında tıp fakültelerinde eğitim yapılırken bu konu özel bir ders olarak eğitilmesi lazım. Ve bunu mecbur yapması lazım, doktorun bu konuda ağzından herhangi bir şey kaçırması suç olması lazım. Korkutur adamı, alenen burada yalan söylemesi lazım, net yalan söyleyecek yani. Hatta belgede bile değişiklik yapılabilir gerekirse. Adam mesela ‘indiferansiyekarsinom’ en güçlü, gelişmiş kanser çeşidi, en hızlı. Yazmışsın zaten, adam orada, ondan sonra “bir şey yok” denir mi, dalga geçer gibi? Adamı daha da panik yapıyorsun. Ama ölecek dahi olsa, “biraz ağır hastalığınız ama Allah’a dua edin, inşaAllah gereğini yapacağız” denir, paniğe kaptırmanın bir alemi yok. Ama mesela çok tevekküllü ise, ruh haline bakarsın; “biraz ağırın da üstünde” dersin hazırlık yapması için, “artık sen dindar aklı başında birisin”.
KONUK 2: Yakınlarına bilgi verirsiniz.
ADNAN OKTAR: Yakınlarına bilgi verirsin. “Kendini biraz topla, hazırlan, inşaAllah hepimiz Ahiret yolcusuyuz zaten” denir, uygun bir üslupla, kısa sürede öleceği anlamı varsa hazırlık yapması açısından iyi olabilir. Yani daha hızlı hareket etmesi açısından, daha çünkü Allah’a teslimiyeti şiddetlenebilir, o yönden iyi olur.
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler