Adnan Oktar'ın 26 Nisan 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
ADNAN OKTAR: ...müslümanları çökertmenin yolunu adamlar, şeytan, o kadar kestirmeden bulmuş ki Müslümanları kendi kendine boğdurtmuş. Adamlar hiçbir şey yapmıyor onlar eğlencesinde, işinde gücünde, yemeğini yiyor, mesela kotrada geziyor. Sadece Müslümanlara kendi içlerinde birbirlerini nasıl boğacağının sistemini öğretmişler, düğmeye basmışlar, alet çalışmaya başlamış. Adam işine gücüne bakıyor. Bediüzzaman diyor, “deccal, insanların hırs ve şikakından istifade ederek az bir kuvvetle koskoca İslam alemini esir alır” diyor, “dünyayı esir alır” diyor. Deccal taraftarlarını insanlar bir öğrenecek insanların dudakları uçuklayacak. Toplam 300 kişi falandır deccalin taraftarları. Derin dünya devleti 300 kişiden falan oluşuyor, bir de onların hampaları var tabii binlerce, on binlerce orada, burada görevli beslemeleri var. Bir avuçtur derin dünya devleti. Hızır (a.s.)’ın ekibi de bir avuçtur, onların ekibi de bir avuç, Hz. Mehdi (a.s.)’nin grubu da bir avuçtur, çok azdır. Şimdi Müslüman’ın elinden bilimi alıyorlar, sanatı da alıyorlar, özgürlüğü alıyor, neşeyi alıyorlar. “Gülme ağla” diyorlar, “bol bol ağlayacaksın” diyorlar. “Hırka giyeceksin, aç kalacaksın. Ne yapıyorsan yap ondan sonra da” diyorlar. “Birbirinizle de dövüşün, dünya hakimiyeti de yok, 570 sene var Hz. Mehdi (a.s.)’nin çıkmasına da” diyorlar, ona benzer. Veyahut “600 sene var”, kimi, “300 sene var”, kimi “200 sene var” diyor. “Ne yapıyorsanız yapın” diyorlar o kadar. Ondan sonra “Şiiler sizin en büyük düşmanınızdır” diyorlar. “Caferileri zaten bulduğunuz yerde pırasa gibi doğrayacaksınız” diyorlar. Ona da bazı saf diller inanıyor, bazı saflar inanıyor, bazı cahiller de inanıyorlar, değil mi? Bazı Hocaları da böyle kandırabiliyorlar, o çizgiye getirebiliyorlar. Ondan sonra adamlar işine gücüne bakıyor. Ondan sonra zaten sistem otomatik işlemeye başlıyor. Bu, manen bir topluluğu yok etmek demektir. Sanat yok, bilim yok, neşe yok, gülme yok, konuşma yok, giyinmek yok, yemek yok, içmek yok hiçbir şey yok. Düşmanlık var bütün mezheplerden nefret edeceksin onlar da senden nefret edecekler. Cemaatler birbirine bölünecek onlar da birbirinden nefret edecek, paramparça olacaklar. Müslümanlar bir araya geldiğinde birbirlerinin dedikodusunu yapacaklar, çekiştirecekler. Böyle bir sistemde zaten küfre gerek yok ki deccale gerek yok yani. Deccal zaten senin orkestra şefin olmuş oluyor o kadar. Düğmeye basıyor sistem çalışıyor o kadar.
SUNUCU: Bu anlayışın slogan cümlesi de şey Hocam, “dünya Müminin Cehennemidir.”
ADNAN OKTAR: Bak söze bak. Halbuki Kuran ayeti var diyor ki Cenab-ı Allah; “dünyada sizin” diyor bakın, Müslümanlara Allah, “dünyadaki bütün dünya nimetleri sizin, Ahirette ise yalnızca sizin, kafirlere hiç vermeyeceğim” diyor Allah, “onları perişan edeceğim size en güzel nimetleri vereceğim” diyor. Kuran ayeti bu. Niye Müminin Cehennemi oluyor? Müminin dünyada da Cennetidir, Ahirette de Cennet nasip olur. İmanla nasıl Cehenneme döner dünya bize? İmanla Cehennem yaşanır mı? Allah’ın nimetleriyle Cehennem yaşanır mı? Niye Cehennem yaşansın?
SUNUCU: İşte o siyah beyaz dünyayı Müminin eline verip biraz da bu şeytanın sağdan yaklaşması gibi bir şey ifade olarak. Daha böyle mazbut yaşaması daha sanki müspetmiş gibi göstermeleri ondan.
ADNAN OKTAR: Kardeşim diyorlar; “lüks evler, lüks arabalar, kaliteli malzemeler, kaliteli kıyafetler karşı tarafındır, ne alakası var. Bize ne? Bir hırka”, mesela “açlıktan Peygamber (s.a.v.) karnına taş bağlayıp kıvranmıyor muydu?” diyor, “yiyecek bulamadığı için”, bakın, sahabelere rağmen. Bakın, Allah, “Habibim” diyor Peygamberimiz (s.a.v.)’e sahabeler bütün aşık, bir emriyle kendisini ölüme atan insanlar, şehit olmaya giden insanlar. Ölüm demeyeyim Allah affetsin, şehit olmaya giden insanlar. O güzel Sevgili Peygamberlerini açlıktan kıvrandıracaklar ve seyredecekler ve kendileri de yağla, balla beslenecekler. Bu sahabelere hakaret değil mi bu? Bu ne biçim söz böyle? Niye kıvransın Peygamber (s.a.v.)? “Kuzu kolunu çok severdi” diyor rivayette. Kolun birini yemiş Peygamberimiz (s.a.v.). Afiyet şeker olsun, Allah bereketini artırsın dünyada da Ahirette de inşaAllah. Bir tane daha istiyor, ön kol hep sevdiğidir Peygamberimiz (s.a.v.)’in, bir tane daha istemiş Peygamberimiz (s.a.v.) sahabeden. Demiş, “bir tane daha ver koldan.” “Ya Resulullah kaç tane kol olur ki?” demiş. Bu cevap olmadı, bu cevap olmadı, Peygambere böyle söylenmez. Peygamberimiz (s.a.v.) demiş; “eğer sen vermeye niyet etseydin o üçüncü kolu da verecektin” demiş. Sen onu isteseydin. O güzel bir söz o. Belki pilavın altında kaldı değil mi? Allah onu orada yaratırdı, çok da makul olurdu. Birisi daha kesmiştir, fırına giderken Allah onun içine koymuştur. Belki bir mucize vardı onu görememiş oldu. Dolayısıyla Peygamberimiz (s.a.v.) çok mükemmel beslenen bir insandı. Kavunu da severdi, karpuz severdi, tirit yaptırırdı güzel, et yemeğini beğenirdi Peygamber Efendimiz (s.a.v.). Gayet de sağlıklıydı, zindeydi, aslan gibiydi yani inşaAllah. Öyle açlıktan da kıvrandı gibi öyle bir konu yok ayrıca. “Bir de öyle bir perişan durumda ki” diyor, bir Musevi’ye borcu varmış, Musevi’ye işte evdeki zırhını rehin vermiş Peygamber (s.a.v.). Ve o kadar perişan, ağlıyormuş, hanımları da ağlıyormuş perişanlıktan. Peygamberimiz (s.a.v.) de taş bağlayıp karnına kıvranıyor. Müslümanlara işte layık gördükleri hayat bu, Peygamber (s.a.v.)’e de işte bunu layık görüyorlar, “bu şekilde olması lazım” diyorlar. Böyle bir hayat yok, açsınlar Süleyman (a.s.) kıssasına baksınlar. Müslüman’a saray yakışır, sarayda yaşayacak Müslüman, yani saray gibi evlerde yaşayacak. Ve dünyanın sahibidir, Cennet’in de sahibidir Müslümanlar Allah’ın dilemesiyle, Allah’ın nasip etmesiyle. Nerenin taş bağlaması? Taşı nereye bağlayacaklarını Ahirette görecekler inşaAllah, değil mi?
OKTAR BABUNA: Kıyafetleri de çok iyiydi. Değil mi Hocam? Peygamberimiz (s.a.v.)’in kıyafetleri, giyinmesi çok iyi.
SUNUCU: Evet çok zevkli maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Müthiş zengin kıyafet giyiyordu Peygamberimiz (s.a.v.). Öyle olur mu? Mesela yabancı elçilerin yanına çıkmıştı diyor hadiste de var, karşılığını veriyor, o devrin parasına göre müthiş yüksek miktarda, Bizans cübbesi diyor, çok değerli böyle acayip süslü ve güzel nefes kesiyor. Hz. Dıhye’yi de buraya göndermişti Peygamberimiz (s.a.v.), İstanbul’a, bütün İstanbul sokaklara dökülmüş, bütün kadınlar, erkekler Hz. Dıhye geldiğinde. Peygamberimiz (s.a.v.)’e çok benziyordu, müthiş şık, atı, kıyafeti çok ihtişamlıydı. Müslümanları perişanlığa itmeye çalışmak çok anormal bir hareket olur.
SUNUCU: Aslında bir kinin göstergesi, hani kötüye talip olmasını istemek Müminin.
ADNAN OKTAR: Çok akıl almaz bir şey. Biz niçin en kötü kıyafetleri giyelim, en kötü yiyecekleri yiyelim? “Nefsi azdırır” diyor bilmem ne. Normal proteinli bir yiyecek mesela faydalı, “onu yememesi lazım” diyor. Hatta diyor işte lokmanın sayısını da vermiş işte “şu kadar lokma yemesi lazım Müslümanın” diyor. Ama diyor mesela “şu kadar gün aç kalırsa, şu kadar gün uyumazsa, uyumadan günlerce uyumadan kalırsa artık melekleşir, bir süre sonra ezan sesleri duymaya başlar, güzel görüntüler oluşmaya başlar” diyor. Adamın beynindeki ağır hasarı o bir güzellik olarak görüyor. Halüsinasyonlar başlıyor, sonra şizofren oluyorlar. Onları tekkelerin kenarına bağlıyorlarmış eskiden, yani aklını kaybediyor. “Bu çok güzel” diyor, “kırklara karıştı mübarek, seni de kırklara karıştıralım” diyor. “Geri kalanı da devam ettirelim” diyor. Böyle bir sistem Müslümanlığa zıttır, şeytani olduğu anlaşılıyor bunun. Fazla düşünülecek bir yönü de yok bunun. Müslüman her şeyin en iyisine layıktır, en güzel şekilde yaşayacak. Ama cömert olur. Dünyada olmayacak, kazanacak zebil gibi harcayacak, herkes harcayacak ama. Herkes harcadığında herkes zengin olur. Para hareket eder, mal hareket eder, herkes zengin olur inşaAllah. Şu anki kasılmanın sebebi malın ve paranın durması, ekonomik krizin sebebi. Kimse malını da vermek istemiyor, parasını da vermek istemiyor. Kan damarlarda dondu ve bütün bünye ölüyor o zaman işte. Kan hareket ettiğinde bütün vücut canlanıyor.
Makaleler
Devamı ...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler