Adnan Oktar'ın 30 Nisan 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
ADNAN OKTAR: “Hocam” diyor, yani özetle söylüyorum uzun bir yazı. “Mehdi (a.s.)’nin ledün ilmiyle hareket edeceğini söylüyorsunuz” diyor, “Hızır (a.s.) vahiyle hareket ettiği için ledün ilmini uygulaması makul” diyor. “Ama Mehdi (a.s.) vahiy almayacağına göre nasıl ledün ilmini uygular?” diyor. Ledün ilmini uygulamak için illa ki vahiy almak gerekmez. Şöyle ki, ledün ilmini mesela Hz. Musa (a.s.)’ya Hz. Hızır (a.s.) öğretti. Oradaki o derinliği kavramış oldu, oradaki hikmeti kavramış oldu. Yoksa Hızır (a.s.)’ın anladığı anlamda, Hızır (a.s.)’ın uyguladığı anlamda ledün ilmi ayrıdır. Tabii ki onun için vahiy gerekir. Ayrı bir konudur o ve Hızır (a.s.) olması gerekir şahsın. “O zaman” diyor, bak diyor ki; “Hz. Mehdi (a.s.) de dosdoğru olmak zorundadır. Şeriatın dışına çıkamaz” diyor. “O zaman nasıl olacak?” diyor. Mesela örnek vereyim, ama tabii kapalı bir örnek veriyorum, bir de açık bir örnek daha vereceğim ama bunun üzerine daha bir şey söylemem. Mesela geçenlerde verdim. Hz. İbrahim (a.s.), ledün ilminin bir uygulayıcısıdır, uyguluyor. Bir, diyor ki şöyle bir başını gözünü yıldızlara dikiyor, kaldırıyor, “ben hastayım” diyor. Yani “yıldızlardan ben bunu anladım” diyor, “hastayım”. Hasta değil, adamlar kaçıyor. Yalan söylemek haram, değil mi? Haram. Hasta değil, kaçıyor adamlar, yanından gidiyorlar. Biz yıldızlardan anlam çıkarabiliyor muyuz? İslam’a göre var mı bu? Yok. Ama bakıp söylüyor. İnandığından değil, onlarla alay ediyor. Alay ediyor ve sonucunda İslam’ın lehine bir hüküm meydana gelmiş oluyor, bir. İkincisi, bütün putları parçalıyor, büyük putu tutuyor, onun boynuna baltayı asıyor iple? “Kim kırdı?” diyorlar. “Bu put kırdı” diyor. Bu puta tazim değil mi? Haram bu. Yani puta bir güç vermiş oluyorsun, ilahlık vasfı vermiş oluyorsun, değil mi? “Kırdı” demek, ne demektir? “Gücü var” diyorsun adamlara. Haram değil mi? Ama orada onun amacı ne? O putu aşağılamak ve ezmek. Amacına da ulaşmış oluyor. Bu ledün ilmidir. Ben anlayamadım hala diyorsa kardeşimiz, o zaman bir şey diyemem. Şöyle diyeyim eğer bunu da anlayamayan varsa, mesela buraya çok çok çok kolay bir örnek vereyim artık bunu herhalde anlar diye tahmin ediyorum. Mesela buraya birisi geldi, “ben” diyor, “falanca kişiyi arıyorum, nerede arkadaşlar?” diyor. “Ne yapacaksın?” diyoruz, adam “ondan intikam alacağım” diyor yahut “kötülük yapacağım” diyor. Yalan söylemek haram mı? Haram, değil mi? Ben desem ki dürüstlüğüm tutsa, arkadaş buyurun gelin, al silahı, içeri buyurun falan mı diyeyim adama? Yani adam mesela eli silahlı gelmiş, adam da içeride buyurun bekliyor, sizi bekliyor diye. Bunun adına ahmaklık derler. Ona da yalan denmez, maslahat denir. Ledün ilminin uygulanmasına da maslahat denir, maslahat. Onun zaten feraset ehli anlar ne anlama geldiğini. Anlaşıldı mı? Şimdi ben bu kadar diyebilirim. Ama bunun üzerine daha da hala anlat diyorlarsa, o zaman yollarımız ayrılır onunla. Orada artık söyleyecek bir sözümüz kalmaz.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Yeni Bilgiler 2
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...