Adnan Oktar’ın 25 Mayıs 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... Evet, yine bir yazı daha oku.
ALTUĞ BERKER: Evet, Refik Coşar, Diyarbakır’dan. “Bediüzzaman’ın Sikke-i Tasdik-i Gaybi eseri, sayfa 189 ve Mektubat, sayfa 34’ten alıntı yapmış kardeşimiz, şöyle. “Fakat çiçekler baharda gelir. Öyle kudsi çiçeklere zemin hazır etmek lâzım gelir. Ve anladık ki, bu hizmetimizle o nurani zatlara zemin izhar ediyoruz (hazırlıyoruz).”
ADNAN OKTAR: Mehdi (a.s.) ve talebelerine, evet.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah. Mektubat’tan sayfa 473. “Elbette o kuvvet-i azîmedeki (büyük kuvvette) bir hamiyet-i âliye (yüce bir gayret) feveran edecek (coşacak) ve Hz. Mehdi (a.s.) başına geçip, tarik-ı hak (hak yola) ve hakikata sevk edecek. Hz. Mehdi (a.s.) başa geçiyor, yani bir şah-sı manevi olmadığını bir kere daha vurgulamış oluyoruz.”
ADNAN OKTAR: Nur talebesi kardeşlerimiz bu bölümleri çok dikkatli izlesinler, incelesinler. Bu meydana gelen durum, yani çok çok çok şaşırtıcı, çok hayret verici ve gereksiz yere bunu niye böyle örtbas etmeye çalışmışlar, neden böyle bir şey yapmışlar bunu da araştırsınlar. Bu hayret verici duruma müdahale etmeleri lazım, yani doğru olmayan bir şeyi kabul etmeleri, onları küçük düşürür. Burada bir mantıksızlık var. Bediüzzaman, nereye baksak, net olarak söylüyor Mehdi (a.s.)’nin geleceğini. İslam ahlakının hakim olacağını, İttihat-i İslam olacağını, bu fitnenin, fücurun ortadan kalkacağını, güzel bir medeniyet çağı oluşacağını, buna karşı durgunlukla, Müslümanları böyle atalete sevk ederek, heyecanlarını kırarak, şevklerini kırarak, onları atıl durumda tutmaya kalkmaları, Ahirette cevabı verilemeyecek bir durum olur, İnşaAllah. Öyle bir sorguda perişan olurlar Allah esirgesin. Onun için çok dürüst davranmaları lazım. Mehdi (a.s.)’yi kabul etmiyorlarsa bile, yani Mehdi (a.s.)’den çok korkup, tedirgin oldularsa ki onlar için Allah’tan bir rahmet o. Bakın Cübbeli nasıl dua ediyor, nasıl yalvarıyor, Yarabbi bize Mehdi (a.s.)’yi gönder diye. Madem böyle fitneye düştüler, madem Mehdi (a.s.)’den çekinir hale geldiler, İttihat-i İslam istesinler. Çünkü ittihat-i İslam, Türk İslam Birliği demek, Cennet gibi bir ortam demektir, mutluluk ve sevinç demektir, her gün bayram demektir, yani bütün bu karamsar insanların, mutsuz insanların neşelenmesi demektir.
ALTUĞ BERKER:Ve farz değil mi Hocam Allah’ın izniyle?
ADNAN OKTAR: En büyük farz diyor Bediüzzaman. Kuran’a göre de en büyük farzdır, Bediüzzaman da ayrı açıklıyor, şerh ediyor, “en büyük farzdır” diyor. En büyük farzı nasıl unutabilir bir Müslüman? Nasıl ehemmiyetsiz görür, değil mi?
Ses kasetleri
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Dergiler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler