ADNAN OKTAR:Hz. Mehdi (as) ile beraber insanların beyninde o çalışmayan kısımlar çalışmaya başlayacak. Diyorlar ya hani insanın beyninin şu kadar kısmı çalışıyor, şu kadar kısmı çalışmıyor. İşte o çalışmayan kısımlar çalışmaya başlayacak. 2012-2014’lerden sonra. Bakın bakalım medeniyet neymiş, sanat neymiş, bilim neymiş, insanlık, sevgi, aşk, muhabbet neymiş bütün dünya görecek. Yani çok coşkulu bir çıkış olacak inşaAllah. Çok şiddetli coşkulu... Bu aşkı muhabbeti Hz. Mehdi (as) insanlara aşılayacak, vesile olacak. Mesih’in inmesiyle bu had safhaya ulaşacak. Yani cezbeye gelecekler böyle artık, yani manevi sarhoşluk, sekir hale meydana gelecek. Kendilerini kaybedecek insanlar. Gerek Hıristiyan âlemi, gerek İslam âlemi, gerek de Museviler. Böyle bir aşkı ve coşkuyu yaşayacaklarını belki hiç tahmin etmemişlerdir. Ama Hz. Mehdi (as)’ın vefatından sonra, Hz. Mesih (as)’ın vefatından sonra muazzam bir ruh boşluğuna düşecek insanlık. Yani muazzam bir ruh boşluğu, arkasından "Hicri 1500’lerden sonra" diyor Said Nursi Hazretleri, "muazzam bir çöküş başlıyor." 2-4-8-16, kıyamete doğru. 1543 gibi hiç Allah’a, dine iman eden insan kalmıyor, hiç. Kuran; kâğıt üzerinde harfi kalmayacak, hiç. İki yıl kadar devam edecek diyor Said Nursi Hazretleri, Allahuâlem diyor, ama Allahuâlem dediği her konu oldu şu ana kadar... Camiyi, Kâbe’yi yıkacaklar. Kâbe’yi yıkacaklar, dümdüz. Yani dozerle veyahut bir şeyle yıkacaklar. Kâbe’nin hiçbir şeyi kalmayacak, düz arazi haline getirecekler Kâbe’yi. Camileri de yıkacaklar, cami nerede cami? Ya meyhane olarak kullanacaklar, ya ona benzer yani mahvedecekler. Allah onlara iki yıl müsaade veriyor inşaAllah, iki yıl. Sonra bir insanın yaşayabileceği en yüksek korkuyu Allah, en şiddetli yaşatacak. Yani bir anda insanların saçının beyaz olması görülmüş bir şey değildir. Kıyamette bu oluyor işte. Cenab-ı Allah diyor “sen onları sarhoş zannedersin” diyor, “onlar sarhoş değildir” diyor Allah. Soru soruyorsun, cevap vermiyor. Konuşamazlar diyor Allah o gün. Konuşma yok, acayip sesler çıkarıyor. Adın ne dersen garip sesler çıkarıyor, çıkaramaz yani şuur tamamen gidiyor korkunun şiddetinden... Hani kabadayıydın sen, hani bütün kâinata hükmediyordun? Değil mi, hani yeniden insan yaratacak güçteydin sen, hani mekikle uzayda sistemler kuracaktın değil mi? Hani göktaşını havada patlatacaktın değil mi? Aczini ve zavallılığını bütün şiddetiyle görecek insanlar... Diyecekler ki, "Bediüzzaman denen şahıs 1545’te kıyamet kopacak demişti, ne oldu?" diyecekler. Böyle yerlere yatacaklar güleceğiz diye, akıllarının ucundan geçmeyecek, onlar yılın belki ortasına kadar gelecekler, baktılar hiç birşey olmuyor, bir akşam vakti diyor ama o İstanbul kastediliyor. Heryerin farklıdır. İstanbul’da akşam namazının çabuk kılınması vardır biliyorsunuz.
SUNUCU: Farzın önde olması.
ADNAN OKTAR: Evet, çabuk kılınması vardır. Bu İstanbul’a bakan bir rivayettir. Çünkü bütün ahir zaman olayları hep İstanbul’a göre söylenmiştir. Tam böyle boğaza karşı şarapları yudumlarlarken birden Boğaz'ın birbirine yaklaştığını ve uzaklaştığını görmeye başlayacaklar. Ve akıl almaz bir panikle Boğaz'dan muazzam lav sütunlarının göklere çıkmaya başladığını görecekler. Bu bir havai fişek gibi olmayacak tabii onlar için. Ondan sonra Allah’ın gücünü, dehşetini ve o pervasızlığın karşılığının ne olacağını orada anlayacaklar. Vücut sistemleri bozulacak, yani vücut kontrollerini kaybedecekler. Cenab-ı Allah nezaketli bir üslupla söylüyor bakın diyor ki; “gebeler çocuklarını düşürürler” diyor, yani anlayın ondan gerisini. Bütün vücut sistemleri bozulacak korku şiddetinden... Dağlar harekete geçiyor. Mesela yedi tepe deniyor, yürüyecek dağlar ve eriyerek yürümeye başlayacak. Gittikçe, sarsıntının şiddetiyle erimeye başlayacak. O zaman Allah’ın gücünü ve azametini tam anlamış olacaklar. Gök tamamen Meleklerle doluyor. Ama artık o gün Allah göz açtırılmaz diyor. Tabii, bitiyor. Zaten şuur gitmiş yani tövbe edecek hali de yok. Ne yapacağını da bilmiyor onda... Tabii, hakkel yakin… Gökten melekler inmeye başlıyor saf saf yere. Bunu görmelerine de çok az kaldı insanların. Bakın insanların şu an torunlarının torunu rahat rahat görecektir. 1545 yani 2120… Benim bu kasetlerimi de o zamanlara saklayacaklar, "hoca böyle demişti" falan diyecekler. Ona da böyle eğlenecekler, hoşlarına gidecek. Ama olay başladığında o kaseti çıtır çıtır yemeye başlayacaklar. Yani şuuru kapandığı için inşaAllah.
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler