Adnan Oktar'ın 13 Haziran 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından
ADNAN OKTAR: Böyle holigan kafasıyla hareket eden kardeşlerimiz var. İşte “niye İsrail’e karşı bağırmıyorsun burada?” falan, “hep beraber bağıralım.” Bağıralım, hep beraber bağıralım. Sonra sesin kısılır bağıra bağıra sakinleşiriz, hiçbir şey de olmaz. Bağırtıyla olmaz bu işler. Ayrıca İsrail, Allah’ın bize bir emanetidir. Yani bize ait bir yerdir İsrail zaten. Bizim korumamız gereken, bizim yed-i emanımızda olan bir yerimiz yani. Bize ait bir yerdir İsrail. Ve bizim halkımızdır o, bizim korumakla mükellef olduğumuz insanlardır İsrail. Biz nasıl getirdik değil mi? İspanya’dan alıp getirmedik mi? Bizim halkımız olduğu için alıp getirdik biz onu, Allah’ın bize emaneti olduğu için. Dedik biz Allah’ın emanetine bunlar titizlik göstermiyor, ezecekler, alıp getirdik, kendi çocuğumuz gibi burada baktık. İsrail de bize Allah’ın emanetidir. Onlara biz bakmakla ve korumakla mükellefiz biz, ezdirmeyiz. Ama metod, yani bir kısım kardeşlerimizin metodu, klasik komünist metodu. Yani Ho Şi Minh’nin metodu, Che’nin metodu, Troçkist metodlar, Leninist metodlar. Böyle değil; Kuran’ın metodu vardır, Peygamber (sav)’in metodu var, sünnet metodu vardır. Sünnetin uygulanması gerekiyor. Peygamber (sav)’in dediğinin uygulanması gerekir ve Peygamber (sav)’e kanaat getirmeleri lazım. Bediüzzaman diyor inanmıyorlar, Peygamberimiz (sav) söylüyor inanmıyorlar, Kuran söylüyor inanmıyorlar. “Ben kendi kafamdan bulurum” diyor. Bir anda Filistinci oluyorlar, Filistinci. Başka sanki Müslüman aleminin hiçbir sorunu yok. Yani Filistin’e gazoz, cips gitti mi konu bitecek gibi. Mesela kalemler kaldırıldı diyor, işte şu cips kaldırıldı, gazozlar falan, helva diyor, eksik helva. Adam seviniyor helva serbest bırakıldı diye. Kardeşim o bölgenin bir kere çok güçlü eğitime ihtiyacı var. Yani Mehdiyet’i, İslamiyet’i, Hz. İsa (as)’nın nüzulünü değil mi? Aşkla ve şevkle sevmeleri ve beklemeleri, anlamaları, dinlemeleri gerekiyor. Yani helvayla melvayla bir yere varılmaz. Yani iyi beslensinler, normal beslensinler, biz tamam ona bir şey dediğimiz yok. Ama bunun dışında bir konu yok. Bunun dışında imani faaliyet vardır, Rahmani faaliyet vardır. Mesela dün keratanın birisi yazmış; “şok oldum.” Ben de sana şok oldum diyorum. Sen yıllardan beri Müslümanlar ezim ezim eziliyor, çözümü var diyoruz, net çözümü var, buna yanaşmıyorsun değil mi? “Niye Türk-İslam Birliği?” Bir de Türk’e de çok alerjileri var bir kısmının. Sürekli Türk, niye Türk diyorsun? Kardeşim lider biziz, bunu gizleyelim mi yani, ne diyelim? Biz, yine başsız olmayı istiyorlar ya, bak o da bir yine şeytani bir vesvese. Mehdi (as)’yi istemiyorlar baş olarak, Türk milletini de baş olarak istemiyor. Peki neyi istiyorsun sen? Lidersiz olsun. Olur mu böyle şey? Biz ırk olarak, genetik olarak Türk milleti üstün dedik mi? Ahlak olarak üstün diyoruz. Cesur, yiğit, delikanlı millet olduğu için, Allah zaten lider yaratmış, görülüyor, adını koyuyoruz işte Türk-İslam Birliği diyoruz. Liderin adını söylemez mi insan? Mehdi’nin adı söylenmeden Mehdiyet olur mu? Lider milletin ismini söylemeden birliğin adını nasıl açıklayalım, değil mi? Türkler lider olacak diyoruz, olmuş, bu gayet doğal, açık inşaAllah.
Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler