Adnan Oktar’ın 23 Mayıs 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından
ADNAN OKTAR: ... Bakın bizim insanlarımızın bir kısmı, iki ayak üzerinde yürüyorsa, iki tane kolu varsa, bir de işi varsa, o ideal damat adayı oluyor. Bazı kişilerde, yani hepsini tenzih ederim, bazı kişilerde. Geçen günler bir canım genç kızı, tertemiz, aslan gibi bir genç kızı öldüren, katleden bir köpek gördüm. Resmine baktım, yani abartmıyorum, net psikopat adam, yüzünden belli. Kardeşim nereden böyle adamın burnuna girersin? Annesi babası nasıl bir insan, nasıl bir anlamaz? Konuş bir, on dakika konuşsan anlarsın, psikopat adam, her yerinden belli. Parası olduğunda, eli ayağı düzgün olduğunda, hipnotize oluyorlar. Yani ne kişiliği, ne dini, ne imanı, ne ahlakı, hiçbir şeyi ilgilendirmiyor onu. Yani dövmesi, sövmesi, küfretmesini çok normal karşılıyor. “Zaten yapacak” diyor, yani “zaten böyle değil mi dünya?” diyor. Böyle değil kardeşim. Git tek başına yaşa, ne mecburiyetin var? Gerekirse ömür boyu evlenmezsin. Yani adam gibi bir adam çıkmadıktan sonra karşına, efendi değil mi? Gerçekten sevmeyi bilen, Allah’tan korkan, Allah’ı seven bir insan çıkmadıktan sonra, yapma böyle bir şeyi, ne zorun? Yani böyle müflisten mal kaçırır gibi, alelacele, apar topar, daha 17 yaşında, 18 yaşında gidip elin psikopatlarına yanaşıyorlar, ya çocukları sakat bırakıyorlar, ya öldürüp bir yere atıyorlar. Hemen hemen her gün gazete haberleri var. O kadar kolay, ucuz ki onlar için. Kadın tabii, gücü de yetmiyor çocukların, kendini de savunamıyor. Resimlerini gösteriyor. Yani her gün bir rezalet. Burada insanlar dine ehemmiyet vermedikleri için, bir kısmı için söylüyorum, hepsini tenzih ederim, Allah onlara bunu bir uyarı olarak oluşturuyor olabilir. Yani bu acıları, bu zorlukları, bu çektikleri çileyi. Yani sırf bu olaylar için demiyorum, her türlü olay için diyorum. Bir insan nasıl anlaşılmaz konuştuğunda? Mesela bakıyoruz, adam psikopat yani, çok tehlikeli. Bir kere sinirlendiğinde de hiçbir şekilde kötülük yapmayacağı anlaşılan bir insan olması lazım. Mesela bir insanın biraz damarına dokunulduğunda, cins hale geliyorsa, o adam olmaz, tehlikelidir. Genç kız bu, şakası olur mu adamın? Bir yumruk vurur, Allah esirgesin öldürür. Su gibi zaten genç kızlar, çocuk bunlar yani, değil mi? Ne kas gücü olur, ne kuvveti olur. Nasıl korunsun onlar ve ne cesaret? Gecenin yarısı bilmem ne, adamın, elin psikopatının evine sırf zengin diye gönderiyor. Adamın icraatları var, uygulamaları var, yani meşhur adam, bilindiği halde “git, ne yapıyorsan yap” diyor. Evlen, onu işte kandır. Kardeşim hayrını görmezsin. Dünyada, Ahirette hayrını görmezsin. Allah belayı başından eksik etmez, böyle olmaz. Saf Allah rızası için olması lazım, yani ben zannediyorlar ki, sırf yani ben bunu böyle, hani “dindar olduğu için tabii bunu böyle söylüyor” diye düşünüyorlar. Tamam dindar olduğum için bunu söylüyorum ama bu aynı zamanda bir gerçek. Yani herkesin kabul edeceği bir gerçek. Aksi yok bunun. Yani ikinci bir şey olsa ben onu da açıklardım. Yani böyle bir çözüm var gibi görünüyor ama “dinen siz buna girmeyin, bu geçerli olmaz. “Kuran’a göre hareket edin, İslam’a uyun” derdim. Benim sözüme inansınlar. Allah’tan korkmayan, çok güvenilir bir insan olmaz. Allah’ı fark edemeyenin aklına güvenmesinler. Çünkü çok açıktır Allah’ın varlığı. İşte “falanca arkadaşım vardı, o kandırdı, gitti evlendi” diyor, gidip ona özeniyor. Kardeşim onun nasıl süründüğünü sen biliyor musun? Gazetedeki gülen resimlerine aldanıyorlar. Mesela “al mutluluk resimleri” diyor. O bir poz, oyun o. Orada herkes poz yapıyor, onun aslı yok. Yani mesela, ne bileyim, otelde böyle bütün millet oynuyor, eğleniyor falan, neşeli. Bir de onların sen kalbine bir sor sen bakayım, öyle mi ortam, değil mi? Akılcı yaklaşacaklar, eğer samimi olurlarsa, Allah’ı çok severlerse, tutku dehşetli bir lezzettir. Müthiş bir zevktir, yani Cennette Müslümanlar onu tam anlamıyla yaşıyorlar. Allah burada anlamamız için Cennetten bir numune olarak tutkuyu bize yaşatır, bir numune. Allah küçük bir bölümünü gösteriyor. “Bunu alabildiğine yaşayacaksınız” diyor Allah. En büyük lezzettir dünyadaki. Yani Allah için sevmek, Allah için o tutkuyu yaşamak, yani nefsen en büyük lezzettir. Bunu bilmeyenler sürekli taklit içindeler, görüyorsunuz. Sokaklarda, sıcakta, haziranda, temmuzda, koskoca herif böyle şey gibi. Kızcağız altında, bir eliyle elini tutmuş, kolu da böyle saman yabası gibi onun üzerine atmış böyle, çocuk nefes alamıyor, terlemiş. Sürekli bir şey konuşuyor, ne anlatır acaba, yani konu da bitmiyor. Mesela ben bazen Bebek’e falan yürümye falan gidiyorum, bir aşağı, bir yukarı, bir aşağı, bir yukarı. Yahu bırak çocuğu da bir rahat etsin bir on dakika. Yani değil mi ama? Müthiş sıkıcı bir şey. Güya sevgi gösteriyor. Şılap şılap ikide bir, eli yüzü terlemiş. El yüz zaten şey böyle.
SUNUCU 2:Hocam siz anlatınca bile fena hissediyorum.
ADNAN OKTAR: İnsan tiksiniyor, yazık yani çocuğa, ne işkencedir bu? Ama yani bakın etrafta görürsünüz, çok çok yaygın, bayağı yaygın. Candanlık ve samimiyeti bir kısım insanlar enayilik gibi görüyorlar haşa. Halbuki asıl aksi enayiliktir. Veya orada şeytan onları oyuna getiriyor. Yani züppeliği ve kaşarlığı, oyuncu olmayı, sahtekar olmayı, uyanıklık olarak insanlara lanse ediyorlar. Yani “çok yamandır böyle,” “işte şeydir” diyor, “bilmem neyin gözüdür o” diyor falan böyle “çok yamandır” diyor. Kardeşim it gibi sürünüyorlar. Allah ellerinden yüzlerinden nuru alıyor ve perişan bu insanlar. Yani iguanaya benziyorlar, insan çok ürküyor böyle. Bir de farkında da değil. Çok mükemmel olduğu kanaatinde, fark etmediğimiz kanaatinde yani. Gördü mü insan irkiliyor.
Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler