Adnan Oktar’ın 30 Mayıs 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından
ADNAN OKTAR: ... Bir de inanmayanlar şok yaşayacaklar. Yani o müminler için bir nimet ve sürprizdir. Küfür için de bela yönünde bir sürprizdir. Çünkü hiç ummuyorlar yani böyle bir şeyin olabileceğini. Yani “Nasıl olsun ki?” diyor. Ölürken birden çok korkunç bir ortama geçmiş olacak. Yani kapkaranlık bir ortama. Ve canını da, çok ürkütücü görünümlü varlıklar onu döverek almaya başlayacaklar canını. Mesela bu hiç beklemediği bir sürprizdir o. Aniden, mesela normal arkadaşlarıyla eğlenirken, yemek yerken, mesela hiç olmayacak zannederken, hiçbir şey olmaz zannederken, aniden Allah canını alıyor. Bir de can alma zannediyorlar ki; sırf hastalanır, yaşlanır, ölür öyle can alınır. Bir de normal gençken, sağlıklıyken aniden Allah insanın canını alır. Yani şahıs devam eder konuşmaya, sen onu yaşıyor zannedersin. Yani okuluna gider, devam eder yani ikinci ben de o devam eder, bilemezsin onu. Diyor ya Cenab-ı Allah; “siz onları sağ zannedersiniz, yaşıyor zannedersiniz halbuki onlar ölüdürler” diyor. Değil mi? Anlamaz bir şeyden, ölüdür. Ama mesela 19 yaşındadır, 25 yaşındadır, bilemezsin. Onu mesela tam böyle din ile iman ile ilgili bir espri yaparken, bir şey yaparken aniden böyle sille tokat döverek Allah canını alır. Yani Melekleri kanalıyla. Birden simsiyah bir ortama girer, karanlık bir ortama girer. Ama arkadaşlarının arasında en ufak bir alamet oluşmaz, böyle öldüğüne dair. Kimse de bilmez. Allah’ın öyle bir sanatı vardır. İki türlü öldürür Allah, bir aleni öldürür bir de böyle ayaktayken yahut konuşurken yahut en eğlendiği anda birden canını alır. Onun için küfür içinde olanlar zannediyorlar ki; uzun bir süreç geçecek, yaşlanacak, hastalanacak o zamanda diyor biz düşünürüz bakalım diyor. Böyle bir şey yok. Aniden, hiç tahmin etmedikleri anda Allah canını alabilir bir insanın. Yani kalp durmasına, şuna, buna hiçbir şeye ihtiyaç yoktur. Beyin kanaması, hastalık, şu, bu falan.
SUNUCU 1: Bunlar zaten Hocam bahane değil mi hani?
ADNAN OKTAR: Tabii. Sebep bunlar tabii sebep. Hiç bunlara gerek olmadan, gayet sağlıklı iken yani süper zinde görünürken, mesela kotrada gezerken, diskoda dans ederken, plajda yüzerken veyahut gayrimeşru bir ilişkiye girmişken veyahut bir şey yaparken veyahut din ile imanla alay ederken, haşa kendi kafasınca, aniden Allah canını alır. Yani o bir sürprizdir ona, müthiş bir sürpriz. Tabii. “Şimdi devam edebilir misin” denildiğinde kanı iliği çekilmiş oluyor tabii. Devam edemez. Yani “beni geri gönderin” diyor ondan sonra. Bak, “geri gönderin, çok iyi olacağım ben” diyor. Allah diyor: “Bu bir kere mümkün değil, geri dönemez” diyor, “olmaz” diyor. “Ama dönse dahi kaldığı yerden devam eder” diyor Cenab-ı Allah. Yani “hiçbir şekilde vazgeçmez” diyor. Çünkü o avanak zannediyor ki, oradaki gördükleriyle dünyaya geri dönecek. Tabii ki sen o kadar zoru gördün mü, tabii ki Müslüman gibi davranacaksın. Değil mi? O ona unutturuluyor. Unutturulduğu için, geri dönmüş olsa kaldığı yerden devam eder. Nitekim mesela bazen dinsiz, ateist insanlar olur, rüyasında ölür, Cehenneme götürürler onu. Hakikaten bin pişman olur rüyasında. “Ya Rabbi! Ben tevbe ettim, bir daha yapmayacağım, beni dünyaya çevir” der. Rüyasından uyanır, “ya nasıl bir kabus gördüm.” Gülüyor haline, “ne yaptım ben ya” diyor ve daha da azgınlaşıyor. Yani o rüya, rüya olduğunu bildiği için onun, müthiş rahatlıyor ve bütün azgınlığıyla devam ediyor. Bu örneği işte hayata yansıtabilirsiniz, buradan düşünebilirsiniz. Yani rüyasında birçok insan hiza olur, düzgün hale gelir. Ama uyandığında katlamalı azgınlığıyla devam eder. Birdenbire bambaşka olur. Mesela rüyasında zavallılaşan adam, uyandığında azgınlaşır bazen. Tabii belirli vakalar için söylüyorum bunları yani istisnai vakalar için söylüyorum.
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler