ADNAN OKTAR:Fethullah Hocamız aslında bir nevi, bir anlamda esir gibi şu an, çok zor durumda. Amerika’da, Amerikan Hükümeti’nin kontrolünde, FBI’ın kontrolünde, CIA’nin kontrolünde yani o kadar rahat değil. Şimdi “Hz. İsa (a.s.) gelecek” dediğinde çok büyük olay olur, yer yerinden oynar. Yakın zamanda da derse, çok daha. Hıristiyanların da tepkisini çekebilir. O zaman diyecekler ki Hıristiyanlar, nasıl olacak, nerede olacak? Ona rahatlık vermezler. Onun için mesela Mehdi (a.s.) konusunu da geçiştiriyor, ben gördüm konuşmalarında. Yani bir şahs-ı maneviyle şahıs arası bir şey söyleyip geçiştiriyor. Bu konuyu da geçiştiriyor. Ama diğer konuları çok detaylı anlatıyor. Dolayısıyla zor durumda olan bir insana zor bir soruyu sormak olmaz. Ama ben zor durumda değilim. Gelsin bana sorsunlar. Ben kimseden de korkmam evvelAllah. FBI’ın, CIA’nin de kontrolünde falan değilim. Hani derler ya “kralı gelsin” derler, yani en alası gelsin yani ben oturup söylerim.
Ben Fethullah Hoca korktuğu için bu durumda demiyorum. Fitne çıkmasın diye yapıyordur. O bayağı aklı başında bir insan, çok makul bir insandır ve çok da sevgi dolu bir insan. Zaten onun hareketi, şu anki hareketi Mehdiyet hareketidir. Yani Mehdi (a.s.)’ye zemin hazırlayan bir harekettir. Talebeleri ta Afrika’ya kadar niye gidiyor? İslam dünyaya hakim olsun diye gidiyor. Türk İslam Birliği hakim olsun diye gidiyor. Venezuella da, Afrika’nın en ücra köşelerinde, Asya’da bu kadar insan 200 dolara, 150 dolara gidip niye çalışsın talebeleri. Belli ki İslam’ın dünyaya hakim olmasını, Türk İslam Birliği’ni istiyorlar ve her yerde niye Türkçe öğretsinler? Türkçe öğretiyorlar. Demek ki bir dünya dili olacak Türkçe. Herkes Mehdi (a.s.)’nin dilini bilecek. Mehdi (a.s.) herkesin dilini öğrenmeyecek. Herkes Mehdi (a.s.)’nin dilini öğrenecek. Ve Mehdi (a.s.)’yle anlaşabilmek, konuşabilmek için Türkçe bilmek durumundadır dünya, öz dili olacaktır Mehdi (a.s.)’nin. Çünkü Mehdi (a.s.) pek Arapça bilmeyecek, diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Bilmez diyor pek, hadis var. Türklerden çıkacağı da açık açık belirtilmiş.
Mesela benim arkadaşlarım bana farz edelim hüsn-ü zan etseler yahut diyoruz ki biz hadisleri belirtiyoruz; Mehdi (a.s.) olabileceğim şeklinde böyle ima var deniliyor. Ben de diyorum ki, “Yemin ediyorum benim böyle bir iddiam olmaz” diyorum. Bakın ne kadar sakin oluyor ortam, hiçbir sorun da çıkmaz. Ama buna rağmen hüsn-ü zan eden olursa Allah razı olsun. Ben de onun Mehdi (a.s.) olabileceğini düşünürüm, inşaAllah o olsun Mehdi (a.s.). Yani yeter ki Türk İslam Birliği olsun da kim yaparsa yapsın. Adil bir ortam olsun, adaletli ortam olsun, huzur olsun, kadınlar çocuklar huzur içinde yaşasınlar. Kimseyi üzmesinler, sosyal adalet olsun. Demokrasi tam otursun, fikir özgürlüğü tam olsun. Bitti yani ne fark eder? Ahmet, Mehmet, Hüseyin hepsi de olur. Makul ve insancıl bir ortam olması önemli. Bir de benlik niye olsun bu kısacık dünyada, ne kadar ömrümüz ki bizim? Değil mi, birkaç 10 senede ömür bitiyor.
Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler