Adnan Oktar’ın 22 Haziran 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
ADNAN OKTAR: ...Fatır Suresi, 33: “Adn Cennetleri (onlarındır); oraya girerler, orada altından bileziklerle ve incilerle süslenirler.” Mesela altına karşı bizim içimizde bir içgüdü var, çok hoşumuza gidiyor altın rengi. Bir sebep yok ama altın bilinçaltımızda var. İllaki altın oldu mu, insanda da mesela kadında da eğer insanın helaliyse altın çok şahane durur, bayağı güzel durur. Taşlar; mesela taşlara karşı bir ruhta eğilim meydana getirmiş ve Kuran’da çok geçer, hadislerde çok fazla geçer. Hemen hemen bütün taş çeşitleri geçiyor ve köşklerin, oradaki sarayların hep o tarz taşlardan oluştuğu ve altın ve gümüşün kullanıldığı ve ipeğin kullanıldığından bahsediyor. İpek de parlak olduğu için hoşumuza gider. Cennet hep ışıklı ve aydınlıktır. Taşlar ışıklı ve aydınlıktır. Ruhumuzda hep böyle ışığa, nura, aydınlığa karşı bir eğilim vardır. Karanlıktan biz hoşlanmayız. Cehennem’de karanlık vardır. Cehennem’in özelliğidir; her yer karanlıktır ama Cennet’te her yer aydınlıktır zıtlık olarak. Mesela taşlar pırıl pırıl parlar Cennet’te. Metal pırıl pırıl parlar, ahşap parlar, her şey parlaktır. Kendinden ışıklı yani dışarıdan bir ışık kaynağı olmadan ışıklı.
“Adn Cennetleri (onlarındır); oraya girerler, orada altından bileziklerle,” altın bilezik hakikaten insanlarda içgüdü olarak var. Bilezik müthiş yakışıyor, bütün kadınlar bayılırlar bileziğe, içgüdü olarak. “Ve incilerle süslenirler”, inci de kadına mesela çok yakışan bir şey, değil mi? İnşaAllah. “Ve orada onların elbiseleri ipek(ten)dir.” Parladığı için çok hoşlarına gidiyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hadiste diyor; “kadın 7 kat elbise giyer, her elbisesi ayrı ayrı görülür şahıs ona baktığında 7 ayrı görünümünü görür” diyor. Yani beynimizin vasfı değişeceği için, beyin kapasitemiz ve gücümüz, ruh gücümüz artacağı için. Mesela bir kadın bir elbise giyiyor helaline göstermek için, hoşuna gider. Ama gönlü ister ki çok fazla elbise olsun, çok fazla elbise göstersin. Kadınların biliyorsunuz ayakkabı dolapları olur, dolar. Elbiseler mesela, doymaz yani. İçgüdü olarak verilmiştir ona o. Milyonlarca olsa yine doymaz ama çok çok güzel olmasını ister ayrıca. Yani çok temiz, çok bakımlı ve çok güzel. İşte Cennet içgüdüsünden oluyor o. Cennet’te tam doyuma ulaşmış oluyor, yani sürekli elbise değiştiriyor, sürekli kıyafet değiştirir ve her biri birbirinden daha güzel oluyor. Mesela yüzünü beğeniyor, kendi kendisini beğeniyor, zaten çok güzel oluyor ama dışarıda görüyor birisini, onu beğendiğinde, beğenir beğenmez hemen kendi yüzü de o şekle giriyor, Cennet’in özelliği. İçlerinde o isteği duymasınlar, bir rahatsızlık duymasınlar diye. Onun aslında bir numunesini bizde yaratmış Allah. Mesela biz sevdiğimiz bir şey olduğunda hayal ettiğimizde, hemen gözümüzün önüne getirebiliyoruz. Kafamızda böyle bir gücümüz var, değil mi? Mesela farz edelim bir şehre gitmek istiyorsak şehrin görüntüsünü hemen oluşturabiliyoruz kafamızda. Sokak oluşturabiliyoruz, insan oluşturabiliyoruz, yiyecek hatta. Mesela döner, kebap falan düşünüyor, ağzı sulanıyor adamın. Görür gözünde döneri, kokusunu, tadını falan hepsini hisseder. Bu ama zayıf ve fludur bizim kafamızda şu an. Cennet’te bu fluluktan çıkıyor, çok net hale geliyor işte. Yani tam net kokusuyla, tadıyla normal döner halinde yersin onu. Bu fluluk kalkar, bu fluluk özellikle veriliyor yani bizim bunu kavramamız için, Allah’ın sistemini anlamamız için, inşaAllah...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler