Adnan Oktar’ın 25 Haziran 2010 tarihli Kocaeli TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... “Gerçekten Allah, içinizden alıkoyanları ve kardeşlerine: Bize gelin diyenleri bilir. Bunlar, pek azı dışında zorlu-savaşlara gelmezler.” Ahzap Suresi’nde. İnsanlar, eğer Allah yolunda mücadele eden bir topluluk varsa, insan topluluğu varsa ne yapıyorlarmış? Bak Allah ayette söylüyor. “Gerçekten Allah, içinizden alıkoyanları”, aman diyorlar gitme evladım, sakın tehlikeli, Müslümanların yanına gitmeyin diyorlar, “kardeşlerine: "Bize gelin" diyenleri bilir.” Bize gelin diyorlar, onların yanına gitmeyin, Müslümanların yanına gitmeyin, tehlikeli olur diyorlar. “Bunlar”, diyor bak Cenab-ı Allah, “pek azı dışında zorlu savaşlara gelmezler.” Canları tatlıdır diyor Allah, çıkarcıdırlar diyor. Yani malına, evliliğine, tahsiline, işine, gücüne zarar gelir diye zorlu olan mücadeleye, Allah yolunda olan mücadeleye girmezler diyor Allah. “(Geldiklerinde de) Size karşı 'cimri ve bencildirler.” Yani terstirler size karşı diyor, aksi bir tavır içindedirler diyor. Cimri ve bencildirler, egoisttir diyor tavırları. “Şayet korku gelecek olsa, ölümden dolayı üstüne baygınlık çökmüş kimseler gibi gözleri dönerek sana bakmakta olduklarını görürsün.’’ Yani herhangi bir saldırı, dinsizlerin herhangi bir atağı olursa da müthiş bir korkuyla sana baktıklarını görürsün diyor Allah, korkak olurlar diyor. “Korku gidince”, yani tehlike ortamından kalkınca da, “hayra karşı oldukça düşkünlük göstererek sizi keskin dilleri ile eleştirip inciterek”, bu sefer sizi eleştirmeye başlarlar diyor, yani saldırı gelince, siz işte şöylesiniz böylesiniz yanlış yoldasınız, işte sapkınsınız, anormalsiniz, sivri dilleri ile sizi incitirler diyor Müslümanları. “İşte onlar iman etmemişlerdir. Böylece Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır.’’ Yani onlar namaz kılarlar diyor Allah, oruç tutarlar, zekat verirler ama Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır, samimiyetsizler diyor Allah. “Bu Allah’a göre pek kolaydır. Onlar (münafıklar, düşman) birliklerinin gitmediklerini sanıyorlardı.” Yani Müslümanların üstündeki baskının devam ettiğini zannediyorlar. Müslümanlara saldırının devam ettiğini zannediyorlar. “Eğer (askeri) birlikler”, yani Müslümanlara baskı yapacak kişiler, “gelecek olsa, çölde bedevi-Araplar arasında olup sizin haberlerinizi (oradan) sormayı cidden arzu ediyorlardı.” Yani Müslümanlardan kopup kaçıp evine saklanıp veya başka bir yere saklanıp televizyondan, radyodan, herhangi bir yerden Müslümanların nasıl ezildiğine dair yahut nasıl perişan olduklarına dair haberlerini izlemeyi cidden istiyorlardı diyor Allah. Yani hem canını kurtarmış oluyor, kendince uyanıklık yapmış oluyor, hem de Müslümanları davanın ortasında bırakıp kaçıp kendini korunmuş olarak görüyor. Bak, “sizin haberlerinizi (oradan) sormayı cidden arzu ediyorlardı.” Uzaktan izlemek Müslümanları. Aman diyorlar tehlikeli, bak ayette diyor Allah; “sizin haberlerinizi (oradan) sormayı cidden arzu ediyorlardı.” Uzaktan öğrenmek istiyorlardı. “Fakat içinizde olsalardı ancak pek az savaşırlardı.” Zaten içinizde de başınıza bela olurlar diyor Allah. Yani pislik yaparlar, rezillik yaparlar. Zaten size yaramazlar onlar diyor Allah. “Mü'minler (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise”, yani onlara saldıranları, kimse, iddia edilen Ergenekon Örgütü mensupları olabilir, komünist düşünceler olabilir, kim olursa olsun “(korkuya kapılmadan) dediler ki: "Bu, Allah'ın ve Resûlü’nün bize vadettiği şeydir”, yani Allah bize zaten Kuran’da söylüyor Müslümanlara saldırılacağını, değil mi? Ve Resulü de söylüyor bunu. Ve Resulullah da size Ahir zamanda saldırılacak diyor. Ne diyor Müslümanlar? “Bu Allah'ın ve Resulü’nün bize vaad ettiği şeydir.’’ Biz bunu zaten biliyoruz diyorlar. “Allah ve Resûlü doğru söylemiştir’’ diyorlar. Mesela Ahir zamanla ilgili bilgiler aynısı ile çıkıyor. Değil mi? Allah ve Resulü’nün doğru söylediğini biz gördük mü? Gördük. Mehdiyet’le ilgili bütün alametlerin çıktığını gördük mü? Gördük. Ne diyoruz şimdi biz? Allah ve Resulü doğru söylemiştir diyoruz. “Ve (bu,) yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.” İmanımızı arttırdı mı, mucize gördük çünkü, Müslüman mucize görünce imanı artıyor, şevkimiz arttı...
ALTUĞ BERKER:Şeytandan Allah'a sığınırım. “Hani onlar, size hem üstünüzden, hem alt tarafınızdan gelmişlerdi; gözler kaymış, yürekler hançereye gelip dayanmıştı ve siz Allah hakkında (birtakım) zanlarda bulunuyordunuz. İşte orada, iman edenler, sınanmış ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsıntıya uğratılmışlardı. Hani, münafık olanlar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: "Allah ve Resulü, bize boş bir aldanıştan başka bir şey vadetmedi" diyorlardı.”
ADNAN OKTAR:İnsanlar sakin bir ortamda Müslüman olurlar. İbadetlerini yaparlar, yani hiçbir baskı yoksa hiçbir tehlike yoksa ama sıkıştıklarında aklı ve imanı zayıf olan, münafıklığa meyyal olanlar sapıtıyorlar, Kuran onu söylüyor. “Alttan ve üstten sıkıştırılmıştınız” diyor. “Allah ve Resulü hakkında çeşitli zanlarda bulunuyordunuz” diyor. Bir kısmı diyor ki, “Allah var mı?” diyor. Bunalmış. İki taraftan öldürecekler, öyle görüyor kendince veyahut şehit edeceklerini düşünüyor. Allah ve Resulü hakkında çeşitli zanlarda bulunuyorlar. “Hani, münafık olanlar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: "Allah ve Resulü, bize boş bir aldanıştan başka bir şey vadetmedi" diyorlardı.” Mesela Mehdi (a.s.) için de bunu diyecekler. Bize boş şeyler vaadetmiş. Bak bize saldırdılar. Bizi hapsettiler. Acı çektirdiler bize bak. Yıllar geçti bak hiçbir şey olmadı diyecekler, değil mi? Hatta Peygamber ve yanındaki kişiler diyor. “Allah’ın yardımı, fetih ne zaman derler” diyor Allah ayette. O kadar zora gelmişler, inşaAllah. “Onlardan bir grup da hani şöyle demişti: "Ey Yesrib (Medine) halkı, artık sizin için (burada) kalacak yer yok”, Yesrib halkı, yani artık dağılın. Mehdi cemaati için de bu söylenecektir. Artık çok tehlikeli bak, herkes üzerinize geliyor. Herkes size düşman, herkes sizden şüpheleniyor. Kimse sizi sevmiyor, dağılın diyecekler. “Şu halde dönün.” Evinize dönün artık, bırakın diyorlar. “Onlardan bir topluluk da: "Gerçekten evlerimiz açıktır" diye Peygamberden izin istiyordu”, onlar da kendi evlerine gitmek istiyorlar, herkes kendi evinin peşinde, ailesinin, annesinin babasının yanına gitmek istiyorlar. Müslüman topluluğunu bırakmak istiyorlar. “diye Peygamberden izin istiyordu; oysa onlar(ın evleri) açık değildi” diyor Allah. Çünkü sokakta fink atıyorlar. Her türlü ahlaksızlığı, üçkağıtçılığı yapıyorlar, gizli ve açık, canının istediği herşeyi, itliği, çakallığı yapıyor ama Müslümanlara geldi mi olay, aman aman aman diyor, inşaAllah. “Onlar yalnızca kaçmak istiyorlardı” diyor Allah. Müslümanlardan kaçmak istiyorlardı, başka istedikleri bir şey yok. “Eğer onlara (şehrin her) yanından girilseydi”, veya saldırılsaydı, “sonra da kendilerinden fitne (karışıklık çıkarmaları) istenmiş olsaydı”, yani Müslümanların başını belaya sokacak bir şeyler yapın diyor. Mesela git şahitlik yap, git Müslümanlara iftira at veyahut kuşkulu bulduğunu söyle, şüphe ettiğini söyle, Müslümanların aleyhinde konuş diyor. “Hiç şüphesiz buna yanaşır ve bunda pek az (zaman) dışında (kararsız) kalmazlardı.” Bunu hemen yaparlardı, bunda tereddüt etmezler diyor. Ahlaksızlığa kaldı mı, Müslümanların aleyhine bir faaliyet oldu mu, onda risk görmezler diyor. Hemen yaparlar ahlaksızlığı. Ama Müslümanlara yardım konusunda şiddetle kaçınırlar, diyor Allah. Ondan kaçınırlar diyor. “Oysa andolsun, daha önce 'arkalarını dönüp kaçmayacaklarına' dair Allah'a söz vermişlerdi”, Müslümanız biz, İslam’da titiz olacağız diye Allah’a söz vermişlerdi diyor. “Allah'a verilen söz (ahid) ise, (ağır bir) sorumluluktur” diyor Allah. Bunun karşılığını soracağım onlardan diyor. “Derler ki: "Eğer doğru söylüyor iseniz, şu fetih ne zamanmış?" Ne zaman Mehdi (a.s.) çıkacak? Ne zaman İsa (a.s.) inecek? Ne zaman İslam ahlakı dünyaya hakim olacak? Var mı öyle bir şey diyorlar, soruyorlar. Ebcedi de bu tarihleri veriyor, inşaAllah. “De ki: "Fetih günü, inkar edenlere (o gün) inanmaları bir yarar sağlamaz ve onlara bir süre tanınmaz" diyor Allah. “Öyleyse, sen onlardan yüz çevir ve bekleyedur; gerçekten onlar da beklemektedirler.” Onlar da beklesin sende bekle diyor, yakında göreceksiniz diyor Allah.
Şeytandan Allah’a sığınırım. “Allah’a tevekkül et; vekil olarak Allah yeter” diyor, yani kimseye ihtiyacın yok diyor, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: ... “İnkar edenler, iman edenlere dedi ki: "Siz bizim yolumuzu izleyin, hatalarınızı biz yüklenelim".” Aman diyorlar, Müslümanların yanına gitmeyin, siz bizim yolumuzu izleyin, hatalarınızı da biz yükleniriz diyorlar. “Oysa kendileri, onların hatalarından hiçbir şeyi yüklenecek değildir. Gerçekten onlar, elbette yalancıdırlar” diyor Allah. “Şüphesiz onlar, hem kendi yüklerini, hem kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de yüklenecekler”, saptırdıklarının da yüklerini üstlerine yüklenecekler diyor Allah. “Kıyamet günü düzüp uydurduklarına karşı sorguya çekileceklerdir” diyor Allah. “İnsanlardan öylesi vardır ki, "Allah'a iman ettik" der; fakat Allah uğruna eziyet gördüğü zaman, insanların (kendisine yönelttikleri işkence ve) fitnesini Allah'ın azabıymış gibi sayar.” Allah’a karşı kinleniyor, Müslümanlardan uzaklaşıyor. Her şey çok güzel gidiyordu yiyip içiyorduk geziyorduk, evlendik falan hiçbir şey yoktu, birdenbire başımız belaya girdi, olaylar çıktı, hastalıklar çıktı, dertler çıktı. Bunu, Allah’ın imtihanını Allah’ın aleyhine olarak yürürlüğe koyuyor kendi kafasınca. “Allah'ın azabıymış gibi sayar; ama Rabbinden 'bir yardım ve zafer' gelirse, Andolsun: "Biz gerçekten sizlerle birlikteydik" demektedirler.” Biz sizinle beraber değil miydik diyor, zaten kardeşiz, Müslümanız diyor elhamdülillah, her şeyi birlikte yapmadık mı zaten diyor. Ama başlangıçta Müslümanların zor anında, sen Müslümanlardan kaçmadın mı? Müslümanlara şüphe ile bakmadın mı? Gidip gıybetlerini yapmadın mı? Ayaklarına dolanmadın mı? Değil mi? Açıkça yardım edebilecekken gücün imkanın varken, korkup uzaktan izlemedin mi, kaçmadın mı? İşte bak ne diyor Allah; “Rabbinden 'bir yardım ve zafer' gelirse, Andolsun: "Biz gerçekten sizlerle birlikteydik demektedirler. Oysa Allah, alemlerin sinelerinde olanı daha iyi bilen değil midir?” diyor Allah. Ben onların ahlakını biliyorum diyor, nasıl karaktersiz olduklarını biliyorum diyor Allah. “Allah muhakkak iman edenleri de bilmekte ve muhakkak münafıkları da bilmektedir” diyor Allah...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler