Adnan Oktar’ın 26 Haziran 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
ADNAN OKTAR:... “Düşünce, ahlak ideolojiler ve din gibi kavramların üst yapı olarak nitelendirilmelerinin nedeni, bu yapıların tümünü zaman içinde halkın yaşamından çıkarmaktır.” Bakın, PKK’nın kökenini burada şimdi görüyoruz. Bakın, “Düşünce, ahlak, din gibi kavramların üst yapı olarak nitelendirilmelerinin nedeni” komünistlerin, “bu yapıların tümünü zaman içinde halkın yaşamından çıkarma amaçlarıdır” diyor, çıkarılmasıdır. Marksizm’de düşünce kabul edilmez, ahlak kabul edilmez, din kabul edilmez ve buna karşı mücadele edilir. PKK ne yaptı; dini, düşünceyi, ahlakı ortadan kaldırdı. Eğitimle, anlatarak, beyinlerini yıkayarak ortadan kaldırdı. Neden? Çünkü üst yapı olarak görüyor. Üst yapı olarak gördüğü için, onu düşman hedef olarak gördü ve ona saldırdı. Şimdi Marksizm’in üst yapı olarak, doğudaki komünistlerin üst yapı olarak görüp saldırdığı din, ahlak, aile, devlet gibi gerçekleri savunacak karşı bir atak yok, karşı bir çalışma yok, karşı bilimsel bir çalışma yok. Antikomünist, anti materyalist, anti Darwinist bir çalışma yok. Bunu yapan sistem, bu Marksist düşünceyi oraya oturtan sistem, tezgahını kurmuş ve muntazam çalışıyor. Buna karşı akılcı, bilimsel karşı atak yapılmazsa, anti komünist, anti Marksist çalışma yapılmazsa, adamlar bakın neleri hedef edinmişler? “Düşünce, ahlak ve dini üst yapı olarak görüyoruz ve her gördüğümüz yerde tahrip edeceğiz” diyor adamlar. Bu eğitimin sonucunda da orada netice aldı adamlar, değil mi? Güneydoğu’da netice aldılar ve ilerliyorlar. Onları bulunduğu yerde fikren boğmanın yolu nedir? Onların üst yapı olarak gördükleri din, ahlak ve düşünceyi hayata geçirmektir doğru olarak. Düşünceyi doğru hayata geçirmek için neye ihtiyacımız var? Gerçek bilime ihtiyacımız var. Bilime ve teknolojiye ihtiyacımız var, değil mi? Dini hayata geçirmek için neye ihtiyacımız var? Ahlakın ve sanatın desteğinde, İslam’ın gerçeklerini ortaya koymaya ihtiyacımız var. Bu yapıldığında, onların üst yapı olarak görüp yoğun propaganda sonucu yıktıkları sistemi yeniden, çok mükemmel canlandırıp toplumun dinamiği haline getiririz. Bunu yaptığımızda ne oluyor? Üst yapı her yere hakim olmuş oluyor, inşaAllah.
OKTAR BABUNA: Bunu da Hocam, Allah’ın izniyle, dünya çapında yapabilecek bir tek siz varsınız. Sizin sadece Darwinizm’e, materyalizme, komünizme karşı bu kadar kapsamlı, bilimsel çalışması olan bir ikinci kişi yok. Olsa bilirdik zaten, dünya çapında maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bir de bakın, devlet eliyle diyalektik düşünce anlatılıyor, diyalektik felsefe anlatılıyor. Diyalektik felsefe, Marksizm’in kökeni zaten, Marksizm bunun üzerine oturtuluyor. Devlet eliyle nasıl anlatılıyor? Darwinist düşünce anlatıldığında, diyalektik felsefenin temelini anlatmış oluyorsun. Diyalektik felsefenin ruhunu, özünü ve ana tabanını anlatmış oluyorsun. Artık ondan sonra Marksizm’in işi çok kolay. Diyalektik felsefeyi sen oturttuktan sonra, onun üzerine Marksizm’i kurmak çocuk oyuncağıdır, çok kolaydır. Onun için devletin kendi eliyle, diyalektik felsefeyi anlatma yönteminin durdurulup tam tersine, gerçek bilimi ortaya koyan, sanatın ve bilimin desteklediği anti Darwinist, anti Marksist karşı atağa geçilmesi gerekiyor. Bu yapılmadığında, askeri çözümler, ekonomik çözümler hiçbir şekilde çözüm olmaz. Ekonomi komünizmi daha da azdırır, PKK’yı daha da azdırır, askeri çözümler daha da azgınlaşmalarına sebep olur, bunlar değildir. Çünkü bakın, Allah diyor ki; “Hakkı batılın üzerine atarız.” Bakın, “Hakkı batılın üzerine atarız beynini parçalar” diyor. Allah, beyni hedef gösteriyor. Onun fikrini, düşüncesini dağıtmak esas. Allah derdi; kalbini parçalardı, bedenini parçalardı, öyle demiyor Allah, beynini parçalar diyor. Fikrinin yıkılması çok önemli. “Darwinizm canlılar dünyasında gelişmeyi sağlayan ikinci gücün, çatışma olduğunu ileri sürmüştür.” Çelişki ve çatışma. “Darwin’in teorisinin en temel varsayımı, doğal kaynakların canlılar içinde yetersiz olduğu dolayısıyla daimi bir yaşam mücadelesi yaşandığı, bu mücadelenin de evrimleştirici bir güç oluşturduğu şeklindedir. Bu, Marks ve Engels’in iddia ettiği toplumlardaki diyalektik çatışmanın ve mücadelenin doğaya uygulanmış biyolojik versiyonudur” diyor. Dolayısıyla bilimsel çalışma yapılmadığında, netice alınamayacağı çok açıktır. Çorba mantığıyla hiçbir yere varamayız...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Dergiler
Devamı ...Evrimcilerin İtirafları
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler