Adnan Oktar’ın 27 Haziran 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından
ADNAN OKTAR: ... “Muhterem Hocam sizden Hz. Süleyman (a.s.) hakkında bilgilenmek isterim. Hıristiyanlar Hz. Süleyman (a.s.) hakkında diyorlar ki, hayatının son yıllarında (haşa) sapkın olmuştu. Diğer putperest insanlara müsaade ediyordu. Şahsen bir sempatisi vardı. Onun eşleri de, 1000 tane eşi vardı.” Doğru 1000 tane eşi var. 1000 tane değil, 300 eşi 700 tane de cariyesi vardı. Gani gani helal olsun. Benim de kızım olsa, ben de verirdim, maşaAllah. 300 eşi 700 tane de cariye. Allah’ın tecellisi olarak alıyor onları. Yani milletin aklı başka bir şeye gitmediği için şaşırıyorlar. Milletin derken, yani belirli bazı kişilerin. O hayvanlara karşı da sevgi doluydu, karıncaları bile seviyordu, karıncalara şefkatliydi. Onları ezmemek için özel önlem alıyordu, karıncayı ezmemek için. Eşlerine de Allah’ın tecellisi olarak hayranlıkla bakıyordu, aşkla, tutkuyla bakıyordu ve hepsi aşıktı ona eşleri. 1000’i birden aşıktı. Allah rızası için evlendiler, aşkla evlendiler, kimse onları zorlamadı ki. Yalvardılar, Allah rızası için al dediler Hz. Süleyman (a.s.)’a, o da Allah rızası için aldı, Allah’ın tecellisi olarak. O onlara aşıktı, onlar da onlara aşıktılar. “1000 tane eşi vardı. Lütfen bu konuda bizi bilgilendirir misiniz aziz Hocam?” diyor. “Bana çok tuhaf geldi. Peygamberler Allah’ın emanı altındalar, asla sapmazlar biliyorum” Doğru. Niye inanırsın ki ipsiz sapsız adamlara yani böyle? Kuran’a tabi olsana, hadise tabi olsana inşaAllah. “Allah sizden razı olsun. Aleyküm selam. Mikail kardeşimiz.” Fransa’dan yazmış. Hz. Süleyman (a.s.)’ı eğer Tevrat’tan öğrenmek istiyorsan, bak madem kafan bulanıyor değil mi? Kuran’a baksan, zaten kafan bulanmaz, müthiş seversin Hz. Süleyman (a.s.)’ı, hayran olursun. Kuran’dan öğrensene doğrusunu. Hadi dedin ki ben Tevrat’tan dolayı kafam bulandı demek istiyorsan, Tevrat’ın bir kısmı tahrif olmuştur. Ama Süleyman (a.s.)’ı, Hz. Süleyman (a.s.)’dan öğrenmek istiyorsan, aç “Süleyman’ın Mesellerini”, ne kadar takva, ne kadar nezih, ne kadar Allah’tan korkan, ne kadar akıllı, ne kadar mükemmel olduğunu, hayranlık içinde göreceksin. Ama aralara ufak tefek ilaveler yapmışlar, onu Kuran ile temizleyeceksin, Kuran ile. Kuran ayetlerine bakacaksın, diyeceksin bu Kuran’a uygun değil, bunu buraya koymuşlar, onu alacaksın. Kuran zaten Tevrat’ın tahrif olduğunu söylüyor, Cenab-ı Allah Kuran’da. Kuran bunu bize bildiriyor Cenab-ı Allah’ın dilemesiyle. Dolayısıyla Cenab-ı Allah bize Kuran’da bildirdiğine göre, oradaki ölçümüz Kuran olacak. Ama Süleyman’ın Mesellerine baktığımızda, nefes kesici bir akıl, üstünlük, nezaket, Allah korkusu ve Allah sevgisi görüyoruz. Allah’tan müthiş korktuğunu Hz. Süleyman (a.s.) açık açık ifade ediyor. Allah’a ne kadar titiz olduğunu, Kitap’a ne kadar titiz olduğunu, Allah’ın hükümlerine nasıl hayran olduğunu ve nasıl taviz vermeden İslam’ı yaşadığını çok detaylı anlatıyor Süleyman’ın Meselleri’nde Tevrat’ta. Orada hiçbir yerde Hz. Süleyman (a.s.)’ın ahlakına ve kişiliğine yönelik en ufak bir ifade bulamazsın. Var bazı yerler diyorsan, o alkol almış bazı hahamların, bulanık kafayla oraya ilave ettiği yazılardır. Rahiplerde de oluyordu o, Hıristiyan rahiplerde de. Çok özür dilerim içiyor şarabı kafa gidiyor dümdüz oluyor, adama kalemi veriyorlar, yaz diyorlar yazıyor, o anda aklına artık ne gelirse. Peygamberler hata yapmaktan münezzehtirler. Çok mükemmel ve nezih insanlardır. Kafanın bulanacağı hiçbir şey yok. Dolayısıyla Kuran’dan ve Kuran’ın temizlediği yerlerden konuyu öğreneceksin inşaAllah. Ne yap onun için? Mesela bak “Tevrat’tan Hikmetler ve Güzel Öğütler”, mesela bak bu kitap Tevrat’tır. Tevrat’ın tahrif olmuş kısımlarını biz çıkarttık, arı ve duru Kuran’a uygun Tevrat hükümlerini bu kitabın içine koyduk, aç buradan oku. Bismillah, açtım herhangi bir yer. Bak maşaAllah, maşaAllah, ne diyor? 1. Krallar, “Bütün Krallıkları Hz. Süleyman yönetiyordu” diyor. Bak herhangi bir sayfa açtım, orası çıktı. “Her tarafta barış vardı.” diyor, barış. Görüyor musun asrın Mehdisi’ni, o devrin Mehdisi’ni, her yerde barış, kan yok. “Kötülük tasarlayanın yüreği hileci, barışı tasarlayanın yüreği ise sevinçlidir.” Süleyman’ın Meseleleri’den, bak kendi ifadesi Hz. Süleyman’ın, ki burada çok ayrı konular var, mesela hiç Hz. Süleyman (a.s.)’dan bahsedilmiyor bu kısımda. Ama bak açtık, tam Hz. Süleyman (a.s.) ile ilgili kısım çıktı değil mi? Hz. Süleyman (a.s.) ona cevap veriyor işte bak, maşaAllah. Bak; “kötülük tasarlayanın yüreği hileci, barışı öğütleyenin yüreği ise sevinçlidir.” Demek ki, kötülük tasarlayanın yüreği, neyin? Deccalin yüreği hileci, demin anlatmadık mı deccalin hileci olduğunu. Bak onun hileci olduğunu söylüyor. Barışı öğütleyenin yani Mehdi (a.s.)’nin de yüreği sevinçlidir diyor. Mehdi (a.s.)’yi tarif ediyor. O da kendi devrinin Mehdisi. “Rab verdiği söz uyarınca Süleyman (a.s.)’a bilgelik verdi, bilgelik” bilgeydi diyor Allah. Süleyman (a.s.)’la Hiram arasında barış vardı. Bu Hiram da, o da Allahu alem benim gördüğüm Hz. Hızır (a.s.)’ın talebelerinden. Fazla da şimdi detaylandırırsak olay bambaşka yere girer, onun için bu kadarla bitirelim. “Aralarında bir anlaşma yaptılar.” Kardeşimize herhalde şu an bu kadarlık yeter.
OKTAR BABUNA:Hakikaten mucize Hocam tam o bölümün denk gelmesi, hakikaten yok başka Hz. Süleyman (a.s.) ile ilgili, bu kadarlık bir bölüm inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Hayır var da, oranın çıkması çok acayip. Birçok yerde var.
ALTUĞ BERKER:Siz daha iyi bilirsiniz Hocam inşaAllah, Hz. Süleyman (a.s.) ile Hz. Mehdi (a.s.) aynı hadiste beraber zikredilmiş Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından.
ADNAN OKTAR:Hz. Süleyman (a.s.) gibidir diyor Hz. Mehdi (a.s.). Peygamberimiz (s.a.v.) söylüyor.
OKTAR BABUNA:Ayrıca sizin kitabınız var Hz. Süleyman (a.s.) kitabı, onu da okuyabilirler inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Tevrat’ta Hz. Mehdi (a.s.) çok övülüyor. Tabii üstünlük Allah katındadır ama çok büyük bir insandır Hz. Süleyman (a.s.) da Hz. Mehdi (a.s.) da inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Ayette Allah övüyor Hocam. Şeytandan Allah’a sığınırım. Hz. Süleyman (a.s.) için “O ne güzel bir kuldu. Sürekli Allah’a yönelip dönerdi” diyor.
ADNAN OKTAR:Mesela bak kardeşimize cevap. Bir daha söyle.
ALTUĞ BERKER: “O ne güzel bir kuldu. Sürekli Allah’a yönelip dönerdi”
ADNAN OKTAR:Şimdi Allah ne güzel bir kuldu diyorsa, bu insanda şirk aranır mı, günahkarlık aranır mı, değil mi? Hep Allah’a yönelip dönüyor. Hep Allah’a yönelik yüzü. Allah’a tam teslim olmuş. Allah övdüğüne göre, demek ki o sözler iftira. Her Peygambere iftira atılmıyor mu? Hz. Mehdi (a.s.)’ye iftira atılmayacak mı? Hz. İsa (a.s.)’ya iftira atılmayacak mı? Atılmadı mı? Demek ki bir iftira sözü bazı kaynaklara girmiş, yahut bazı iftiralar. Buna inanmak yakışmaz. Müslüman diyecek ki: “Bu apaçık bir iftiraydı demeleri gerekmez miydi?” diyor Cenab-ı Allah değil mi? Şeytandan Allah’a sığınırım, Nur Suresi’nde. Bir Mümin hakkında bir iftira duyduğunda insan ne diyecek? “Ya Rabbi beni koru, bize yakışmaz, bana yakışmaz böyle bir şeye inanmak. Ben hüsn-ü zanla bakıyorum, hayır gözüyle bakıyorum, sen zaten hükmünü vermişsin, açıklamışsın ben de Hz. Süleyman (a.s.)’ı aşkla seviyorum.” diyecek inşaAllah.
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler