Adnan Oktar’ın 29 Haziran 2010 tarihli Gaziantep Olay TV ve Çay TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... Bediüzzaman’a da, mesela zamanında olmadık laflar ediyorlardı, angut gibi birçok kişi inanıyordu. “Vay anasını ya” diyor. Bakın 70 yaşında insan Bediüzzaman, diyor ki; “evine gayri meşru kadınlar geliyor sabaha kadar eğleniyorlar” diye söz söylüyorlar, 70 yaşındaki alime. “Rakılar kasayla geliyor” diyorlar, bakın inanıyor adam. Bediüzzaman da “bana böyle demişler. Ben meczup kendi halinde yaşlı bir insanım, Allah’tan korksunlar. Bana söylenecek söz mü şu?” diyor. Buna inanmışlar ve buna inanan Müslümanlar var. Yani “rakı içiyormuş” diyor, inanıyor. İçen içer ayrı mesele de, inancına göre içer. Ama nasıl olsun böyle bir şey, buna nasıl inanır bir insan? Şimdi buna inandın mı, sen de ahlaksız olursun ama ondan daha büyük ahlaksız olursun. Yani onun yaptığının 100 misli daha büyük ahlaksızsın demektir. Çünkü o bir ahlaksızlık yapmış, iftira atmış ama, ahmağın inanacağı bir iftira atmış. Hem ahmak, hem ahlaksız olmuş oluyorsun, ikisi birden olmuş oluyor. Olacak iş mi şu? Bediüzzaman gibi bir insan, mübarek bir insan, böyle bir şey yapar mı, değil mi? Zor konuşuyor böyle artık, başkalarının yardımıyla konuşuyor değil mi? Bir şey konuşuyor, yanındaki talebesi yüksek sesle tekrarlıyor. Binbir türlü hastalığı var değil mi? Çile çekmiş. 30 yılı hapiste geçmiş bir insan, bütün ömrünü İslam’a adamış, gönüllü alay komutanlığı yapmış, vatan müdafaasında görev almış. Ve gazidir Bediüzzaman aynı zamanda, birçok kurşun yarası almıştır düşmanla çatışırken. Değil mi bak? Albay olarak görev almıştır. Kendini tamamen vatanına, milletine, Allah’a, dine, kitaba adamış bir insan, sen buna bunu nasıl söylersin? O devirde bazı ahmak alimler de onlarla ittifak edip, Bediüzzaman’a da bunu söylüyorlardı, iftira atıyorlardı, bakın ahmak bazı alimler. Onu işte, o devirde Ehl-i sünnet harici gösteren alimler vardı. Sapkın gösteren alimler vardı. Ben bak açıkça söylüyorum, onlar da ahmak ve ahlaksız, başka bir şeyi yok bunun. Kardeşim 30 yıl hapis yatan bir insan, sapkın bir düşünce için böyle faaliyet yapar mı? Eserleri ortada. Terbiyesiz adam, açıp okusana. Kitapları ortada, Risale-i Nur Külliyatı, nerede Ehl-i sünnete aykırı bir üslup var orada? Ne kadar titiz olduğu açık açık görünmüyor mu, değil mi? Var gücüyle İslam için, Kuran için gayret ettiği açık açık görülmüyor mu? Bu kadar nezih, bu kadar efendi, bu kadar saygılı, bu kadar Allah’a kendini teslim etmiş bir insana, Müslümanlardan da geniş bir cephe oluşmuştu o devirde. Çok büyük bir cephe oluşmuştu, yani nefret eden, öfke duyan, onun hapsedilmesini isteyen, aleyhine şahitlik yapan, onu ihbar eden kişileri vardı.
SUNUCU 1: Yanlış yönlendirmelerle.
ADNAN OKTAR: Kardeşim bir de insanın aklı, fikri vardır. Şimdi bu yanlış yönlendirme, olacak iş mi bu? Direk terbiyesizlik, başka bir şey değil, vicdansızlık yani. Ama saflığından, cahilliğinden yapanları tenzih ederim, yani çok cahildir, saftır bilmiyorum, onlara bir şey diyemem. Ama kasten yapanların hepsi ahlaksız. Ve bilerek ve şuurlu yapanların hepsi ahlaksız...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler