Adnan Oktar’ın 30 Temmuz 2010 tarihli Kocaeli TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... “İttihada mükellef ve muhtaçsınız” oku istirham ederim.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah, estağfurullah Hocam. “Aziz, sıddık kardeşlerim, Bu şiddetli maddî ve manevi kıştaki ğalâ ve varlık içinde kaht ve derd-i maişet fukaralara ağır basması cihetinde, ekseri fakirü'l-hal olan Risale-i Nur şakirtlerinin bu dehşetli hale karşı sarsılmaları ve tesanütleri bozulması ihtimaliyle ziyade endişe ediyordum.”
ADNAN OKTAR: Bak bu endişesi oldu mu? Bölündü Nur talebeleri. Neden? Şahs-ı manevi diye ortaya çıktıkları için, bir kısmı, hepsini tenzih ederim. Mesela koskoca alim, bak akşam okudum, “Bediüzzaman Hz. İsa (a.s.) konusunu anlatırken Müslümanların da geleneksel örfünü, geleneksel inançlarını da esas alarak, şahıs olarak inebileceği gibi onların gönlünü yapmıştır. Böyle söylemiştir, olmadığı halde, şahıs olarak inmeyeceği halde” diyor. “Net şahs-ı manevidir, İsa (a.s.) inmeyecek, öldü gitti” diyor. Kardeşim, şimdi muhterem Hocam, canım ciğerim Hocam, eğer bunun taktik olarak yapıyorsan, ben bunu bir türlü taktiğe benzetemiyorum. Çünkü talebelerin buna inanacak, mecburen inanacak. Yani taktik yapıyorum de bari şüpheye düşsünler, bir kökenini araştırsınlar. Taktik yapıyorum demiyorsun ki sen. Ne olacak o zaman. Sen o zaman şahs-ı manevi dediğinde Hz. İsa (a.s.)’nın öldüğüne inanıyorsun, Ehl-i Sünnetin temel inancını ortadan kaldırmış oluyorsun değil mi? Kuran’ın açık ayetlerini reddetmiş oluyorsun. Allah “o ölmedi” diyor. “Ma katelehu,” “katletmediler onu” diyor, “ve asmadılar” diyor Allah, iki kere söylüyor. Sen ne diyorsun? “Öldü” diyorsun. Bu olmaz. O zaman Allah bereket vermez, adım adım dinsizliğe doğru gidersiniz, adım adım. Neye uğradığını da şaşırırsın, haberin dahi olmaz. Önce bir sosyal cemaate dönüşürsün, sonra balo cemaatine, sonra gazino cemaatine dönüşürsün. Neye uğradığını şaşırırsın. Aklını başına al, böyle olmaz. Aşkla İsa (a.s.)’yı bekliyoruz biz. O benim ruhum, canım o benim. Biz onu kucaklayacağız. Mehdi (a.s.) şahıstır. Aşkla kucaklayacağız, açık açık söylüyor Bediüzzaman. Bu denilmediğinde bir uğursuzluk, bir bereketsizlik etrafı sarar. Hiçbir zaman için, hiçbir Peygamber, hiçbir Mehdi, hiçbir mürşit şahs-ı manevi olarak gelmemiştir. Bu Mehdi (a.s.) korkusunu kaldırsınlar. Mehdi (a.s.)’yi korumak onlara düşmedi ayrıca. Diyorlar ki; “ Mehdi (a.s.)’ye bir şey, zarar verirlerse, ondan korkuyoruz.” Kardeşim, Mehdi (a.s.) zaten öldürülemez. Münafıkların pis kokusuyla o ölmez. Zaten Allah O’nu gül kokusuyla sarmış. Size mi kaldı onu korumak. “Ya fitne çıkarsa” diyorlar. Kardeşim size ne, Allah onu garantiye almış, size öyle bir görev mi verdi Cenab-ı Allah? Yok öyle bir şey. Allah Peygamberimiz (s.a.v.)’e dedi; “Ben seni koruyacağım” dedi. İki tane zırh giyiyordu üst üste, aldı çıkardı Peygamberimiz (s.a.v.), düşmanın ortasına daldı. Dört cihetten saldırdılar, hiçbir şey yapamadılar. Mehdi (a.s.) öldürülemez, korkmayın, bırakın bu paniği. Ve yenemezsiniz, yenilemez. “Ya fark ederse,” sana ne? Allah Allah. Fark etsin, hoplasın, saldırsın, alır cevabını, derdine düşme sen. Onun için böyle bazı cemaatler var, bu çok tehlikeli. Yani kardeşim, bunun sonunda ateist bilim adamları oluşur, ateist sanatçılar oluşur. Budist kafalı insanlar oluşur. Kuran’dan taviz olmaz. Resullullah (s.a.v.)’ın sözünden taviz olmaz. Tabii bilemiyorum yani niçin böyle bir şeye gerek duyuyor bir kısmı. Saflığından, iyi niyetinden yapanları tenzih ederim. Ama bu konunun tabii üzerine gideceğiz, inşaAllah...
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler