Adnan Oktar’ın 27 Temmuz 2010 tarihli Gaziantep Olay TV ve Çay TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... Bak bugün profesör Hocamız vardı, ismini vermeyeyim, yanımızda bugün konuşuyorduk. “MaşaAllah çok şuurlu, ideal Müslüman kişiyi de gösteriyorsunuz cemaat olarak, topluluk olarak” diyor. “Kasten, yamuk yumuk pislik tipler çıkartıp istihbarat örgütleri Müslümanları küçük düşürmek için özellikle bunları ortaya çıkarıyorlar” diyor. “Sizler çok güzel bir örnek olup bu fitneyi ortadan kaldırıyorsunuz” dedi Hocamız, maşaAllah. Hakikaten de doğru söylüyor çiçek gibi olacak Müslüman, aklı başında. Genç kızlar da böyle hoşsohbet, konuşkan. Mesela kapalı, tam kapalı ama nobran, kavgacı, şüpheci, manyak gibi. O kadar çok rastlıyorum ki. Herkese tepeden bakar, konuşmaz. Namaz kılmıyor, namaz yok, canı istediğinde kılıyor. Ayda yılda bir. Mesela açık birisini görüyor, olmadık laf ediyor. Dedikodu, fitne. Ama bazı kapalı genç kızlar da var, onlara da rastlıyorum. Hakikaten Hz. Meryem (a.s.) ahlakı gibi ahlaklılar, çok güzel huylular. Mesela bazı açık kız kardeşlerimiz var, müthiş dindar, namazını muntazam kılıyor beş vakit. Gayet güzel ahlaklı. Bir kısmı namazını kılmıyor ama çok dürüst, çok efendi, yalan söylemez, sahtekarlık yapmaz, kimsenin dedikodusunu yapmaz, İslam ahlakını büyük bir bölümüyle yaşıyor. Belki o yönde bir eksiği var, inşaAllah onları da tamamlar. İnsanlara tepeden bakmak, kendini beğenmek, enaniyet, kibir, bu çok tehlikeli. Bundan şiddetle kaçınmak lazım. Tuzakçı olmamak. Kadınlar çok mazlum varlıklar, onların korunması çok önemli. Her yerde bir kere kadınlara karşı dev bir saygı olması lazım. Mesela iş yerinde adam alınacak, en az yarısının hanım olması lazım, koruyucu olmak lazım. Mesela ağır bir yük taşıyorsa elinden alıp taşıyıp götüreceksin. Mahcup etmemek, mağdur etmemek. Kadınlar iffetlerine titiz olur, onların bir güzelliğidir; onları o konuda bir korkunun içerisine sokmamak lazım. Yani şüpheli, onları kuşkulandıracak şeylerden kaçınmak lazım. Yazık, çünkü o iffeti onun hayati yönü. Şimdi bir çakal bir laf çıkartıyor, bir söz çıkartıyor, yakıyorlar çocuğu. Mahallede mesela bir dedikodu çıkıyor, bazı avanaklar da ona inanıyor yayıyorlar etrafa, çocuk mahcup oluyor. Durduk yere iş çıkıyor. Cenab-ı Allah diyor; “böyle bir söz söyleyen, dört tane, namazında niyazında şahit gösterecek” diyor. “Gözleriyle görecekler” diyor Cenab-ı Allah. Gözüyle görecek, kulağıyla işitecek bizzat dört kişi, dört tane salih Müslüman. Bak Allah’ın kadınlara karşı şefkatinin ve onları korumasının bir tecellisi işte bu. Çünkü kadın hassas varlık, lafa gelmez, üzülmeye gelmez. Psikolojik dengesi çok önemlidir. Korkuyu yaşatmayacaksın, saygıyı yaşatacaksın, sevgiyi, hürmeti, nezaketi ve koruyup kollamayı ve değer vereceksin. Saygı duyduğunu açıkça hissettireceksin. Sağlığına dikkat edeceksin. Ufacık bir şeyden alınır. Alınmaması için özen göstereceksin, açıklık getireceksin, kuşkulu bir şey onun kafasına takılır. Ne zorun kardeşim, açıkla; “bunu ben şu sebeple yaptım.” İçi rahatlasın eğer kuşkuluysa. Baktın buruk biraz, içini açacak bir şey yaparsın. Allah’ın bize bir emaneti, mükemmel varlıklar, dünyanın süsüdür onlar, en büyük nimettir. Otlar var, çiçekler var, hayvanlar var, bitkiler var, yiyecekler var ama kadın en büyük nimettir, inşaAllah. Nimetin hakkını takdir etmek gerekir, inşaAllah. Özen gösterilirse bunlar güzel olurlar, “başının çaresine bak” denmez kadına. Mesela hastaneye geliyor, sıra var, “buyurun kardeşim” dersin. Erkek adamsın, biraz sonra gir, ne olacak yani. Ağır biraz yük var, sen üstüne alacaksın. Otobüste hanım, yirmi yaşında genç kız ayakta. Olmaz kardeşim. Olmadı, her şey olabilir. Sağlama al, oturttur oraya bir yere, korunsun, sağlam olsun. İnsan her kadını kıskanması gerekir, onu koruyup kollaması lazım. Kıskanma demek sahip çıkmak. Delikanlı adamsın, koskoca herifsin, oturacaksın; genç kız orada birçok insanın içerisinde; onu rahatsız eden olabilir, bilmem ne olabilir, şu olabilir, bu olur, bilmem ne. Ayakta zaten yorulur, naif varlıklar. Ver yerini, delikanlı adamsın, Allah sana kuvvet verir. Rahat etsin orada çocuk, ne güzel. Vicdanen rahat edersin ve oradaki bütün insanların takdiri, sevgisi olur. Ne güzel insanların sevmesi, değil mi? Oradaki o delikanlılığını herkes takdir eder. Sessiz sedasız bir güzel ahlak gösterirsin. Mesela bir yerde kuyruk var; “buyurun kardeşim, siz ayakta beklemeyin, geçin şuraya.” Delikanlı adamım, bana bir şey olmaz. Bir de iki saat onun övgüsünü de beklemeye de gerek yok, yani hani teşekkürünü falan. Sessiz sedasız ortadan kaybolmak lazım. İşte bu Mehdi (a.s) devrinde olacak olanlardan çok kısa bir kesittir...
Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler