Adnan Oktar’ın 14 Ağustos 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... görenin, duyanın kim olduğunun farkında değiller. Yani onlar zaten onu devreden çıkartıyor, hiç önemli görmüyorlar. Yani şimdi beyne elektrik gidiyor, biri beyinde görüyor. Asıl gören o zaten. Yani görme olayı o. Duyan biri var. Kulaksız duyan, gözsüz gören, değil mi? Ve düşünen biri var. Asıl insan budur. Darwinistler bu konunun hiç üzerinde durmuyorlar. Ama söyledim, zamanı gelinde onları delirteceğim ben, bu konunun üzerine gideceğim. Şimdi çok teknik ve genel anlatıyorum. Yani anlamadıkları hiçbir konu kalmasın. Çünkü anlatacak çok konu var. Anlamazlıkta ısrar ederlerse ben biliyorum yapacağımı, inşaAllah. Tam anlayacakları şekilde anlatacağım bu sefer. Yani böyle çok net, sarih, tam kavrayacakları bir şekilde anlatacağım. Maddenin hakikatini anlamazlıktan geliyorlar. Görüntünün beyinde oluştuğunu anlamazlıktan geliyorlar. Mesela internette, bilgisayarda yazıyı okuyan bir adam, beyninin içindeki yazıyı okur. İnternette mesela şu an bizi izleyen, beyninin içindeki görüntüyü izliyor. Bilgisayarı asla izleyemez. Bilgisayar dışarıda var ama saydam ve karanlıktır. Beyninin içindeki renkli bilgisayarı izliyor. Bilgisayarda hiçbir şekilde renk olmaz bir kere. İkincisi, saydamdır. Üçüncüsü, ışıksız. Zifiri karanlıktır. Dolayısıyla dışarıdaki bilgisayar hiçbir işe yarayabilecek gibi değil o anlamda. Beynimizde Allah’ın oluşturduğu bilgisayar esastır. Evrimciler bunu bilir mi? Bilir. Düşünür mü? Düşünmez. Çünkü bilimsel olarak inceliyorlar, araştırıyorlar. Bunun var olduğunu hiçbiri inkar etmez. Bana bir tane evrimci getirin, “bu böyle değildir” desin. Hepsi kabul ediyor. Ama düşünüyor mu? Düşünmek istemiyorlar.
Evrimci olmak için bir kere, işine gelmeyen her yerde sürekli düşünmeme sanatı gerekir. Evrim, yalan söyleme sanatıdır. Fakat bir de aynı zamanda düşünmeme sanatıdır. Yani çok ustaca düşünmeme, çok ustaca yalan söyleme sanatının adına Darwinizm denir. Bak, çok ustaca düşünmemek ve çok ustaca yalan söylemek. Sözlükleri de değiştirmek lazım aslında. “Darwinizm nedir?” dediğinde, bakın herkes sözlüğünde bunu değiştirsin. Darwinizm deyince iki nokta üst üste koyacaksınız, “çok kapsamlı yalan söyleme sanatıdır, çok kapsamlı düşünmeme sanatıdır.” Ondan sonra açıklamalar devam edebilir yani. İlk ve net anlamı, tam karşılığı budur. Bunun böyle olduğunu da herkes bilir. Çünkü “Darwinizm nerde yalan söyledi?” derlerse bize, ben onlara en az ama en az üç bin maddelik liste vereyim. Bakın üç bin maddelik hiç böyle, önden yani başlangıç olarak üç bin maddelik liste vereyim. Yalanın en çok kullanıldığı pagan dinidir. Mesela putperestlerde en fazla üç beş yalan olur. Der ki: “Put yarattı” der, o kadar. Bunların putunda binlerce yalana ihtiyaç oluyor. Putun ayakta durması için. Yani Darwinizm yalanla beslenen bir puttur. Onun gıdası budur. Puta sürekli yalan atmaları gerekiyor. O put yalana doymaz. Yalan olmadan da hayatını devam ettiremez Darwinizm putu. Onun için onun mabedine girenler, sürekli ona yalan atarlar, önüne. O da sürekli onları yer. Sonra da gider ona taparlar idi, biz silindir gibi ezinceye kadar...
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...İnteraktif CD'ler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler