Adnan Oktar’ın 19 Ağustos 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
ADNAN OKTAR:“Hocam ben Fransa’dan Ahmet. Ben sizi yaklaşık 8 aydan beri izliyorum. Materyalist ve ateist çevremden çok tepki görmeme rağmen, inşaAllah ben sizinle beraberim. Bir sorum olacak Hocam, bir olay bir defa olursa kazadır, iki defa olursa tesadüftür, üçüncü kez olursa istikrardır.” Bir şey öğrenmiş olduk ama bir kere, yok canım iyi niyetle söylüyor kardeşimiz. Tesadüf, bir kere tesadüfü de Allah yaratır. Mesela ben kalemi atarım, şak diye bir şekle gelir, tesadüftür ama kaderdeki tesadüftür. Tam kaderdeki şekliyle gelir, inşaAllah. “Üçüncü kez olursa istikrardır. Ben sizi hemen her gece rüyamda Mehdi (a.s.) olarak görüyorum. Hocam sizi şu an çocuklarım ve eşimle izliyoruz, inanın çok mutluyuz. Siz bana bu materyalist çevremle ilgili ne diyebilirsiniz? Savaşacak gücüm kalmadı bunlarla” diyor. “Ne olur tavsiyeniz?” Bir kere insanlar sevdiği insana teksif olursa, yani Mehdi (a.s.) midir acaba diye teksif olursa, 3 değil 30 kere bile Mehdi (a.s.) olarak görür. Bunun fıkhi bir delil yönü olmaz. Yani bu bir vahiy değildir. Yani bununla bir hüküm kurulmaz, rüya görebilir. Cennette de görebilir, Cennete gitmiş de görebilir, bir hüküm değildir bu. Ama bir hüsn-ü zandır, sevgi alametidir, hayra yorarız inşaAllah, o kadar. Onun için bazı tipler görüyoruz, bazı kardeşlerimiz, hatta İskender Evrensoğlu Hocamız’ın. Yazık ben aslında onlarla bu konuda konuşmak da istemiyorum. Çünkü hakikaten garibanlar yani oturup kendilerine göre bir şeyler yapıyorlar. Herkes de onlarla uğraşıyor. Yazık yani, birçok insan uğraşıyor. Ben uğraşacak falan değilim ama, genel olarak, fıkhi hüküm olsun diye söylüyorum. “Hocam” diyorlar, “biz hocamızı rüyamızda defalarca Mehdi (a.s.) olarak gördük.” E, gör, tamam ne olur? 30 kere gör. “O yüzden o Mehdi (a.s.)’dir.” Ee? Yani “Cennetliktir” diyor. Kardeşim olmaz. Sen o zaman Peygamberlik iddia etmiş olursun. Çünkü “ben vahiy alıyorum” diyorsun, “bu vahyi ile siz de hükmedin” diyorsun. “Falanca kişi masumdur” diyorsun. Sen Kitaplı Peygamber hükmünde olmuş olursun o zaman, kendine göre ve bu yanlış olur. Dolayısıyla böyle bir hüküm olmaz. Görürsün, tamam, “Allah razı olsun, Hocam böyle bir şey gördüm. Demek ki size karşı sevgim yoğun” dersin, hayra yorarsın. Bir muhabbet alametidir. O kadar. İnşaAllah. “Savaşacak gücüm kalmadı.” Olmadı. Ahmet ne alaka? “Savaşacak gücüm kalmadı.” Benim karşımda, küçük bir, ne diyelim; böceğimsi bir kelebek diyelim veyahut bir şey. Ben de karşısında bir arslanım. Şimdi desem ki “benim sana karşı gücüm kalmadı”, olmadı bu işte. Nefesimiz yeter, nefesimiz Ahmet Hocam, inşaAllah. Değil mi nefesimiz? Görüntüm yeter, gözlerim yeter yani. Adamlar yüzüme bakamıyor. Yan odalara kaçıyorlar yani. Gözüme bakamadılar, gözüme.
OKTAR BABUNA:Roma’da ben adınızı söyledim. Görüntünüz de yoktu. Harun Yahya’nın öğrencisi deyince buz kesti bin kişi. Bayılıyordu Douglas Futuyma, baygınlık geçirdi.
ADNAN OKTAR: Bembeyaz oldu değil mi? Kulaklarına kadar. Bazılarında kulak kalır. Onda kulak da gitti yani.
OKTAR BABUNA:Kürsüden kaçtı, zor çevirdiler, geri getirdiler.
ADNAN OKTAR: Kardeşim adamı döveceğim, söveceğimden mi? Yalanını ortaya çıkaracağımdan, yalanını ortaya çıkaracağım için, ondan. Yoksa başka ne var, ben buradan ona ne yapacağım adama yani?
OKTAR BABUNA:İsminizi söyleyene kadar 32 diş gülüyordu. Söyleyince bembeyaz oldu. Bir şey olacak diye ben de müdaheleye hazırlandım hemen, o şekilde oldu Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Evet.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Kuran Mucizeleri
Devamı ...Bir Ayet Bir Açıklama
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Bunları Biliyor Musunuz?
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler