Adnan Oktar’ın 3 Ağustos 2010 tarihli Güneydoğu Olay TV ve Çay TV röportajından
ADNAN OKTAR: Münafığı anlamak için şeytanı iyi anlamak lazım. Şeytanın birebir kopyasıdır münafık. Yani ona akılcı bakmak lazım. Mesela münafığa baktığımızda bu adamı biz teşhis edelim dediğimizde, şeytan ile ilgili ayetlere bakacağız. Şeytanın ana özelliği ne? Hâşâ Allah olmak istiyor şeytan. Hâşâ hâşâ Allah’ı beğenmiyor. Yani ben daha akıllıyım. Daha isabetli düşünürüm. Mesela çok ilkel mantığa sahip ama yani hikmet gözüyle, ledün gözüyle bakmadığı için çok ahmakça kararlar veriyor. Mesela bakın mantığının ilkelliğine bakın. Diyor ki; “ben ateşten yaratıldım, insanları topraktan yarattın” diyor. Dolayısıyla haşa “mantıksız karar veriyorsun” diyor, Allah’a. “Onlar bana secde etsin, ben niye ona secde edeyim” diyor. Yani tam ahmak. Ledün gözüyle, derinlik gözüyle olaya bakmıyor. Ve ta baştan Allah hakkında bir karar vermiş, o. Yani Allah’a karşı tavır almış. Allah’tan büyük olma kararı almış, kendisi Allah olmak istiyor. Allah da buna imkân veriyor Cenab-ı Allah. Yani imtihanın zeminini iyi oluşturacağı için, yani iyi değil de yani makul oluşturacağı için anlaşıldı mı? Çünkü ona hakikaten ihtiyaç var imtihanın oluşması için. Hemen münasebetsizliklerini ve deliliğini insanlara da yaymaya başlıyor. Mesela Hz. Adem (a.s.)’e de şimdi Adem (a.s.)’a haşa sen Allah’tan büyüksün demek istemiyor. Enaniyeti daha büyük olduğu için onun. Haşa Allah olmak isteyen kendisi. Ama onu kendi etkisi altına almak için, “onun zaafı ne olabilir?” diyor düşünüyor. Kendinden bakıyor kendi zaafı nedir? Mülk sahibi olmak, mal sahibi olmak, rahat etmek ve sonsuza kadar yaşamak. Şimdi haşa Allah’tan da şüphe ediyor. Yani acaba sonsuza kadar yaşatacak mı? Yani sonsuza kadar imkân verecek mi gibisinden şüphesi var. Onu Hz. Adem (a.s.)’a yansıtıyor. Diyor ki; “sana sonsuzluğun sırrını vereyim mi? Sonsuzluğun yolunu sana göstereyim mi? Sonsuz olmanın yolunu” diyor. Birden Hz. Adem (a.s.)’in aklına şüphe düşürüyor. Halbuki Allah zaten onu yaşatacak. Orada Allah’a güvenmesi gerekiyor Adem. Zelle, Peygamber hatasına zelle denir. Zelle de bulunuyor ve adama uyuyor, onun dediğine uyuyor. Mesela münafık ilk aşama da onu kendine bir adım attırmış oluyor. Tabi ikinci üçüncü dördüncü aşamaları vardır ama Allah o aşamada Hz. Adem (a.s.)’i kurtarıyor yoksa şeytan onun peşini bırakmazdı. Yani bir tek onunla bırakmazdı. O yedirttiğinle kalmaz o. O ekip olmak istiyor. Melekleri haşa hiç önemli görmüyor. Önemli görmemesinin nedeni şu, Hz. Adem (a.s.)’e secde ediyor onlar. Zaten onların kaybettiği kanaatinde o. Yani gurur, kibir, enaniyet, büyüklük hissinde olduğu için onların o vasfını zaten kaybettiğini düşünüyor, büyüklük. Onlara hiç dokunmuyor. Sadece Adem (a.s.)’e Adem (a.s.)’e de Allah’ın ona değer vermesinden dolayı ona öfkeleniyor. Onu da istemiyor. Sadece kendisine önem verilmesini istiyor. Onun için Allah insanları önemli görür yani Meleklerden daha önemli görür. Daha çok değerlidir yani. Tabii onlar da değerlidir ama insanları Allah daha değerli görür, inşaAllah. Tabii anlatılabilmesi için bu cümleleri seçiyorum. Bu Türkçe tam bazen uygun olmuyor ama anlatabilmek için teşbihte inşaAllah hata olmaz, Allah affetsin. Bir de şeytan, Allah’a karşı sanki böyle gizliden seviyormuş da gizliden saygı duyuyormuş da belli etmek istemiyormuş gibi tam böyle sapık karakter yani. Diyor ki; “ben diyor Allah’tan korkarım” diyor. Bu çok hayret edecek bir şey. Madem korkuyorsun niye o psikopatlığı yapıyorsun. Yani değil mi? Çok anormal bir tavrı var. Bir de deliliğinin gereği olarak mesela Cehennemi göze alıyor. Cehenneme gideceğini bile bile bunu yapıyor. O kadar hırslı o kadar azgın hani var, psikopat tipler olur. Gider kafasını duvarlara vurur, gider kendini yakar manyaktır yani. Her şeyi göze alır. Mesela “Cehennemde sonsuza kadar yanarsın” diyorsun. “Yanayım” diyor. Bu tarz manyaktır şeytan. Münafık da bu tarz manyaktır. Yani bilir fakat buna rağmen yapar, aynısıdır, tıpkısıdır. Hani böyle manyak filmlerinde falan olur ya böyle. Şeytanı, manyak filmlerinde insanlar bilinçaltında bildikleri için filmlerde onları gösterirler, bu tip şeyler yaparlar. Bakın sonsuza kadar Cehennemde kalmayı göze alacak kadar azgın. Ama orada da insanlara sükse yapıyor. Diyor ki, kendince; “ben Allah’a iman ediyorum Allah’tan korkuyorum ve ben sizi öyle teşvik etmedim” diyor. Ve orada insanları aşağılıyor kendince. Bakın yine orada enaniyet yapıyor, kafayı enaniyete taktı “ben sizi sadece çağırdım” diyor. “Siz o kadar düşüncesizsiniz ki, o kadar akılsızsınız ki, sadece çağırmam yetti. Gittiniz sapık oldunuz, anormal oldunuz. Ben size böyle bir şey dedim mi? Gidip böyle bir şey yapın demedim” diyor. Dolayısıyla “çok akılsızsınız, ben sizden daha akıllıyım, burada da akıllıyım. Bak burada da aklıyım” diyor. Anlaşıldı mı? Derdi yine enaniyet, büyüklük hissi. “Cehennemde hiç önemli değil yanayım” diyor. Ve sonsuza kadar Allah’a karşı dik başlı şeytan. Yani psikopat manyak. Onun için diyor Cenab-ı Allah; “pişmanlıklarını gizlerler Cehennemde” diyor. Millet zannediyor ki, Cehennemde vazgeçiyor zannediyor, vazgeçmiyor. Yani sonsuza kadar vazgeçmiyor adam, manyak yani. Allah onu öyle yaratmış. Yani insan hep pişmanlık duyduklarını zannediyor. Hatta diyor; “göz ucu ile bakar, pişmanlığını gizlerken” diyor. Yani yine enaniyetten, enaniyete devam ediyor...
Dergiler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler