Adnan Oktar’ın 20 Ağustos 2010 tarihli Kocaeli TV röportajından
OKTAR BABUNA: Bush Diplomatik Gözlem Gazetesi, Diplomatic Observer diye yabancı bir gazetede şöyle söylüyor. ABD başkanının Fransız başkanıyla Jacques Chirac ile bir araya geldiği bir toplantıda Fransa’nın neden savaşa girmesi gerektiğini göstermek için Bush, Chirac’a bunun ardındaki gerçek nedeni açıkladı. "Yecüc ve Mecüc” Bush söylüyor bunu, “Ortadoğu’da karışıklık çıkarmaya başladı. Kutsal Kitap’ta öngörülenler doğru çıkıyor. Buna, bana yardımcı olmanız gerekiyor."” Ayrıca yine Bush Seküler Hümanizm isimli bir yayın organında yine şöyle diyor; “Yecüc ve Mecüc Ortadoğu’da iş başında. İncil’deki kehanetler gerçekleşiyor. Bu yüzleşmeyi Allah istiyor. Yeni çağ başlamadan önce bu çarpışmayı kullanarak halkının düşmanlarını yok etmek istiyor.” Yine başka bir yayın organı, “İsrail ve Araplar, anlaşılması zor barış” BBC’de yayınlanan bir yazıda şöyle diyor Bush; “Ben Allah’tan bir görevle hareket ediyorum. Allah bana şöyle söylüyor: "George git ve Afganistan’daki o teröristlerle savaş." Ben de öyle yaptım. Sonra Allah bana dedi ki; "George git ve Irak’taki despotluğa son ver." Ben de öyle yaptım ve şimdi yeniden Allah’ın sözlerinin bana ulaştığını hissediyorum. "Git de Filistinlilere devletlerini ver ve İsraillere güvenliklerini ver ve Ortadoğu’da barışı sağla." Ben de Allah’ın izniyle bunu yapacağım.” Devam ediyor Bush, başka bir yayın organında diyor ki; “bu yüzleşmeyi Allah istiyor. Yeniçağ başlamadan önce bu çarpışmayı kullanarak halkının düşmanlarını yok etmek istiyor.” Yine Bush; “Allah bana Irak’taki despotluğa son vermemi söyledi.” Böyle çeşitli yayın organlarından açıklamaları var.
ADNAN OKTAR: O nasıl olduğunu söylüyor? Ne şekilde Allah’ın ona söylediğini söylüyor?
OKTAR BABUNA: Müslümanlara karşı savaşması, İsrail’deki devletin kurulması şeklinde ve ‘Yecüc ve Mecüc’ diye nitelendirerek.
ADNAN OKTAR: Irak’taki halkı Yecüc-Mecüc olarak görüyor, değil mi? Irak halkını? Suriye’yi de Yecüc-Mecüc olarak görüyor, İran’ı da Yecüc-Mecüc olarak görüyor. “Bana Allah dedi” diyor?
OKTAR BABUNA: Evet.
ADNAN OKTAR: Ne şekilde söylediğini açıklıyor mu?
OKTAR BABUNA: Açıklamıyor Hocam.
ADNAN OKTAR:Zil zurna içiyor, “bana böyle ses geldi” diyor. Sonra, “gidin, asın kesin” diyor. Bu, işte en tehlikeli olaylardan bir tanesi budur. Görünmez Mesih (a.s.) inancı. Görünmez Mehdi (a.s.) inancı da çok tehlikelidir. Yani görünmüyor. “Ben duydum” diyor adam, işte buyur. “Mesih (a.s.) geldi bana” diyor. “Allah,” haşa. Zaten Allah diyor, haşa, Mesih (a.s.)’e. “Şarap da kutsal, içtim şarabı, buldum kafayı ve bana söyledi” diyor, buyur. “Ve gittim ne kadar adam varsa milyonlarca adam, gittim şehit ettim” diyor. “Allah bana yine dedi” dese, yine yapar adam.
İşte bu görünmez Mesih (a.s.) inancı, görünmez Mehdi (a.s.) inancının ne kadar tehlikeli olduğunu gösteren apaçık bir delil. Çünkü görünen Mehdi (a.s.) İle konuşabilirsin. Makul olur, anlatırsın, makul bir insan. Ama görünmez Mehdi (a.s.) çok çok tehlikeli. Onun için şimdi İran’dan korkuyorlar. Şimdi mesela biri çıksa dese ki; “Mehdi (a.s.) bana bunu dedi, "git Tel Aviv’i bombala" dedi” dese, işte bu kadar. Onlar da diyecek ki; “Mesih (a.s.) de bize söyledi, "bütün İslam ülkelerine atom bombası atın" dedi” dese, bu kadar. Ondan sonra, “sizi de şimdi bulutlara götürecek İsa (a.s.)” dese, gidip çeker onları da vururlar biraz sonra, onları da öldürürler. “Bakın hepinizi bulutlara çıkarttık” diyecekler. Deliliğin ucu bucağı yok ki. Yani psikopatlığın da ucu bucağı yok. Onun için Mehdiyet akılcılığı, makullüğü, tutarlılığı getiriyor. Şefkati, merhameti getiriyor. Şeytani olduğu belli bunun, rezalet yani. “Allah bana dedi” diyor. Sen Peygamber değilsin, sana Allah nasıl desin? Muhtemelen öyle diyecek, işte “İsa (a.s.)’yı ben gördüm” diyecek, “geldi, kulağıma söyledi” diyecek. “Aksini ispat eden gelsin, çıksın ortaya” diyecek adam. Bak koskoca Amerika’nın devlet başkanı adam, değil mi? Amerika’nın başkanı yani.
OKTAR BABUNA:Bir açıklamanız olmuştu Hocam, demiştiniz ki; “bütün olaylar Mehdiyet ve Ahir zaman etrafında dönüyor. Mesela Amerika’nın Irak’a girmesi, Afganistan’a girmesi, hepsi” demiştiniz, tam teyit ediyor sizin söylediklerinizi Hocam.
ADNAN OKTAR:İşte, “Yecüc-Mecüc oraya doldu” diyor, “Hz. İsa (a.s.) çıkacak. Hz. İsa (a.s.)’ya karşı bunlar bir kuvvet. Hz. İsa (a.s.)’nın karşıtlarını biz burada yok edelim” diyor adam, açıkça söylüyor bak işte, anlatıyor. Millet de diyor ki; “nereden çıkarttın Hz. İsa (a.s.)’nın inişini” diyor. Dünya siyaseti ona göre dönüyor diyorum, onun için böyle iflahını kesiyorlar, yerle bir oluyorsun, inanmıyor adam. Kapına dayanıyorlar diyorum, bak artık çoluğunu çocuğunu öldürüyor adam, o sebeple öldürüyor diyorum, inanmıyor adam, anlamıyor. Şu an sistem dünyada tamamen Mehdiyetin üzerine kurulu, devam ediyor, inşaAllah. Baştan al, şerh ederek anlatırsak daha iyi olur.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.Diplomatic Observer’daki yazı Hocam, Diplomatik Gözlem Gazetesi; “Yecüc ve Mecüc Ortadoğu’da karışıklık çıkartmaya başladı.”
ADNAN OKTAR:Bak şimdi, “karışıklık çıkartmaya başladı.” Tabii ki hepsini yaratan Allah, yani bunları musallat eden de Allah. Irak halkı da o zamanlar tabii nargile çekip kadın oynatıp şarap içip yan gelip yatıyorlardı. Allah bunları musallat ettikten sonra hepsi İslam’a döndüler, Kuran’a döndüler. Saddam, kokaini çekip falan kuduruyordu, oğulları falan. Pavyonda kadın tokatlıyorlardı böyle, rezalet. Gösteriyor, adamları diz üstü yürütüyor falan, eğleniyor böyle, suratlarına içki serpiyor. Yani olmadık kepazelik, tam alkolik muhabbeti yani. Alkolik derken, alkolik olanlara tabii acıyorum ben, onları tenzih ederim de onların böyle cins olanları diyelim, anlaşıldı mı? Sen şimdi devam et. Bak oradaki anormallikleri sana daha devam edeyim, açıklayayım.
OKTAR BABUNA:“Kutsal Kitap’ta öngörülenler doğru çıkıyor.”
ADNAN OKTAR:Bak buyur, adam; “İncil’i ben böyle yorumluyorum” diyor. Mehdiyetin önemini görüyorsunuz, bu gerçeklerin anlatılmasının önemi burada ortaya çıkıyor. Biz anlatmasak yani bak biz bunu anlatamıyoruz, biz anlatmasak Türkiye’yi de işgal edecekti bunlar. İran’ı da, Suriye’yi de işgal edeceklerdi, sıradan gideceklerdi. Bunların yeteri kadar atom bombası stoğu falan var. Adamlar zaten “yazık oluyor bombalara” diyorlar, “bomboş duruyor burada bombalar, yazık” diyorlar. Devam et.
OKTAR BABUNA:“Bana yardımcı olmanız gerekiyor.”
ADNAN OKTAR:Hoppala, bak diyor ki, “ben orada cinayet işleyeceğim, adam öldüreceğim, Müslümanları şehit edeceğim, şimdi tek başıma ben onları doğrayamam. Adam doğramak için kasap var mı biraz daha?” diyor. Eksik adam. Etrafına adam topluyor. Devam et.
OKTAR BABUNA:“Yecüc ve Mecüc Ortadoğu’da iş başında, İncil’deki kehanetler gerçekleşiyor. Bu yüzleşmeyi (Allah’ı tenzih ederim) Allah istiyor. Yeni çağ başlamadan önce bu çarpışmayı kullanarak halkının düşmanlarını yok etmek istiyor.”
ADNAN OKTAR:Bak, “Hz. İsa (a.s.)’nın düşmanlarını yok etmek istiyor” diyor, halkının dediği bu. Yani “Musevilerin de düşmanlarını yok etmek istiyor” diyor. Nitekim adam ne yaptı? Milyonlarca insanı gitti orada şehit etti, yerle bir etti. Zor ikna ettik; “kardeşim bak” dedik, “Mehdi (a.s.)’nin öyle bir kan dökme olayı yok.” Evanjeliklerle ayrı ayrı ayrı görüştük.
OKTAR BABUNA:En önde gelenlerine anlattınız.
ADNAN OKTAR:Önde gelenlerine, hepsine anlattık. Musevilerle de konuştuk, böyle bir şey yok. Dini, İslami, Kurani kaynakları da göstererek. “Damla kan akıtmayacaktır, Mehdi (a.s.) şefkatli olacaktır” dedik. Nihayet anladılar. Bak şimdi çekilmeye başladılar Irak’tan. Yoksa hiçbir şekilde çıkmaya niyetleri yoktu Irak’tan. Silindir gibi ezme yanlısıydılar.
OKTAR BABUNA:Obama’nın danışmanına da anlattınız Hocam bu konuları.
ADNAN OKTAR:Ona çok kapsamlı anlattım. Önce Froman buraya geldi, biliyorsun beni çok seviyor. Konuştuk, “ben gidip konuşacağım Obama’yla” dedi. “Seni anlatacağım, bu konuyu anlatacağım ve ilk Türkiye’ye gelmesi için konuşacağım” dedi. “Sizin barışçıl tavrınızı, sevecenliğinizi, bunların hepsini anlatacağım Obama’ya” dedi. Hakikaten gitti; Obama’yla çok uzun görüştü, konuştu. Obama’yı ikna etti. Obama ilk önce Türkiye’ye geldi. Ziyaret olarak ilk Türkiye’ye geldi. “Türkiye’den başla” dediler, Türkiye’ye geldi ve ondan sonra Amerika’nın dış siyaseti değişti, üslup da değişti. Bu asma-kesme kafasından vazgeçtiler, inşaAllah. Ama şimdi yine İran’dan tedirgin oldular, üslup olarak. Kardeşim yine onlara, biz şimdi sadece televizyondan hitap ediyoruz ama yüz yüze aslında bir çağırın yine, İran’dan o gelen kişileri çağıralım. O diplomatları da çağıralım, bir daha yeniden bir konuşalım. Yani çünkü bak diyor ki Ahmedinejad; “ben Mehdi (a.s.)’yi ışık olarak gördüm” diyor. Şimdi, bu çok tehlikeli bir şey. “Işık bana yaklaştı” dese, “"İsrail’i yerle bir et" dedi bana” dese, ne olacak? Buyur. Olmaz. Mehdi (a.s.) anneden, babadan doğmuş bir insandır, normal bir insan. Muhatap olunan, konuşulabilen bir insandır. O şekilde Mehdi (a.s.) olur mu?
OKTAR BABUNA:Olmaz tabii Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Öbür başka biri de der ki; “bana da göründü, başka türlü bir şey söyledi” der. Çok tehlikeli...
Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...