Adnan Oktar’ın 24 Ağustos 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... “Çok özür dilerim, bir şey sormak istiyorum. Sayın Adnan Hocamız, "İsrailliler çok temiz insanlar, onlar bizim kardeşimiz" diyor. Kuran-ı Kerim’de lanetlenmiş bir topluluğa bu şekilde nasıl hitap ediyor? Benim Adnan Oktar Bey’e kalpten muhabbetimi çevremdeki insanlar bildiği için bu soruyu bana soruyorlar, bir türlü cevap veremiyorum. Zihnim karıştı, Müslümanların da zihni karıştı. Cevap verecek kimse yok mu? Adnan Bey bir video yayınlasın, Kuran-ı Kerim’e nasıl böyle muhalif şeyler söyleniyor?”
Şimdi biz Yahudilerin yanına gittik. Yahudi gençler var. “Selamun aleyküm” “Aleyküm selam” -selam da vermeyeceğiz o şeyde, selam vermeyeceğiz- “Siz lanetlenmiş kavimsiniz, lanetli adamsınız” diyeceğiz. “Ayette ‘onları dostlar edinmeyin’ diyor” diyeceğiz. “Ben de sizi dost edinmiyorum. Adam yerine de koymuyorum” diyeceğim. “Bağlantı da kurmam, konuşmam da” diyeceğim. Ama İslam’ı tebliğ etmek istiyorum, dini yaymak istiyorum. Bu nasıl oluyor? Adamların Müslüman olmasını istemiyor musun sen? İman etmesini istiyorsun, lanetlenmiş dersen adam nasıl düzelsin? Sen kökten kesmiş atmışsın, Kuran’ı da yanlış anlıyorsun belli. Lanetlenmişse adamın kurtuluşu var mı? Kardeşim lanetlenmiş bir adam, Allah lanetlediyse bir insanı, ona tebliğe gerek var mı? Bitmiş adam zaten, ölmüş o, yok olmuş. Cehenneme gidecektir demektir, değil mi? Yani bunun yanlış anlaşıldığını bir insan nasıl bilmez? Allah’ın lanetlediği belirli bir kesimdir. Belirli insanlardır, belirli suçu işleyenlerdir. Yoksa Allah onlardan Ehl-i Kitap diye bahsediyor Kuran’da, niye lanetlesin? Değil mi? Belirli bir zamanda, belirli yerlerde, belirli kişiler kastediliyor. “Her çocuk Müslüman fıtratı üzerine doğar” diyor Allah. Musevi anne-babadan doğmuş, 5 yaşında çocuk “Ey lanetlenmiş mahluk” mu diyeceğiz çocuğa? Bu nerden çıkıyor böyle? Nasıl tebliğ yapacaksın ona o zaman? Yanlış biliyorsunuz. “Yahudileri ve Hıristiyanları kendimize yönetici kılmayacağız.” Ayetin kastettiği budur. Yani benim elimde imkan var mesela; Yahudi, Müslüman ve Hıristiyan var. Seçim yapacağız. Ben tabii ki topluluk olarak başımda Müslüman bir idareci isterim. Çünkü Yahudi zaten yapamaz, bunalır adam. İnançlarına ters düşecektir. Zaten idarecilik yapamaz, nasıl Müslüman’ı idare etsin Yahudi? Kendi inancını uygulayacak, her inancı ters gelecek Müslümanlara. Zaten devam edemez, fıtrata aykırı. Cenab-ı Allah onun için; “onları veli edinmeyin, idareci edinmeyin” diyor.
Peki, niye gidip evleniyorsun o zaman? Madem bu inançtasın, Ehl-i Kitap’la niye evleniyorsun? Hıristiyan kadın alınabiliyor mu? Alınabiliyor. Musevi kadın da alınabiliyor. Siz Ehli Kitap’la evlenmenin hak olduğunu biliyorsunuz. Kadın geldi, “ey lanetlenmiş, lanet” diyecek adam evlendiğinde. “Ey lanetlenmiş, ben seni dost edinmiyorum” diyecek kadına. Bu olur mu şimdi? Evlenmek ne demek? Arkadaş oluyor, dost oluyor onunla, kardeş oluyor. Eşi, çocuklarının annesi oluyor, daha söylemeye gerek var mı bunu? Çocuklarının annesine bir insan nasıl davranır? Eşine nasıl davranır? Normal eşine nasıl davranıyorsa ona da aynı şekilde davranmakla mükelleftir. Bu, kin ruhundan kaynaklanıyor. Adam illaki Kuran’ı öyle yorumlayacak, içi kin dolu olduğu için. Bir kısmı cahilliğinden yapıyor tabii. Böyle şey olmaz. Tabii ki temiz insanlar, temiz deriz. Allah “müşrikler ancak bir pisliktirler” diyor. Şirk koşuyorsa pistir, manen pistir. Yoksa adam yıkanabilir de, o teknik şeyi. Manen pislik kastediliyor, Kuran’da. Dolayısıyla biz onları yönetici kılmayız. Onlar da zaten yönetici olmazlar. Tabii ki Müslüman’ı yönetici kılacağız biz. Ama bu anlamda değildir yani lanetlenmiş deyince tamamı lanetlenmiş anlamında değil. Ahlaksızlık yapan, ateistlik yapan, insanlara zulüm yapan, pislik yapan tipler kastediliyor Kuran’da. Bunlar ayırt edilmiştir. Açsın baksın Kuran’a, okusunlar, değil mi? Tek bir ayet ile hüküm verilmez. Diğer ayetler açıklıyor, şerh ediyor. Yahudilerle ilgili yüzlerce ayet var, Musevilerle ilgili. Niye tek bir ayet ile hüküm veriyorsun, öbür ayetler ne olacak? “Onlar olmaz” diyor. Olmaz öyle şey. Hepsini bütün değerlendireceksin. Ayet ayeti tefsir eder Kuran’da, ayet ayeti şerh eder. Diğer ayetlerle şerh edip ona göre anlayacaksın, İnşaAllah. Abdullah Nuhoğlu kardeşimiz, bilmiyorum anlatabildim mi?
OKTAR BABUNA:Siz daha iyi bilirsiniz İnşaAllah, daha önce de anlatmıştınız Hocam, hadislerde ve Peygamber (s.a.v.) hayatımızın uygulamasında da Ehl-i Kitap’ın önemi anlatılıyor inşaAllah, hadislerde de Ehl-i Kitap’a karşı olması gereken tavır anlatılıyor, siz daha önce anlatmıştınız Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Müslümanların yed-i emanında oluyor, öyle şey olur mu? Allah “size onların yemekleri helal” diyor. Gidip yemeğini yiyorsun, evinde oturuyorsun, cenazesine gidiyorsun, düğününe gidiyorsun; “ey lanetlenmiş” diye mi gideceksin yanına gittiğinde? Olur mu öyle şey? Kim pislik yapıyorsa o kastediliyor, inşaAllah.
OKTAR BABUNA:Peygamberimiz (s.a.v.)’in Medine sözleşmesini okuyayım mı Hocam? Yahudi ve Hıristiyanlarla ilgili.
ADNAN OKTAR:Oku evet.
OKTAR BABUNA:Medine sözleşmesinde Peygamberimiz (s.a.v.), 17. maddesinde; “Yahudilerden bize tabi olanlara yardım edilip, iyi davranılacaktır. Onlar hiçbir haksızlığa uğramayacak, düşmanlarına yardım edilmeyecektir” diyor. 25. madde; “Beni Avf Yahudileri müminlerle birlikte tek bir ümmettirler. Onlar kendi dinlerine, Müslümanlar da kendi dinlerine göre yaşayacaklardır.” 36. maddede “Yahudiler ile Müslümanlar arasında yardımlaşma, nasihat ve iyilik olacaktır” diyor Peygamberimiz (s.a.v.), inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Adamlar neye göre diyor? Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünneti ortada, açık. Kuran hükmü de ortada. Bir daha oku da kafaları biraz açılsın. İnşaAllah.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam. “Yahudilerden bize tabi olanlara yardım edilip, iyi davranılacaktır. Onlar hiçbir haksızlığa uğramayacak, düşmanlarına yardım edilmeyecektir” diyor. 25. madde; “Ben-i Avf Yahudileri müminlerle birlikte tek bir ümmettirler. Onlar kendi dinlerine, Müslümanlar da kendi dinlerine göre yaşayacaklardır.” 36. Maddede de Peygamberimiz (s.a.v.); “Müslümanlar ile Yahudiler arasında yardımlaşma, nasihat ve iyilik olacaktır” diye buyuruyor, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Unutkandır insanlar, unutkan olur. Bazen de kolay hıfz edemezler. Peygamberimiz (s.a.v.) bir şeyin anlaşılması için bazen üç kere tekrar edermiş. Sen onun için güzelce böyle şerh ederek bir daha tekrar et.
OKTAR BABUNA: Peygamberimiz (s.a.v.)’in hazırladığı Medine antlaşmasının 17. maddesi; “Yahudilerden bize tabi olanlara yardım edilip, iyi davranılacaktır.” Yani Yahudilere iyi davranılacağını söylüyor Peygamberimiz (s.a.v.). “Onlar hiçbir haksızlığa uğramayacak,” hiçbir şekilde haksızlık yapılmayacak. “Onların düşmanlarına yardım edilmeyecektir,” diye buyuruyor. 25. maddede, ““Ben-i Avf Yahudileri müminlerle birlikte tek bir ümmettirler.” Peygamber Efendimiz (s.a.v.), müminlerle Yahudilerin tek bir ümmet olduklarını söylüyor, birlikte olduklarını, inşaAllah. “Onlar kendi dinlerine, Müslümanlar da kendi dinlerine göre yaşayacaklardır.” Yani “Müslümanlar kendi dinlerine göre, İslam’a göre yaşayacaklar, Museviler de Musevilik inancına göre yaşayacaklardır” diye buyuruyor. 36. maddede de Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Müslümanlar ile Yahudiler arasında yardımlaşma, nasihat ve iyilik olacaktır.” Müslümanların ve Musevilerin bakış açısını çok net bir şekilde açıklıyor burada da, “yardımlaşma olacak” diyor.
ADNAN OKTAR:Bak burada şefkat yok mu; sevgi ve şefkatle, arkadaşça bir yaşantı var. Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünnetine tabi iseler eğer, ben tabiyim, Peygamberimiz (s.a.v.)’in sözünü dinliyorlarsa işte uygulaması ortada, filli uygulaması...
Basında Harun Yahya
Devamı ...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler