Adnan Oktar’ın 4 Ağustos 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
ADNAN OKTAR:... Bak, “zarar vermek”, münafığın asıl amacı neymiş? “Zarar vermek, inkarı pekiştirmek”, münafık, müminlerin imansız olmasını ister, hem toplulukla yaşamasını ister, çünkü onlara ihtiyacı var fitne çıkarmak için, hem de inkar etmelerini istiyor. “Müminlerin arasını ayırmak”, münafık akşama kadar bunun için uğraşır. Müminlerin arasını ayırmak için uğraşır. “Ve daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşanı gözlemek”, yani herhangi bir ihbarda bulunur, bir şeyde bulunur, Müslümanlara saldırılmasını gözler ve bekler. Şahitlik yapar, oyun oynar, sahte ihbarda bulunur. Münafığın özelliğidir, “için mescid edinenler”, yani bir topluluk oluşturuyorlar. İlla ki bir mescid ediniyorlar, topluluk oluşturuyorlar, yani birbirlerinden ayrılmaz münafıklar. “Ve biz iyilikten başka bir şey istemedik diye yemin edenler”, sorduğunda da böyle iyilikler taşır, hep iyilik amacıyladır, en aklı başında onlardır, en iyi onlardır, en düzgün onlardır. Yani üzerine bir kendince zırh koymaya çalışıyor ama o sırıtır. Çünkü bir lağımın üzerine naylon da örtsen, lağımdır. Her halükarda o belli olur, bunlar da öyledir. “O zaman şeytan onlara eylemlerini çekici göstermiş ve onlara”, yani yaptıkları işleri çekici göstermiş, "bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım" demişti.” Münafıklar bir araya gelince kendilerini çok güçlü zannederler. Yani onlara saldırı olmaz artık, çünkü Müslümanlardan uzaklar ya tehlikeden kurtulduklarına inanıyorlar. Çünkü tehlikenin odağı olarak Müslümanları görürler. Müslümanların açık hedef olduğuna inanırlar. Müslümanlardan uzak durunca da açık hedef olmaktan kurtulduklarını ve artık rahat edeceklerini, yani toplumun baskı yapmayacağını, küfrün onlara saldırmayacağını, ailelerinin, şunun bunun artık onlarla uğraşmayacağını düşünürler. Dolayısıyla böyle korunan bir topluluk olduğuna inanır münafıklar. Bak, “bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur.” Artık küfürün ve imansızların da desteklerini aldıklarını düşündükleri için, yani mesela masonların, şunun bunun, itin kopuğun, kafir düşünceyi savunan bazı basın mensuplarının, bazı üçkağıtçıların, yani her türlü sahtekarın ve onların hampalarının desteğini aldıklarını düşündükleri için kendilerini güçlü zannediyorlar. “‘Ve ben de sizin yardımcınızım’demişti", onlara ilka ediyor şeytan. Hakikaten münafıklarda kendine bir güven vardır, rahatlamış olur psikolojik olarak, güvende hissederler kendilerini. “Ne zaman ki, iki topluluk birbirini görür oldu (karşılaştı) o, iki topuğu üstünde geri döndü ve; ‘Şüphesiz ben sizden uzağım’”, birdenbire şeytan onları ortada bırakıyor.“Çünkü ben sizin görmediğinizi görüyorum”, bak bu sefer de yine manyaklık yapıyor. “Ben sizin görmediğinizi görüyorum”, o da münafıkları eleştiriyor. “Ben Allah'tan da korkuyorum", münafıklardan farklı olduğunu söylüyor. “Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır. Şeytan onlara vaatler ediyor”, işte iyi iş adamı olursunuz, imkan sağlanır, evlenirsiniz, eğlenirsiniz, herşey olur diyor. “Onları en olmadık kuruntulara düşüreceğim”, acayip vesveseli olur münafıklar. Akıl almaz şeylere kafayı takıyorlar, çok pimpirikli olurlar. Genellikle da yalnız yaşar münafıklar, yalnızlığı tercih ederler. Yalnızlık onların bir özelliğidir, kalabalık da olsalar hep yalnızlığı isterler. Ama asıl şeyleri sürü halinde yaşarlar. “Oysa şeytan, onlara bir aldanıştan başka bir şey va'detmez” diyor Allah. Sürekli aldanma halinde olur münafıklar...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler